ManşetTürkiye

Lokumcu davasında mahkemeden görevsizlik kararı

2011’de, Artvin Hopa‘da, o dönem başbakan olan Recep Tayyip Erdoğan‘ın mitingi öncesi düzenlenen eylemde polisin sıktığı biber gazı sonucu yaşamını yitiren emekli öğretmen Metin Lokumcu’nun ölümüyle ilgili 13 polisin yargılandığı davanın ikinci duruşması Trabzon‘da görüldü.

Trabzon 2. Asliye Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmada yargılanan polisler,  “taksirle ölüme neden olmak”tan suçlanıyor. Bugünkü davaya ise mahkemenin “gerek yok” kararı üzerine hiç biri katılmadı. Davanın 21 Nisan’da görülen ilk duruşmasında Lokumcu Ailesi’nin avukatlarının reddi hakim talebi reddedilmişti.

Cumhuriyet Savcısı’nın görevsizlik kararı talep ettiği duruşmadan, mahkemenin görevsizliği ile TCK 87/4 hükmü uyarınca dosyanın görevli Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderilmesi kararı çıktı.

Davanın ikinci duruşmasını Lokumcu’nun ailesinin yanı sıra Genel Başkan Yardımcısı Gülizar Biçer Karaca, TİP Milletvekili Barış Atay, CHP eski milletvekili Yüksel Çorbacıoğlu, CHP’li Sevgi Kılıç, CHP Disiplin Kurulu Üyesi Doğuşcan Aydın Aygün, Sol Parti’den Alper TaşHopa, Rize ve Trabzon emek ve demokrasi platformları, İzmir, Ankara, Diyarbakır, İstanbul, Antep ve Batman barolarından avukatlar takip etti.

‘Polis bile isteye ‘ölümcül müdahale’de bulundu’

Sanık avukatının üç müvekkiliyle ilgili somut bir suç isnadı olmadığı gerekçesiyle beraatini, üç sanığın ise duruşmadan vareste tutulmasını istediği duruşmada,  Lokumcu Ailesi’nin avukatı Nagihan Bulduk şunları söyledi:

“Metin Hoca basın açıklamasına katıldı ve o açıklamaya biber gazlı saldırı oldu Metin Lokumu hayatını kaybetti. Hopa’da o gün çok fazla gaz kullanıldı. Bütün kent gaz altındayken Lokumcu’nun bundan etkilenmediğini söylemeyeyiz. Bilimsel çalışmalar da gazın ölümcül sonuçları olabilir diyor. Burada olası kasıtla suç işleyen, yaptıklarının sonucunu bilen polisler var.

Avukat Mert Ekinci ve Sercan Aran da polisin Hopa’da “ölümcül müdahale”de bulunduğunu belirterek, olay tarihinde kentte bu müdahaleyi meşru gösterecek hiç bir durum olmadığına, polisin tavrının sokağa çıkmak isteyen tüm muhaliflere verilen bir gözdağı olduğuna dikkat çekti. Ekinci ve Aran, bu davada tartışılacak tek şeyin “olası kasıt” olduğunu, bu tartışmanın da ağır ceza mahkemesinde yapılabileceğini kaydetti.

Baroların ve derneklerinin müdahil olma talebinin reddedildiği duruşmada dinlenen tanık Kamil Ustabaş da şunları anlattı:

“O kadar çok gaz sıkıldı ve insanlar can korkusuyla kaçtı. Alanda toplananlara gaz ve su sıkıldıktan sonra etraftaki insanlara da sıkıldı.

Esnafa sığınan halka da biber gazlı saldırı oldu. Esnafın birinin çatısı yanmaya başladı. Hopalılar çatıya çıkıp yangını söndürdü. Hopa gaz bulutu altındaydı. Hem gaz sıkanlar hem de coplarla saldıranların başında kimler var bilmiyorum fakat  ‘Hopa’yı süpüreceğiz’ diyordu yöneticiler.

Metin hocanın durumunu öğrenmek için hastaneye gidenlere de mermi ile saldırıldı. Bir kenti teslim alma mantığıyla gelmişlerdi. Birçok öü çıkabilirdi. Birçok ölü çıkmamasının nedeni esnafın kapıları kilitlemeleri ve kapıların ardına barikat kurmalarıydı.”

Dava dosyası ağır ceza mahkemesine gönderilecek

Duruşma sonunda, savcı dosyanın Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesi  için görüş bildirdi; mahkeme heyeti de “Kanıtlar dikkate alındığında yetkimizi aşıyor” diyerek görevsizlik kararı verdi. Karar alkışlarla karşılandı. 

 

Kategori: Manşet