İklim KriziLGBTİ+Manşet

LGBTİ+ aktivistler iklim krizi için bir araya geldi

17 Mayıs Derneği ve Kaos GL Derneği tarafından gerçekleştirilen İklim Krizi Çalıştayı bugün sonlandı. 29 Ocak’ta başlatılan çalıştayda LGBTİ+ aktivistler iklim krizinin önüne geçmek için neler yapılabileceği üzerine değerlendirmelerde bulunuldu.

Ankara’da düzenlenen çalışmada, iklim krizi bağlamında bir arada hareket etmek, kent hakkı, hayvan hakları ve iklim kriziyle toplumsal cinsiyet ilişkisi gibi konular üzerine tartışmalar gerçekleştirildi.

‘İklim krizine yönelik birlikte politikalar geliştirmeyi umuyoruz’

İklim Krizi Çalıştayı’na Mersin Muamma Derneği, SPoD, Kırmızı Şemsiye, Pembe Hayat, ÜniKuir, Genç LGBTİ+ Mersin 7Renk Derneği, Özgür Renkler Antalya Biz, LİSTAG’dan elliye yakın hak savunucusu katıldı.

Çalıştay’da 17 Mayıs Derneği’nden Anjelik Kelavgil, Özge Gökpınar, İpek Benek, Cansu Özmen, Funda Uğraş ve Özge Özgün iklim adaleti, türcülük, ekolojik mücadele ve tüm bunların ikili cinsiyet rejimi ve heteroseksizm ile nasıl ilişkilendiği üzerine değerlendirmelerde bulundu.

17 Mayıs’ın iklim kılavuzunu sunan Özge Gökpınar, “Türkiye’deki LGBTİ+ hareketinin iklim krizine yönelik birlikte politikalar geliştirmesini umuyoruz. Kılavuzda; iklim krizinin kökeni, iklim adaleti, LGBTİ+’lar ve iklim krizi arasındaki ilişkilerin yanı sıra LGBTİ+ örgütleri için tavsiyelere de yer verdik. Bu çalıştayda bu başlıkları hep birlikte derinleştirmeyi umuyoruz” dedi.

İklim değişikliğinin LGBTİ+’lara etkisi

Gökpınar iklim değişikliğinin LGBTİ+’lara etkisini şu sözlerle dile getirdi:

“İklim değişikliği kişileri farklı şekilde etkiler ve en çok ayrımcılığa uğrayanlar, güvenlik hakkı ve sosyal adalete erişim haklarından faydalanmaları engellenen kişilerdir, LGBTİ+’lar başı çeker. İşsizlik, ayrımcılık LGBTİ+’ları daha fazla yoksulluk ve evsizlik riskiyle karşı karşıya bırakır, iklim değişikliğinin etkilerine karşı daha savunmasız hale getirir.”

“İklim Terminolojisi”ne dikkat çeken İpek Benek ise konuşmasında Birleşmiş Milletler’in (BM) 2030 için belirlediği sürdürülebilir kalkınma amaçlarına değindi.

İklim krizine karşı alınacak önlemler

Benek, “Şu anda yaşanan iklim değişikliği doğal bir değişim değil, sera gazının sebep olduğu bir değişim ve kişisel çabalarla iklim değişikliğinin önüne geçmemiz mümkün değil.” dedi. İklim değişikliğinin önüne geçmek için devletlerin alması gereken önlemlere dikkat çeken İpek Benek, şunları söyledi:

​​“Paris Anlaşması’nı Türkiye 6 yıl önce kabul etti ancak bu 6 yıl boyunca bunu onaylamıyor, yürürlüğe sokmuyor. Ekim 2021’de resmileşti. Dünya sıcaklığını 2 derecenin altında tutmayı hedefliyor.”

Benek, Türkiye’nin karbon salınım taahhüdünü de grafiklerle aktardı ve Türkiye’nin 2015’ten itibaren sera gazı salınımını azaltacağına söz verdiğini ancak bu hedefin yeterli olmadığını söyledi.

İklim krizi ve veganlık

Funda Uğraş, iklim krizi bağlamında hayvan haklarına dikkat çekti. Uğraş, “Bitkisel beslenmek, vegan olmak iklim adaletini sağlamanın ve dünyadaki açlığın önüne geçmenin en önemli yolu” dedi.

‘Değişime kendimizden başlamak’

Kuir feminizm ve ekoloji üzerine bir konuşma gerçekleştiren Özge Özgün ise “Gündelik yaşamı değiştirmek ve değişime kendimizden başlamak; bu iki kelimenin hepimizi harekete geçirmesini umuyorum”  ifadelerini kullandı.

Kategori: İklim Krizi