ManşetTarım-Gıda

Koryürek’ten eylem çağrısı: “Lüfer için umutlar tükenmedi, kararı Bakan verecek”

Defne Koryürek

Dün Ankara’da yapılan Su Ürünleri İstişare Kurulu toplantısından lüferin avlanma boyunun alt sınırıyla ilgili olumlu bir karar çıkmamasının yankıları sürüyor.

Toplantıya katılan “İstanbul Lüfere Hasret Kalmasın” kampanyası sözcüsü Defne Koryürek Yeşil Gazete’ye yaptığı açıklamada toplantıdan bir sonuç çıkmadığını, ancak henüz umutlarının tamamen tükenmediğini söyledi.

%100 erişkinlik 27 cm’de

Toplantıyla ilgili genel bir değerlendirme yapan Koryürek, gündemi belli olmamakla beraber gerek Başbakanlık’tan yapılan açıklamalar ve gerekse de Tarım Bakanı’nın beyanları nedeniyle lüferin avlanma alt boyunda değişiklik yapılmasını beklediklerini, toplantının ikinci bölümünün gerçekten lüfer ile başladığını ve Ege Üniversitesi’nden Cengiz Mete’nin herkesin saygı duyduğu bilimsel araştırmalardan yola çıkarak önemli bir sunum yaptığını söyledi:

“Bu istişare kurulu balıkçılar, akademisyenler ve bürokratların konuları tartıştıkları bir platform ve haliyle konu davetli bilim adamları tarafından sunuldu. İlk söz alan akademisyen Cengiz Mete oldu. Cengiz Mete, Ege Üniversitesi’nden ve lüfer hususunda herkesin referans kabul ettiği 2005 tarihli Tevfik Ceyhan ve akradaşlarının “Türkiye Denizlerinde Lüfer” başlıklı çalışmasını sundu. Bu çalışmaya biz bile son derece hakimiz, zira bugüne kadar görüşüne başvurup da bizi bu makaleye yönlendirmeyen su ürünleri fakültesi bilmiyoruz, akademisyenlerin bu çalışmaya saygıları işin cabası. Hatta toplantıya girerken gerek Koruma ve Kontrol Genel Müdürlüğü’ne, gerek Su Ürünleri Kooperatifleri Merkez Birliği’ne, (SürKoop) ve gerekse de İstanbul Birlik’e ilettiğimiz dosyalarda da mevcut akademisyen görüşlerinin hemen tamamında Tevfik hoca ve arkadaşlarının bu çalışması işaret edilerek 24 cm ve üstü diye kanaat bildirilmişti. Cengiz Mete de, sunumunda 19 cm’den itibaren lüferin yumurta bırakmaya başladığını, ama 19 cm’de yumurta bırakan balığın, toplam lüfer stokları içerisinde %10 bile etmediğini, daha gerçekçi olmak için 23 cm civarına odaklanmanın şart olduğunu söyledi. Cengiz Mete bu boy balığın, stok genelinde %60 gibi bir oranla üreme kabiliyeti gösterdiğini, ancak %100 erişkinliğin 27 cm’de oluştuğunu detaylı bir şekilde, örnekler ve istatistiklerle açıkladı.”

Ancak Koryürek’in verdiği bilgiye göre Mete’nin ardından kürsüye gelen ve geçen yıl Slow Food-Fikir Sahibi Damaklar’ın düzenlediği iki konferansın ortağı da olan Türk Deniz Araştırmaları Vakfı’nın (TÜDAV) başkanı Prof. Dr. Bayram Öztürk, geçen yıl lüferde avlanma alt boyunun en az 20 cm ve mümkünse üstü olmasını savunduğu halde, bir bilimsel makale sunmaksızın, metodoloji açıklamaksızın “biz araştırma yaptık ve lüferin üreme boyunun 19 cm olduğunu tesbit ettik” diyerek tepki topladı.

Koryürek, Bayram Öztürk’ün önerisinin, her ne kadar kendilerininkiyle çelişse de, toplantının doğası içerisinde kabul edilebilecek bir öneri olduğunu, zira bir istişare kurulunda farklı görüşlerin dile getirilmesinin doğal olduğunu söylüyor.

“Poyrazköy ve Rumelifeneri balıkçıları, kıyameti koparttılar”

Defne Koryürek, balıkçıların avlanma boyu alt sınırının yükseltilmesi önerilerine şiddetle itiraz etmesini ise ekonomik çıkarlarını koruma kaygısı olarak yorumluyor: “Bilim adamlarının sunumlarının ardından 14 cm’den çinekop tutmaya alışmış, Boğaz’ın tükenen hazineleri arasında tek kalmış lüferi avlama imkanının kaybedeceğinin endişesindeki balıkçı, aslında tüm balıkçı demek de zor, özellikle Poyrazköy ve Rumelifeneri balıkçıları, kıyameti koparttılar. Bu feryat da aslında çok makul. Balıkçı bir çıkar grubu olarak reaksiyonunu vermek durumunda ve bu kurul da zaten bu reaksiyonların dile getirilmesi için toplanmıştı.”

Toplantıda farklı görüşler dile getirildikten sonra toplantıyı yöneten Koruma ve Kontrol Genel Müdürlüğü yetkililerinin balıkçıya “ne dersiniz, lüferin avlanma alt boyunu 14 cm’den 20 cm’e çıkartalım mı?” demesiyle toplantının tuhaf bir hal aldığını söyleyen Koryürek “O andan itibaren lüferin avlanma alt boyu bir “sürdürülebilirlik” meselesi, bir “yokolma eğilimindeki canlıyı koruma” çabasından çıktı ve basit koyun pazarlığına indirgeniverdi!” diyor.

“Kararı Bakan verecek!”

Toplantıdan bir netice çıkmadığını, toplantıda dile getirilen görüşlerin Koruma ve Kontrol Genel Müdürlüğü tarafından değerlendirileceğini ve bir rapor olarak Tarım Bakanı’na sunulacağını söyleyen Koryürek kararın Tarım ve Köyişleri Bakanı’na ait olacağı tahmininde bulunuyor.  Ancak Koryürek Koruma ve Kontrol Genel Müdürlüğü’nün 20 cm’lik bir avlanma alt boyu ile tartışmayı açmasının kendilerini çok huzursuz ettiğini, çünkü tüm su ürünleri fakülteleri ve tüm akademik camianın referans aldığı çalışma olan Tevfik Ceyhan ve arkadaşlarının “Türkiye Denizlerinde Lüfer” çalışmasına göre lüferinen iyi ihtimalle 23 cm’den itibaren çoğalmaya başladığını söylüyor.

Koryürek soruyor:

“Gerek Başbakanlık tarafından “bu işe el koyduk, gereği yapılacak” şeklinde yapılan açıklama ve gerekse de Tarım Bakanımız Eker’in “lüfer en az 23 cm olacak” şeklindeki beyanı ile bu toplantının usulü uyuşmadığı gibi; sormak gerek, diye düşünüyoruz: Dünyanın neresinde bir balığın korunmasına dair kararlar STK’lar, bilim adamları ve bürokratlar varken bu işten günlük ölçekte çıkarı olan balıkçıya sorulur?!”

“Biz de Hüseyin Eriş’iz…”

Peki hala bir ümit var mı? Defne Koryürek süreçten ümitlerini kesmediklerini söylüyor ve geçen yıl Başbakan’a bir mektup yazarak “lüferi kurtarın” diyen ve konunun İstişare Kurulu’nda güğndeme gelmesini sağlayan Hüseyin Eriş’i örnek gösteriyor:

“Konuyu takip etmeye devam ediyoruz ve Koruma ve Kontrol Genel Müdürlüğü’nün Bakan’a ileteceği raporun görüşlerimizi ve beraberinde bilimsel materyali taşıyacağına inanıyoruz. Bu süreçte tüm dostlarımızdan, sürdürülebilirliğe inanan, denizlerimize bereketini iade etmeyi arzu eden, çocuklarının yüzüne bakabilme tasasındaki tüm dostlarımızdan ricamız Başbakanlık İletişim Merkezi BİMER’e bir dilekçe yollamaları ve “Başbakan lüferi kurtaracağını ilan etmişti, biz de Hüseyin Eriş’iz, bizi de duysun, lüferi kurtarsın” demeleri.”

Dilekçelerinizi yollayabileeğiniz Başbakanlık iletişim Merkezi’nin email adresi şöyle: [email protected]

Aktivistler kampanyalarını sürdürüyorlar ve uyarıyorlar: Herkes bir şeyleri değiştirebilir.

Belki de lüferi kurtaracak olan sizsinizdir.

 

Ayrıntılı bilgiyi http://fikirsahibidamaklar.blogspot.com/ ve http://www.kacsantim.org/ adreslerinde bulabilirsiniz.

Defne Koryürek’le toplantıdan önce yaptığımız röportajı okumak için TIKLAYIN , dün yapılan toplantıyla ilgili ilk haberimizi okumak için TIKLAYIN

 

Ümit Şahin – Yeşil Gazete

Kategori: Manşet