İfade ÖzgürlüğüManşetTürkiye

Kavala’nın Anadolu Kültür şirketine fesih davası: Kar amacı gütmüyor

Ticaret Bakanlığı, Anadolu Kültür Anonim Şirketi’nin feshini istedi. Açılan davada, şirketin, “ekonomik amaç ve konular için kurulduğu, ancak gelirinin büyük kısmının yurtiçi ve yurtdışı kurum/kuruluş ve kişiler tarafından bağış, hibe vb. fonlarla sağlayarak faaliyetini dernek ve vakıflara benzer şekilde yürüttüğü” iddia edildi. 

Hakkında verilen hak ihlali ve tahliye kararlarına rağmen 1.204 gündür cezaevinde tutuklu bulunan hak savunucusu ve iş insanı Osman Kavala’nın kurucusu ve yönetim kurulu başkanı olduğu şirketten yapılan açıklamada, ise talebin, Kavala’nın maruz kaldığı hukuksuzluğun devamı niteliğinde olduğu belirtildi.

 Şirketten konuyla ilgili yapılan açıklamada, “Dava, Türkiye Cumhuriyeti tarihinde, bir şirkete ‘faaliyetini dernek ve vakıflara benzer şekilde, kâr amacı gütmeden yürüttüğü’ gerekçesiyle açılan ilk dava olma özelliği taşımaktadır. … Tamamen hukuksuz olan bu dava, Hazine ve Maliye Bakanlığı Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığı (MASAK) tarafından yapılan incelemede, şirketimiz hesaplarında Ceza Kanunları kapsamında suç sayılan herhangi bir hususa rastlanmamış olması nedeniyle, adeta “icat edilmiş” ve yürürlüğe sokulmuştur” denildi.

Şirket, Bakanlık onaylı

Anadolu Kültür’ün 2002 yılında Türk Ticaret Kanunu hükümlerine uygun şekilde kurulduğu, ana sözleşmesinin Ticaret Bakanlığı tarafından onaylandığı, tescil edildiği ve Ticaret Sicili Gazetesi‘nde ilan edildiği ifade edilen açıklamada, Türk Ticaret mevzuatında şirketlerin sponsorluk yoluyla fon sağlamasını engelleyen hiçbir yasal kısıtlama  olmadığı,  bunun da MASAK raporlarıyla tespit edildiği kaydedildi.  

Açıklamada şu ifadelere yer verildi: 

“Şirketimiz aleyhine açılan fesih davası, yanlı ve amaçlı bir inceleme raporuna dayanmaktadır. Yaklaşık yirmi yıldan beri aynı esas sözleşme ile faaliyette bulunan, tüm genel kurulları Bakanlık gözetiminde gerçekleşen, hukuki sonuç doğuran tüm işlemleri Bakanlık onayına tâbi olan bir ticaret şirketine, kuruluşundan yirmi yıl sonra ‘kâr elde etme gayesi taşımadığı’ şeklindeki bir iddia ile fesih davası açılmasının hiçbir izahı bulunmamaktadır. Bakanlığın, açtığı bu dava, idari yetkinin kamu yararı amacıyla kullanılmadığının ve keyfiliğin kendi içinde kabulüdür.

‘Kavala’nın maruz kaldığı hukuksuzluğun devamı’

Türkiye Cumhuriyeti tarihinde bu talep ile açılan ilk dava olan bu dava, maalesef Türkiye’de hukukun araçsallaştırılmasının önemli örneklerinden biri olmuştur ve bundan sonra da bu şekilde anılacaktır. Söz konusu dava, Anadolu Kültür’ün kurucusu ve yönetim kurulu başkanı olan Osman Kavala’nın maruz kaldığı hukuksuzluğun devamı niteliğindedir.

Anadolu Kültür, yalan, tek taraflı ve hukuka aykırı haberleri yapan kişi ve kuruluşlara karşı, doğmuş ve doğacak her türlü dava ve talep hakkını sonuna kadar kullanacaktır.”