KadınLGBTİ+Manşet

Kaos GL’nin Her Şeye Rağmen raporu: Devlet trans kadın ve gökkuşağı avında

Fotoğraf: Serra Akcan / csgorselarsiv.org

Kaos-GLHer Şeye Rağmen’ başlıklı LGBTİ+’ların İnsan Hakları 2021 Raporu‘nu bugün yayınlandı. Buna göre; 8 Mart Dünya Kadınlar Günü, 2021’de trans kadınlara devlet şiddetinin köşe taşlarından biri oldu.  LGBTİ+’lar #herşeyerağmen “Alışın, barışın gitmiyoruz” dedi.

Kaos GL’nin aktardığına göre; “Her Şeye Rağmen” üst başlığıyla yayınlanan rapor, derneğin 2007’den beri sürdürdüğü insan hakları izleme çalışmalarının bir ürünü.

Medyaya yansıyan ihlaller ile Kaos GL Derneği ve ilişkide olduğu diğer sivil toplum örgütlerine başvurular üzerinden hazırlanan rapor, 2021’de LGBTİ+ haklarının durumunu gözler önüne seriyor. Kaos GL’nin LGBTİ+’ların İnsan Hakları 2021 Raporu’nda şu cümlelere yer veriliyor:

Vegan, queer, trans feminizm yaşatır yazan dövizimizdeki trans yazısından dolayı bizi önce alana almadılar. ‘Bugünle alakası yok. Kadınlar günü bugün’ dediler. ‘Trans kadınlar kadındır’ dedik. Ancak temelde trans yazdığı ve trans renkleri olduğu için almadılar. Üç dört kişiydik. O sebeple dövizi bir esnafa bırakmak zorunda kaldık. Girişin diğer tarafında da bir arkadaşımızın çorabı gökkuşağıydı. Çorabı çıkarmasını istediler. Avukatlar görüşüp öyle girildi. Polisler, ‘Ama çorabı çıkarıp sallarsan bayrak gibi, alırız seni, uyarıyorum’ da dedi. Çantasında trans yazıyor diye giremeyenler de var.”

‘Bir Suç Delili: Gökkuşağı Bayrağı’

Raporda, 2021’de yoğunlaşan gökkuşağı bayrağına saldırılar ayrı bir başlıkta ele alınıyor. ‘Bir Suç Delili: Gökkuşağı Bayrağı‘ başlıklı bölümde siyasetçilerin nefret kampanyalarının bir yansıması olarak ülke genelinde hukuk dışı uygulamalar yer alıyor:

“LGBTİ+’ları sembolize eden ifade araçlarının idari kısıtlılıklarla karşılaşması, geçmişte de yaşanmış ihlallerdir. 2021 yılı ise ceza hukuku anlamında gökkuşağı, trans bayrağı gibi sembollerin ceza soruşturmalarına ve davalarına konu edildiği bir yıl olarak önceki yıllardan negatif yönde ayrışmıştır.

LGBTİ+’ları simgeleyen gökkuşağı bayrağının resmi olarak suç isnadına gerekçe kılınması da Boğaziçi eylemlilikleri sırasında gerçekleşti. 25 Mart’ta üniversitenin yer aldığı Hisarüstü Mahallesi’nde dört genç, gökkuşağı bayrağı taşıdıkları gerekçesiyle gözaltına alındılar. Soruşturma sonunda açılan ve Boğaziçi Gökkuşağı Davası olarak anılan davada 12 öğrenci yargılanmaya devam ediyor. Gökkuşağı bayrağı bir suç delili olarak ele alınıyor.

Bir öğrenci hakkında gökkuşağı bayrağı açması nedeniyle disiplin soruşturması başlatıldı. Benzer bir soruşturma, merdivenleri gökkuşağı renklerine boyadıkları gerekçesiyle Ortadoğu Teknik Üniversitesi öğrencisi için de açıldı.

İstanbul’dan Türkiye’nin birçok kentine yayılan Boğaziçi Üniversitesi eylemlerinde açığa çıkan ve en üst düzey kamu görevlileri ve siyasi kişilerce sürdürülen nefret kampanyası, LGBTİ+ hak örgütlerinin kapatılması çağrıları, LGBTİ+ varoluşunu sembolize eden gökkuşağı bayrağı gibi ifade araçlarının birer suç delili olarak muamele görmesi, 2021 yılının tümüne ve yıl içindeki bütün eylem ve etkinliklere damgasını vuran atmosferi oluşturdu.

Bu eylemliliklerde gözaltına alınan 590 ve tutuklanan dokuz kişi arasında LGBTİ+ kimliği devlet tarafından bilinen kişiler de vardı. Polis, Ankara ve İzmir dahil olmak üzere birçok kentte yapılan dayanışma ve protesto gösterilerinde LGBTİ+’lara saldırdı. Yalnızca göstericiler değil, avukatlar da polis şiddetine maruz bırakıldı.”

Kategori: Kadın