Kanal İstanbulManşet

’Kanal depremi tetiklemez ama deprem kanalı 9 şiddetinde etkiler’

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin (İBB), düzenlediği Kanal İstanbul Çalıştayı’ndaki sekiz ana başlıktan biri olan Afet Riski ve Depremsellik Oturumu’na İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Jeofizik Mühendisliği Bölümünden emekli öğretim üyesi Prof. Dr. Haluk Eyidoğan, Ortadoğu Üniversitesi (OTDÜ) Şehir ve Bölge Planlama Bölümünden emekli Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Balamir, İTÜ Jeoloji Mühendisliği Bölümünden emekli ve Bilim Akademisi Kurucu Üyesi Prof. Dr. Naci Görür, TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası İstanbul Şube Başkanı Nusret Suna konuşmacı olarak katıldı.

Oturumun moderatörlüğünü üstlenen İBB Deprem Risk Yönetimi ve Kentsel İyileştirme Daire Başkanı Tayfun Kahraman “Ayrım yapmadan herkesi davet etmeye çalıştık. Projeyi destekleyen bilim insanlarını da davet ettik ama gelen kimse olmadı” dedi.

Görür: Kanal en zayıf halkaya yapılacak

İlk sözü alan .Naci Görür son günlerde en sık tartışılan konular arasında yer alan “Kanal depremi tetikler mi” tartışmasına ilişkin şunları söyledi:

“Yok böyle bir şey. Ama bakalım deprem kanalı nasıl etkileyecek? Marmara’nın altındaki fay kılırsa en az 7.2 deprem üreteceğini düşünüyoruz. Bu depremi ilan ettik, bekliyoruz. Fay kırıldığında kanal 9 şiddetinde etkilenecektir. Kanal özellikle, Küçükçekmece- Marmara arasındaki en zayıf halkaya yapılıyor. Bu kesim depremden en şiddetli şekilde etkilenecek. Kanalın altında canlı fay yok deniliyor. Araştırma gemileri ile yaptığımız çalışmalarda Küçükçekmece’nin açıklarında kıta sahanlığında ana faya gelen fayların olduğunu tespit ettik. Bazıları canlı ve bunlar çok sığ da değil, en az 2-2.5 km derinliğinde. Bu bize neyi gösteriyor? Kanalın Marmara’ya bağlandığı yerin kıta sahanlığı parça parça faylarla kesilmiş durumda. Zafiyet zonu oluşmuş, bir zayıflık zonu oluşmuş. Asıl büyük canavar da burada. Bu faylar da harekete geçerse o kanalın Küçükçekmece ile Marmara arasını hangi güç, hangi mühendislik yapısı tutar onu bilemiyorum.”

Mühendislerin korktuğu zemin

Büyükçekmece-Küçükçekmece arasındaki alanı “heyelan cehennemi” olarak belirten Görür, “Projenin güney kısımlarında son derece çürük, zayıf, yumuşak, killi, kabaran, şişen, dağılan, akan bir zemin var. Mühendislerin korktuğu bir zemin. Daha kuzeye geldiğimizde ayrışmış, dağılmış bir yapı var. Karadeniz’e geldiği zaman da güncel çökeller var. Genel anlamıyla bu kanal olabilecek en çürük en mühendislik bakımından sorunlu zeminlerden geçiyor. Zaten İstanbul’un zemin bakımından en sorunlu bölgesi de bu alan” diye konuştu.

Eyidoğan: Öncelik İstanbul’u depreme hazırlamak olmalı

Kanal kazısı sırasında yapılacak patlamalara dikkat çeken Prof. Haluk Eyidoğan da şöyle konuştu: “ÇED raporunda diyor ki ‘her biri 19.96 tonluk atımla patlatma yapılacak.. 4 yıl boyunca her gün 57 bin ton hafriyat çıkarılacak. 10 bin tona yakın dinamit patlatılacak bir atımda. Bu büyüklükte bir dinamit atımı sismik enerji olarak 3.8 büyüklüğünde depreme eş değer enerji çıkacak. Öncelik İstanbul’u depreme hazırlamak olmalı coğrafyamızı parçalayan kanala değil”

Balamir: 75 milyarımız varsa, riskleri azaltalım

1999’da yaşanan Büyük Marmara Depremi’nden ders çıkarılmadığını belirten Prof. Dr. Murat Balamir, “75 Milyar TL paramız varsa eğer, bu parayı İstanbul’un gelecekteki büyük depreme hazırlanması ve yıkım ve ölüm risklerinin azaltılması için harcamak yerine, neden bu kadim şehrin doğasını mahvedecek İstanbul Kanalı’na harcayalım?”diye konuşurken, Nusret Suna “Akla zarar projeyi konuşmak ve neden yapılmaması gerektiğini yetkili mercilere anlatabilmek çok yorucu” dedi.

Suna, İstanbul’un böyle bir projeye ihtiyacı olmadığını kaydetti

Kategori: Kanal İstanbul