EmekManşet

İTÜ’de Eylem Günü

0

İstanbul Teknik Üniversitesi Ayazağa Kampüsünde 1000’den fazla akademisyen ve öğrenci “asistan kıyımına hayır” demek için yürüdü.

25 Şubat 2011 tarihinde yürürlüğe giren 6111 sayılı torba yasa yükseköğrenimle ilişkin kesilmesi durumunu ortadan kaldırmıştı. Yasada yüksek lisans için 3, doktora için 6 yıl olan azami süre sonrasında öğrencilik statüsünün devam ettiği ancak bazı öğrencilik haklarından yararlanılamayacağı ifadesi yer aldı. 22 Haziran 2012’de YÖK’ten üniversitelere gelen YÖK Başkan Vekili imzalı, YÖK Yürütme Kurulu kararı olmayan “görüş” yazısında bu azami süreyi dolduran 50d kadrosundaki Araştırma Görevlilerinin atamalarının yenilenmemesi görüşünü bildirdi.

2547 sayılı kanunun 50d maddesi uyarınca görevlendirilen araştırma görevlileri yüksek lisans ve doktoraları süresince bu kadroda görevlerini sürdürebilirler. 33a kadrosu ise öğrenciliğe bağlı olmayan bir araştırma görevliliği pozisyonudur. Araştırma görevlilerinin 50d kadrosundan 33a kadrosuna geçirilmeleri için herhangi bir yasal engel bulunmamaktadır.

İTÜ’de araştırma görevlileri 50d kadrosunda göreve başlamaktaydılar. Şimdiye kadar İTÜ’de araştırma görevlilerinin  33a kadrosuna geçirilmesi için, doktoralarını bitirme, yardımcı doçentlik için gerekli bilimsel yayınları yapma, yurtdışında bir araştırma kurumunda belli bir süre çalışma ve bölümün olumlu görüşü olması şartları aranıyordu.

YÖK’ten gelen yazı bu atamaya engel olmamasına ve bölümler ihtiyaçlarını belirtmesine rağmen İTÜ’de araştırma görevlilerinin atamalarını yenilemiyor ve azami süreyi dolduranlar  ile doktoralarını teslim edenler işten çıkarılıyor. Belirtilen azami süreler de araştırma görevlilerinin “süreden sayılmayan izinlerini”, yani askerlik, doğum, sağlık veya kişisel izinlerini de yok sayarak elde edilmiş haklarını hukuksuzca ellerinden almak anlamına geliyor.

15 Ekim saat 12:30’da İTÜ öğretim üyeleri, araştırma görevlileri, üniversite öğrencileri, idari personeli, sendikalar ve meslek odaları Ayazağa kampüsündeki yemekhane önünde toplanarak sloganlar eşliğinde Rektörlük binasına doğru yürüyüşe geçti.

Yürüyüş boyunca “Rektör Karaca asistana dokunma”, “İTÜ uyuma hocana sahip çık”, “İTÜ burada Rektör nerede”, “Rektör Karaca İTÜ’yü karartma”, “Ferman YÖK’ün üniversiteler bizimdir”, “Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiç birimiz”  sloganları atıldı.

Rektörlük binasının önünde araştırma görevlileri adına Aykut Kılıç “İTÜ Rektörlüğü tarafından Ağustos ayında başlatılan asistan kıyımının 7 Kasım’da duyurulan 33/a kadrosuna geçiş kriterleriyle birlikte resmiyet kazandığını ve 5 gün içerisinde 30’dan fazla araştırma görevlisi işten atıldığını” belirtti. Rektörlüğün, YÖK ve Sayıştay baskısı gerekçesiyle kendisini “iyi niyetli fakat çaresiz” gibi göstermeye çalıştığını, dekanların rektörlük tarafından hayal mahsulü bir zimmet tehdidiyle ağır baskı altına alındığını anlatan Aykut Kılıç, “İTÜ Rektörlüğü, YÖK’ü bile aratan baskıcı ve anti-demokratik bir anlayışla yetkilerini alabildiğine artırmanın peşindedir” dedi. Ardından İTÜ Rektörü Mehmet Karaca’yı istifaya davet ederek, 17 Kasım Cumartesi günü yapılacak sınavları boykot ederek iş bırakacaklarını duyurdu.

İTÜ İnşaat Fakültesi Geomatik Bölümü hocalarından Yrd. Doç. Dr. Tevfik Özlüdemir de, “Araştırma görevlilerinin atılmasının üniversiteler adına kara bir leke olduğunu” vurguladı.

İTÜ öğrencilerinden Özgür Kütahya da İTÜ öğrencileri adaına konuşarak “İTÜ’de yapılmak istenen atamaların tamamen durdurulması ve yeni YÖK yasası ile birlikte hocalarımızın iş güvencesi ve sosyal haklardan yoksun proje çalışanlarına dönüştürülmesidir” dedi.

Rektörlük binasının önünde basın açıklaması yapan grup temsilcileri daha sonra rektörlük binasına girerek rektör vekili ile görüşme talep etti. Basının görüşmeye almaması nedeniyle temsilcilerdurumu protesto ederek Rektörlüğü terk ettiler.

Eylemin sonunda Bandista şarkılarla araştırma görevlilerine destek verdi.

(Yeşil Gazete)

 

Kategori: Emek

İlginizi çekebilir

Comments

Comments are closed.