İstanbul SözleşmesiKadınManşet

İstanbul Sözleşmesi davası görüldü, savcı fesih kararının iptalini istedi

İstanbul Sözleşmesi’nden Cumhurbaşkanı kararıyla çıkılmasına karşı açılan iki yüze yakın davadan on tanesinin duruşması Ankara‘da Danıştay 10. Dairesi‘nde görüldü.

Duruşmayı, kadın örgütlerinin yanı sıra 73 barodan bine yakın avukat izledi, onlarca avukat sözleşmenin önemini açıklayan beyanlarda bulundu.

Tarafların dinlenmesinin ardından Danıştay Savcısı, İstanbul Sözleşmesi’nin feshedilmesi kararının hukuka uygun olmadığı yönünde mütalaa verdi ve fesih kararının iptalini istedi.

Karar ileri bir tarihte yazılı olarak bildirilecek.

İlgili haber: İstanbul Sözleşmesi davaları görülüyor: Bu sözleşmeden yalnızca şiddet failleri rahatsızlık duyar

Savcının talebi sürpriz değil, kararı bekliyoruz

Eşitlik İçin Kadın Platformu (EŞİK) avukatlarından Selin Nakıpoğlu, savcının duruşma sonundaki mütalaasının sürpriz olmadığını söyledi. Kendisi de karara karşı dava açanlardan biri olan Nakıpoğlu, savcının bugünkü talebinin tüm davacılara önceden verilen mütalaayla uyumlu olduğunu belirtti:

“Savcının talebinin yeni bir haber olmadığını söyleyebiliriz. Davacılara gelen müsbet mütalaada yer alanların aynısı açıklandı. Bundan sonra asıl beklediğimiz, kararın açıklanması ve taraflara tebliğ edilmesi.”

Davaların görülmesine haziran sonuna kadar devam edileceğini aktaran Av. Nakıpoğlu, yasal olarak Danıştay’ın bugün görülen davalara ilişkin on beş gün içinde karar açıklaması gerektiğine ancak bunun tüm davaların görülmesinin bitmesinden sonraya bırakılabileceğini vurguladı.

Davalı taraf sadece teknik konularda tartıştı

Davalı taraf olan Cumhurbaşkanlığı’nın avukatları, iptal kararının dayanağını 9 numaralı Kararname olarak gösterdi. Sözleşmenin feshi kararı, 15 Temmuz 2018’de yürürlüğe giren 9 numaralı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin 3. Maddesiyle kendisine tanınan yetki doğrultusunda vermişti.

Kadınların avukatları ise Cumhurbaşkanı’nın bu yetkiyi Anayasa’dan alması gerektiğini, dolayısıyla fesih kararının hukuksuz olduğunu savundu.

Nakıpoğlu, kadınların çok detaylı beyanlarına karşın davalı tarafın avukatlarının sadece teknik bir savuma yaptığını, sözleşmeden çıkma kararının hukuki olduğunu savunduğunu söyledi:

Özetle, açılan 200 kadar davanın dilekçelerinin birbirine benzediğini, hukuki olmadığını söyledi.

Dilekçelerimizi okumamış olduğu belliydi. Keşke okusalardı.

Cumhurbaşkanı kararının hukuki olduğu, anayasa hukuku çerçevesinde, çok teknik bir biçimde tartışıldı. Oysa kadın avukatlar, karşı beyanlarında çok önemli, çok detaylı açıklamalar yaptı.

Duruşma boyunca onlarca avukat, İstanbul Sözleşmesi’nden çıkılmasının başta kadın ve çocuklar olmak üzere, toplumun cinsel şiddet gören tüm kesimlerini nasıl etkilediğini anlatan açıklamalar yaptı.