İklim KriziManşet

İklim Değişikliği Kiribati’yi 30 yıl sonra yok edebilir

0
Kiribati'nin Güney Tarawa bölgesindeki Temaiku kentinde yaşayan 63 yaşındaki Batiri Tataio ve 2 yaşındaki torunu Mikaere. Fotoğraf: Remi Chauvin

Kiribati’nin ufak mercan adalarında, kum torbalarıyla yükselen deniz zapt edilmeye çalışılıyor. Ayrıca yaşanan kuraklık da içme suyu olmaması anlamına geliyor.  İklim değişikliğinin en sert hissedildiği Pasifik adasında yaşayanlar için, Lima’da alınan herhangi bir kararın çok geç kaldığı düşünülüyor.

Karl Mathiesen tarafından The Guardian’da yayınlanan haberi Yeşil Gazete gönüllü çevirmeni Elif İlik’in çevirisiyle sunuyoruz.

* * *

Güney Tarawa’nın en yüksek noktasında bulunan başkent Kiribati, kum torbaları ve kayalardan oluşan bir duvarın arkasında ayakta kalmaya çalışıyor. Kiribati deniz seviyesine o kadar yakın ki, nüfusun neredeyse yarısını oluşturan çevik gençler adanın tepesinden atladıklarında, suya üç metre aşağıda ulaşabiliyorlar.

Kiribati'nin Güney Tarawa bölgesindeki Temaiku kentinde yaşayan 63 yaşındaki Batiri Tataio ve 2 yaşındaki torunu Mikaere. Fotoğraf: Remi Chauvin

Kiribati’nin Güney Tarawa bölgesindeki Temaiku kentinde yaşayan 63 yaşındaki Batiri Tataio ve 2 yaşındaki torunu Mikaere. Fotoğraf: Remi Chauvin

Pasifik’in diğer ucunda, Peru’nun Lima kentinde iklim konularında görüşmeler yapan temsilciler bir anlaşma taslağı üzerinde çalışıyorlar. Bu anlaşma, ince bir kum ve mercan hattından oluşan Kiribati’nin etrafındaki deniz yükselmelerinin kontrol edilmesine yardımcı olabilir ve belki de ülkenin toptan yok olmasını engelleyebilir. Birçok Kiribatili için, yaşadıkları sefaletin yanında, iklim değişikliği soyut bir endişe olarak kalıyor.

Bu Pasifik ülkesinin 102.000 kişilik nüfusunun yarısı yoksul Güney Tarawa’da yaşıyor. Zaman zaman 20 kişiye ulaşan ve aynı evde yaşayan büyük aileler, hindistancevizi ağaçlarının, domuzların ve çöp yığınlarının arasında, derme çatma kulübelerde oturuyorlar. Yeterli ya da özel hayatları için bir alanları da yok. Tuvaletleri olmayanlar, ihtiyaçlarını gidermek için beyaz kumlu sahili kullanıyorlar. Hem balık tutulan, hem de açık bir kanalizasyon görevi gören elektrik mavisi kıyı gölünde, çocuklar zamanlarını yüzerek geçiriyorlar.

Burası dünyanın en güzel yoksul semti.

Adanın içme suyu da devamlı olarak krizde. Yeraltı suları kirli ve yükselen deniz suyu nedeniyle tuzlanıyor. Devlet tarafından temizlenen su bazı topluluklara ulaşıyor ancak her hafta yalnızca bir kaç saat akıyor.

Batiri Tataio’nun ailesi, teneke bir çatıları ve yağmur suyunu biriktirecek bir depoları olduğu için kendilerini şanslı görüyorlar. Ancak ülke kuraklığa doğru ilerliyor. Son iki ayda yalnızca iki kere yağmur yağdı.

Batiri, “Eğer yağmur yoksa suyumuz da yok. Bu da bebeklerin kuyu suyu içmek zorunda kalmaları anlamına geliyor. Bu suyu sürekli kaynatmamız gerekiyor” diyor. Eylül ayındaki ishal salgını iki hafta içinde 20’den fazla çocuğun ölümüne neden oldu. Buradaki çocukların ilk doğum günlerinden önce ölme olasılığı, İngiltere’deki çocuklarınkinden dokuz kat daha fazla.

Batiri, dokuz çocuğu ve sayıları sürekli artan torunları okula gidebilsinler diye Nikunau adasından buraya taşınmış. Adanın dışındakilerin, kalabalık Tarawa kentinde atalarından kalma bir arsaları olmuyor. Bu yüzden Batiri’nin ailesi, mercan, kaya ve kumdan kendi adalarını yapmışlar. Tuvaletleri, doğrudan etraflarındaki kıyı gölüne açılıyor.

Batiri, iş bulmanın çok zor olduğunu ve bu durumun da yiyecek yemek bulmayı zorlaştırdığını söylüyor. Ailesi balık tutarak ve bu balıkları yol kenarında satarak geçinmeye çalışıyor. Balık ve pirinç, beslenme düzenlerinin büyük bir kısmını oluşturuyor. Paraları yeterse başka şekerli yiyecekler de alıyorlar. Kiribatililerin %99,5’i yeteri kadar sebze yemiyor ve neredeyse dörtte biri şeker hastası.

Yoksulluk nedeniyle her gün onurlarının kırılması ve güçsüzleşmeleri, uluslararası diplomasinin ve Lima’daki konferans salonlarının soyut ve Don Kişotvâri bir hayalperestlik halinde bulunduğunu gösteriyor. Yoksulluk iklim değişikliği nedeniyle bir insanın ölümünü ya da evsiz kalmasını belirleyen belki de en önemli faktör. Bundan en çok Güney Tarawa gibi yerler etkilenecek. Bunun nedeni yalnızca coğrafya değil, daha sert iklimlere karşı koruma sağlayan kaynakların olmaması.

Kiribati Devlet Başkanı Anote Tong, ıslah edilmiş bir alana inşa edilen Parlamento binasındaki ofisinde Guardian’a, Lima’daki görüşmeler ve gelecek sene imzalanacak olan ve uzun zamandır dört gözle beklenen Paris Anlaşması’nın, emisyon azaltımlarının bir kânun haline getirilmesini sağlasa bile bunun ülke üzerinde çok az etkisi olacağını düşünüyor.

“Paris’te nasıl bir güçlü bir eylem gerçekleşebilir ki? “Orada olacaklar bizim için bir şey değiştirmiyor çünkü atmosferde olanlar karşılaştığımız problemlerin devam etmesine neden olacak.”

Kiribati devlet başkanı Anote Tong, Lima'daki görüşmeler ve gelecek sene imzalanacak olan ve uzun zamandır dört gözle beklenen Paris Anlaşması’nın, emisyon azaltımlarının bir kânun haline getirilmesini sağlasa bile bunun ülke üzerinde çok az etkisi olacağını düşünüyor. Fotoğraf: Remi Chauvin

Kiribati devlet başkanı Anote Tong, Lima’daki görüşmeler ve gelecek sene imzalanacak olan ve uzun zamandır dört gözle beklenen Paris Anlaşması’nın, emisyon azaltımlarının bir kânun haline getirilmesini sağlasa bile bunun ülke üzerinde çok az etkisi olacağını düşünüyor. Fotoğraf: Remi Chauvin

Tong en azından kara parçasının ve Kiribati halkının bir kısmının hayatta kalacağını düşünüyor. Ancak Kiribati ekonomisi ABD ekonomisinden 10.000 kat daha küçük. Bu yüzden bu savunmasız topluluğu korumak oldukça maliyetli olacak.

Bu nedenle dünyadaki en savunmasız ülkeler zengin toplumların Yeşil İklim Fonu’na daha fazla katılmalarını ve 2020 yılına kadar her yıl 100 milyar dolar tutarında destek sağlamalarını istiyorlar. Şu ana kadar toplanan 10 milyar dolar, gelişmekte olan ülkeler tarafından öngörülen minimum tutarın yalnızca üçte ikisi kadar.

Her şeye rağmen buradaki insanlar, hakları olmasına rağmen zengin ülkelere kızgın değiller.

Batiri’yle konuştuktan sonra bunun nedeni biraz daha açıkça anlaşılıyor. “İklim değişikliği burayı daha da sıcak yaptı. Çok az yağmur yağıyor. Deniz kabardığında, artık her zamankinden daha fazla kabaracağını biliyoruz.” Çocuklara okullarda iklim bilimi anlatılıyor. Ancak yaşlı ve daha az eğitimli insanlar, iklim değişikliğinin nedenlerini bilmiyor.

Denizin neden kabardığını bilip bilmediği sorulduğunda, Batiri başını sallayıp gülüyor. “Kiribati 30 yıl sonra yok olabileceğini söylüyorlar. Ama biz ne olacağını bilmiyoruz.”

 

Yazının İngilizce Orjinali

Yazar: Karl Mathiesen

Yeşil Gazete için çeviren: Elif İlik

(Yeşil Gazete)

Kategori: İklim Krizi

İlginizi çekebilir

Comments

Comments are closed.