Günün Manşetiİklim KriziManşet

İklim değişikliği İstanbulluları alarma geçirdi: Yurttaşlar dolu nöbetindeydi

Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün kuvvetli yağış açıklamasının ardından uzmanlardan gelen dolu uyarısı dün İstanbulluları alarma geçirdi.

Geçtiğimiz yıl ceviz büyüklüğünde yağan dolular araçlara zarar vermişti.

Bu yıl araç sahipleri gelen uyarılar üzerine soluğu araçlarının yanında aldı, doludan zarar görmemesi için balonlu naylon, paspas, strafor, halı, karton ya da kilimle kapladı.

Ancak beklenen yağış gerçekleşmedi.

Meteoroloji Genel Müdürlüğü tarafından yapılan son değerlendirmelere göre; ülkemizin kuzey ve batı kesimlerinin parçalı yer yer çok bulutlu, Marmara ve Kıyı Ege ile Batı Karadeniz’in iç kesimlerinin aralıklı olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı, diğer yerlerin az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor.

Yağışların; Marmara’ nın batısı ve Kıyı Ege ile İstanbul çevrelerinde yerel olarak kuvvetli (21-50 kg/m2) olması bekleniyor.

Dolu yağışı uyarısıyla alınan önlemlere en çok sevinenler kediler oldu

Sıcaklık ortalamaları yükseliyor

Meteoroloji Genel Müdürlüğü 2018 yılı ilkbahar aylarındaki (Mart, Nisan ve Mayıs) sıcaklık derecesinin 1981-2010 yılları arası ilkbahar mevsim sıcaklıklarının 3 derece üzerinde olduğunu tespit etti.

Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün yaptığı hesap sonucunda, 1981-2010 yılları arasında ilkbahar mevsiminin ortalama sıcaklığının 12.0°C olduğu saptandı.

2018 yılı ilkbahar aylarındaki ortalama sıcaklığın ise 15.0°C olduğu görüldü, bir başka deyişle 2018’de ilkbahar ayındaki sıcaklık mevsim normallerinin 3.0°C üzerinde gerçekleşti.

Söz konusu araştırmada bölgelere göre en fazla artışın yaşandığı yerleşim yerleri ise Bozcaada, Bodrum, İskenderun, Konya Ereğli, Karaman, Amasya, Ergani ve Şanlıurfa oldu.

İklim değişikliğiyle mücadelede hangi adımlar atılmalı?

Greenpeace Akdeniz İklim ve Enerji Kampanya Sorumlusu Duygu Kutluay, mevsim normalleri üzerinde seyreden sıcaklıkların aşırı hava olaylarının sıklığının ve şiddetinin artması ile kuraklığın, iklim değişikliğinin beklenen etkileri olduğuna dikkat çekti.

Türkiye’nin ise bu etkilere maruz kalması bir sürpriz değil.

Dünya Bankası (2009) tarafından yayınlanan rapora göre Türkiye, 21. yüzyılın sonlarına doğru Avrupa ve Orta Asya bölgesinde aşırı iklim olaylarına en çok maruz kalacak 3. ülke olacak.

Buna karşın Türkiye’nin halen Paris Anlaşması’nı mecliste onaylamadığını hatırlatan Kutluay, Avrupa Birliği Çevre Ajansı’nın raporuna göre 1980-2013 yılları arasında aşırı iklim olaylarının 15 milyarı alıp götürdüğü Türkiye’nin, iklim değişikliği ile mücadele konusunda gerekli çalışmalara hızla başlaması gerektiğini vurguladı.

Kutluay şunları dile getirdi:

“İklim değişikliğinin etkileri ile mücadele için kentlerimizin altyapısını güçlendirmeli, yeşil alanları korumalı bir yandan da iklim değişikliğine sebep olan sera gazı emisyonlarının salımının en büyük nedeni olan fosil yakıtlardan acilen kurtulmalıyız. İklim değişikliği artık günlük hayatımızda sık sık karşılaştığımız bir kriz. Bu havalar normalimiz olmasın, mevsimler altüst olmasın diye hemen adım atmalıyız.”

İklim Ağı Türkiye ve CAN Europe tarafından geçtiğimiz yıl yayınlanan rapora göre 2050 yılına kadar yüzde yüz yenilenebilir enerjiye geçiş planı Türkiye’nin fosil yakıtlara bağlı enerji ithalatından 23 milyar dolar tasarruf edebileceğini, 2030 yılına kadar hava kirliliğine bağlı toplam 35 bin ölümü engelleyebileceğini ve enerji sektöründe 64 bin yeni iş imkanı yaratabileceğini gösteriyor.

 

(Yeşil Gazete)