GündemManşetTürkiye

İHD: Anayasal haklar ihlal ediliyor, işkence yaygınlaşıyor

İstanbul Sözleşmesi’nin devlet tarafından imzalandığını, Meclis’in onayından geçirildiğini ve bu sözleşme ile kadına yönelik şiddet alanında birçok yükümlülük kabul ettiğini söyleyen Kizaroğlu şunları kaydetti:  ,

Sözleşme, kadınlara yönelik her türlü ayrımcılığı yasakladığı gibi, ayrımcılığın kadına yönelik şiddetin bir biçimi olarak gerçekleştiğini hüküm altına almaktadır. Kadına yönelik şiddetin, cinayetin bu denli arttığı, cezasızlık zırhı ile erkek failin korunduğu ve İstanbul Sözleşmesi’nin gereğinin eksikli olarak uygulandığı bu coğrafyada kadının ve LGBTİ+ bireylerin bu yasal güvencesi de ellerinden alınmaya çalışılmaktadır.” 

Kadınlara engelleme

Kizaroğlu, “Kadınlar bu yasal güvencelerini korumak, katledilen her bir kadın için gündem oluşturmak, toplumsal duyarlılığı arttırmak için sokağa çıktıklarında kolluk güçleri tarafından engellemelerle karşılaşmaktadırlar. Bu engellemeler bizim için faillerin korunduğu anlayışla aynı paralellikte hayat bulmaktadır” ifadelerini kullandı.

Yetkilileri, uluslararası sözleşmelerden doğan ve Anayasa’da da karşılığını bulan haklarını kullanmalarının önünde engellememeye çağıran Kizaroğlu eylemlerde yaşanan gözaltı ve saldırılarla ile ilgili gerekli yasal süreçlerin başlatılacağını ve takip edileceğini belirtti.

Diyarbakır İHD: Çatışma ortamında ihlaller tırmandı

İnsan hakları ihlallerinin çatışma ortamının etkisiyle tırmanış gösterdiğini söyleyen Rehşan Bataray, yargının tarafsızlığını yitirdiğini söyledi; özellikle geçtiğimiz haftalarda kadın siyasetçi ve aktivistlerin “örgüt üyeliği”, “örgüte bilerek ve isteyerek yardım etmek” ve “örgüt propagandası yapmak” gibi suçlamalarla gözaltına alınıp, tutuklamaları ile kişi güvenliği ve özgürlüğü ile birlikte örgütlenme özgürlüğünün de açıkça ihlal edildiğini kaydetti. 

Mezarlıkların tahribi

Av. Bataray, silahlı çatışmalarda yaşamını yitiren PKK militanlarının mezarlarının bulunduğu mezarlıkların, askeri operasyonlar sırasında tahrip edilmesi, yıkılması, yine savcılık kararıyla cenazelerin Adli Tıp incelemesi için mezarlarından çıkarılması, Adli Tıp incelemeleri sonrası kaldırımlara gömülmesi gibi ihlaller yaşandığı üzerinde de durdu. Bataray, mezarlıkların tahrip edilmesinin ne insancıl hukukla ne de dini inanışla izah edilir bir yanının olmadığını ifade etti. 
 
Raporda, hak ihlalleri verileri şu şekilde paylaşıldı: 
 
 “Dur ihtarına uymadığı gerekçesiyle bir kişi yaşamını yitirdi, bir kişi yaralandı. Hapishanelerde iki mahpus yaşamını yitirdi. Üç asker ve polis, intihar ettikleri iddia edilerek şüpheli bir şekilde yaşamını yitirdi. Bir siyasi parti yöneticisi saldırı sonucu yaşamını yitirdi. Bir gazeteci ve üç sağlık görevlisi gerçekleşen saldırılarda yaralandı. Silahlı çatışmalarda, 14 güvenlik görevlisi yaşamını yitirirken, 15’i de yaralandı. 78 silahlı örgüt militanı yaşamını yitirdi. Çatışmalar arasında kalan bir sivil yaşamını yitirdi. Silahlı örgütün eylemleri sonucu 15 kişi yaşamını yitirdi, 23 kişi yaralandı. Bir kişi, silahlı örgüt militanları tarafından öldürüldü. Sınır hatlarında bir kişi vurularak yaşamını yitirdi. 13 kişi ise donarak ölmüş halde bulundu. Mayın patlamalarında bir çocuk yaşamını yitirdi. Üç çocuk, 12 kadın ve dört erkek olmak üzere 19 kişi, kuşkulu bir biçimde ölü olarak bulundu.”  
 
Raporda, çatışmalı bölgelerde bulunan üç kent ve bu kentlere bağlı 13 ilçe sınırlarında bulunan onlarca bölgeyi kapsamına alacak şekilde toplamda sekiz kez özel güvenlik bölgesi ilanları edildiği ve belli bölgelerdeki ilanların periyodik şekilde uzatıldığı kaydedildi. Üç kent merkezi ve bu kentlere bağlı üç ilçede bulunan 62 mahalle ve mahallere bağlı onlarca mezrayı kapsamına alacak şekilde toplamda yedi kez sokağa çıkma yasağı ilan edildi.

Yaşamını yitiren bir örgüt militanına ait cenazenin PTT aracılığıyla kargoyla ailesine gönderildiğine yer verilen raporda, yaşamını yitiren örgüt militanlarının defin edildiği mezarlıkların en az sekiz kez tahrip edildiği tespit edildi. 

20 kadın intihar etti

Bölgede 20 kadın intihar ettiği ve bir kadının da intihar teşebbüsünde bulunduğu tespitine yer verilen raporda şu veriler paylaşıldı:

14 kadın aile içi şiddet sonucu katledildi, 13 kadın ise maruz kaldığı şiddet sonucu yaralandı. Bir kadın cinsel saldırıya maruz kaldı. Sekiz kadın toplumsal yaşamda saldırı sonucu katledildi, altı kadın ise maruz kaldığı şiddet sonucu yaralandı. Dört kadın cinsel saldırıya maruz kalırken, bir kadın ise fuhuş yapmaya zorlandı. Üç çocuk intihar etti. Bir çocuk aile içi şiddet sonucu katledildi, iki çocuk cinsel istismara maruz kaldı. Üç çocuk toplumsal yaşamda maruz kaldığı şiddet sonucu katledildi, dört çocuk ise yaralandı. 204 çocuk cinsel istismara maruz kaldı. İki çocuk okulda şiddet gördü” 

441 tutukluya sürgün

İşkence yasağına yönelik ihlallerin artış gösterdiğine işaret edilen raporda, 61 kişinin gözaltı yerleri dışında, 22 tutuklunun cezaevinde işkence ve kötü muameleye maruz kaldığı kaydedildi. Yine 441 tutuklunun gerekçe gösterilmeden sürgün edildiği, 35 tutuklunun ise sağlık hakkı ihlaline maruz bırakıldığı belirtildi.

Altı ayda 769 gözaltı

Kişi özgürlüğü ve güvenliğine yönelik ihlal verilerinin dikkat çektiği raporda, bölgede ilk altı ayda gözaltına alınan 16’sı çocuk 769 kişiden ikisi çocuk 132 kişi tutuklandığı, 638 ev ve iş yerine baskın yapıldığı kaydedildi.

Kategori: Gündem