GündemKanal İstanbulManşet

İBB, Kanal İstanbul İşbirliği protokolünden çekiliyor

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, düzenlediği basın toplantısı ile başkanlık koltuğuna oturduğu 23 Haziran’dan bugüne geçen zamanı değerlendirdi.

Çarşamba günü de bir basın toplantısı ile Kanal İstanbul projesini değerlendireceğini belirten İmamoğlu, Ocak ayında da konuyla  ile ilgili bir çalıştay düzenleyeceklerini belirtti. Önceki yönetimin imzası bulunan Kanal İstanbul İşbirliği protokolünden çekiliyoruz” diyen İmamoğlu şöyle konuştu:

“Neyin ihalesini yapıyorsun, hangi ÇED raporundan bahsediyorsun? Bizden önceki yönetimin imzası bulunan Kanal İstanbul İşbirliği protokolünden çekiliyoruz. Ocak’ın ilk haftasından Kanal İstanbul Çalıştayı’nı yapacağız. Sahada araştırmalarımız var süreci devam eden.Bu konuyla ilgili yetişirse çarşamba günü açıklama yapabiliriz. Kanal İstanbul için yapılan protokolden de çekileceğiz. Yasalardan kaynaklanan haklarımıza sonuna kadar sahip çıkacağız.”

Sözkonusu protokol Kanal İstanbul proje alanında kalan Sazlıdere Barajı‘nın yıkımını da kapsıyor.

Kendilerine karşı yöneltilen antidemokratik yol ve yöntemlerden yılmayacaklarını ve 16 milyonun hakkını arayacaklarını kaydeden İBB Başkanı, şu ifadeleri kullandı:

“Asla susmayacağız. Atatürk Havalimanı mı? Tartışacağız. Kapatıldığı için bu milletin kaç milyarlarcası çöpe gitti, anlatacağız. Kanal İstanbul. Çizgi film yapmak çok kolay. Kanalın etrafına 60-70 katlı gökdelen dikmek de kolay. Bütün bunlara 16 milyon insan adına karşı çıkacağız. Herkesin de konuşmasını isteyeceğiz. 16 milyonluk vatansever İstanbullular; dünyaya örnek olmuş muhteşem insanlarımız bu şehrin asli sahibidir. Bunu kimse unutmasın. Kimse göz ardı etmesin. Sizlerin huzurunda tekrar ediyorum ki, biz, hiçbir biçimde ve hiçbir zaman mazerete sığınmayacağız.”

İmamoğlu konuşmasında şu noktalara değindi:

Suriyeli sığınmacılar: İstanbul’un önemli bir sorunu. Her geçen gün büyüyen ve dramatikleşen bir sorun. Seçimlerin hemen ardından çalışmalara başladık. Sahada çalışma yürüten kuruluşlarla ilk toplantıyı gerçekleştirdik. 17 Ekim’de 22 ilçe belediyesi ve fon sağlayıcı uluslararası kuruluşlarla konferans yaptık. Görüş ve öneriler aldık. 11 Aralık’ta eylem planı çalıştayı tamamladık. İBB tarihinde ilk kez eylem planı çalışmalarına başladık.

Kurbağalıdere: Sorunu hem de ihale edilmiş rakamdan büyük tasarruflar yaparak çözüyoruz. Kurbağalı dere yemyeşil bir alana kavuşacak. Ayvalı Dere yağmur suyu çalışmasına da hızlıca başladık. Sel baskınlarına dur diyeceğiz.

İstanbul Otoparkı: Devir alır almaz hızla islah edildik. Resmen işgal altındaydı, temizledik ve güvenli bir hale getirdik. Belediyemiz için daha önce gider kapısıydı artık gelir kapısı.

Belediye iştirakleri: Yıl sonu itibariyle, iştiraklerimizi toplamda 20,5 milyar lira ile kapatıyoruz. Yaklaşık yüzde 15 daralma oldu. 27 iştirak şirketimizin çoğu zarardaydı. Pek çoğu kendi belediyesinin ihalesine giremeyecek haldeydi. Pek çok iştirak şirketinin devlete olan vergi borcunu ödenmemişti. Biz, bu şirketlerimizin devlete olan vergi borçlarının büyük bölümünü ödedik. Geri kalan tutarın büyük bölümünü yeniden yapılandırdık ve ödemeye devam ediyoruz. İştiraklerimizin ihalelere girmesi sonucu, başkalarının şirketlerine 400 milyon liraya ihale edilen işleri, 200 milyon liraya belediye iştiraki şirketlerimiz yapar hale geldi. İlk altı ayda iştiraklerdeki bu fotoğrafı tersine çevirdik. İGDAŞ hariç, iştiraklerimizde yaklaşık 500 milyonluk fark yarattık ve kara geçirdik. İGDAŞ ile birlikte 900 milyon lira gibi bir kar ile bu yılı kapatıyoruz.

Kadın Dayanışma Evi: Sığınak sonrası ‘Kadın Dayanışma Evi’ni ay sonu itibariyle hizmete açıyoruz. İhtiyaç̧ sahibi kadınlar çocukları ile birlikte hayata tutunacak ve barınma ihtiyaçları karşılanacak, bu amaçla açılan 40 oda kapasiteli ‘Dayanışma Evi’mizden yararlanacaklar.

Belediyeye kadın eli: Kadınların İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve tüm iştiraklerinde işe alımlarda önceliğimizi kadınlara verdik. İSPARK’ın 2 bin 500 personeli arasında tek bir kadın çalışan bile bulunmuyordu. Bu tabloyu değiştirmeye başladık. 2’si üst düzey yönetici İSPAR’taki işe alımlarımızın yüzde 50’sinden fazlasını kadınlardan seçtik. Hamidiye A.Ş. tarihinde de ilk kez üretimde kadın çalışanlar istihdam etmeye başladı. Yeni başlayan yöneticilerde yarı yarıya kadın – erkek oranı sağladık. Metro’da kadın şoför sayımızı artırmaya, İstgüven’de ve diğer tüm iştiraklerimizde kadın istihdamına ve kadına kariyer yollarında fırsat eşitliğine öncelik verdik. İBB tarihinde ilk kez 2 kadın genel sekreter yardımcısı birden atadık. 8 kadın daire başkanına işbaşı yaptırdık. İştiraklerimizde 3 genel müdür ve 10’ün üzerinde üst yönetici kadın liderlerimizden seçildi.

Şehir Tiyatroları: Sadece 8 ilçeye sıkışmış, sahne sayısı 11 olan Şehir Tiyatrolarının sahne sayısını artırıyoruz. Kültür-sanat hizmetlerinden en az faydalanan ilçeler öncelikli olmak üzere, yeni kültür ve sanat merkezleri açıyoruz. İstanbul tam anlamıyla bir festivaller ve sportif etkinlikler kenti olacak. ‘İstanbul Turizm Platformu’nu da kurduk ve bir destinasyon olarak İstanbul’un hak ettiği yere ulaşması için çalışmaya başladık. Göreceksiniz, İstanbul dünyadan en çok yabancı ziyaretçi çeken ilk 3 kentten biri olacak.

Şeffaflık: İstanbul’da şeffaflık ve yerel yönetim çalışmalarına başlamıştık. Sonuçta dünyada belki de ilk kez bir belediye meclisinin 4 milyona yakın izlendiğini gördük. Bu kadar ilgi ulusal parlamentolarına bile görülmemiştir. İstanbul’u ilgilendiren tüm kararlar herkesin bilgisi dahlinde olsun, hiç kimse kendini dışlanmış hissetmesin diye mekanizmalar kuruyoruz. Bunlar sadece bir başlangıç. İstanbul Kent Konseyi’ni kurduk ve derhal yönetime katılmasını sağladık. Hemen her alanda onlarca çalıştay düzenledik. Bizim için demokratik katılım çok ama çok önemli.

Haydarpaşa ve Sirkeci Garları: Garlar bir hokus pokusla 16 milyonun elinden alınmaya çalışılıyor. Bu konuda İBB olarak yetkilerimizi çok iyi biliyoruz. Bu yetkileri an be an takip edeceksiniz. 16 milyon İstanbullunun hakkını kurda kuşa yem ettirmeyiz.

Adalar ve fayton sorunu: Adalar’da arkadaşlarım çalıştay yaptı. Süreç hâlâ devam ediyor. Net olarak burada elektrikli ve lastikli araçlarla yapılacaktır. Bunların dizaynı ve boyutları Adalar’da uyum içinde olacak. Turistik amaçlı yolculuklarla alakalı belirli güzergâhlarda yine Adalar’a uyumlu iki, dört kişilik elektrikli araçlarla sağlayacağız. Gerçek ihtiyaç sahipleri dışındaki kişilerin kapıdan kapıya destek verecek bir sistem oluşturuyoruz. 35 civarındaki faytonun simgesel olarak devam etmesi konusunda adalar’da oturan insanların bir kanaati var. Az önce başlattığım bütün hizmetler İBB tarafından yapılacak. Yeni bir bireysel hizmetten bahsetmiyorum. Buna tavsiye edilen 35 civarındaki fayton meselesi de dahil. Bu sürece de şahsen ben kendi vicdanı sorgulamam ile buna ben de karşıyım. Bunun olmasından yana değilim. Ben de gerekli olmadığını düşünenlerdenim. Süreç devam ediyor.

Kategori: Gündem