Manşetİfade ÖzgürlüğüTürkiye

Hrant Dink öldürülüşünün 14’üncü yılında anıldı

Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink öldürülüşünün 14’üncü yıldönümünde sevdikleri tarafından anıldı. Düzenlenen sembolik anma töreninde “Buradasın Ahparig” yazan pankart Dink’in öldürüldüğü Sebat Apartmanı önünde yere bırakıldı.

Canlı yayın üzerinden yapılan anma töreninde Hrant Dink’in eşi Rakel Dink, tutuklu yargılanan eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın eşi Başak Demirtaş ve Hrant’ın Arkadaşları’ndan Bülent Aydın konuşma yaptı.

Hrant Dink belgeselinin gösteriminin yapıldığı anma programı gün boyunca hranticinadaleticin.org adresi üzerinden devam edecek.

Rakel Dink: Siz hiç yorulmadınız mı?

Rakel Dink konuşmasında anma töreninin bu yıl ilk kez çevrimiçi olarak düzenlendiğini hatırlatarak “Biliyorum ki yürekleri burada çarpanlar çok çoktur. Burası unutturulmak istenen konuların hatırlatıldığı bir yer oldu. Burası acılarda kardeş olmayı öğrendiğimiz yer. Adalet ve doğruluk arayanların bir yer oldu. Bu alan devletin işlediği göz yumduğu sonuçsuz bırakılan cinayetlerin davaların dile getirildiği yer oldu” dedi.

Dink, konuşmasında “Bir kılıç artığı torunu olarak yüzyıldır yaşadığımız acıları inkar etmek yetmedi sözde soykırım diyerek yalanlarına tüy diktiler. Birilerini acıtıyoruz diye düşündünüz mü? Ermenilere kininiz gerçekten artık yoruyor. Siz hiç yorulmadınız mı, susmak utanç verici. Rab yardımcımız olsun” ifadelerini kullandı. Konuşmanın devamında ise şunları söyledi:

Tekrarlanmaması için sorumluluk, duyarlılık, adalet, doğruluk gerekiyor. İtiraf özür ve tövbe gerekiyor. O kadar çok yaslar, davalar var ki acımızı dile getirmekten utanır olduk. Vatandaşıyla sorunları bitmeyen bir devlet var maalesef. Halbuki öldürmekten kim kazanmıştır? Barış, esenlik, sevgi, iyilik, sevinç varken neden kötülük, neden düşmanlık, neden zulüm, neden savaşlar? Bunlar tanrıya da düşmanlıktır. Temiz eller böyle mi olur? Bu virüs hangi sabunla temizlenir? İnsan onuru böyle mi korunur?

’14 yılda bir davayı çözemediler’

Eşimin davası 14 yıldır devam ediyor. Bu 14 yılda bir cinayet davasını çözemediler. Çünkü maksat çözmek değil, nasıl kapatırız diye çabalıyorlar. Ama o kadar yere bulaşmış ki artık paketleyemiyorlar. Yakında davada bitti demeye çalışacaklar. Bittiğinden eminseniz avukatlarımız taleplerinden neden kaçıyorsunuz?

14 yıldır bu ülkede nice ittifaklar kuruldu, bozuldu ona göre bizim dava da renk değiştirdi durdu. İnsan düşünmeden edemiyor acaba bu sefer hangi ittifak kimlere dokunuyor? Basitçe Hrant’ı FETÖ öldürdü demek ‘Ben yapmadım elim yaptı’ demektir. Hrant’ı Ergenekon öldürdü demek ‘Ben yapmadım ayağım yaptı’ demektir.  Hangi duvar hangi bina yıkılırsa yıkılsın bu halk bundan iyisini inşa edecektir, inşa edemeyecekse zaten harabedir.

Demirtaş: Adalet arıyoruz

Rakel Dink’in konuşmasının ardından sözü eski HDP Eş Başkanı Selahattin Demirtaş‘ın eşi Başak Demirtaş aldı.  Demirtaş konuşmasına “Asla kabullenmediğimiz yıllar geçse de alışmadığımız, alışamayacağımız, derin yaramız, dostumuz, abimiz, öz kardeşimiz, Hrant’ımız için yine bir aradayız” sözleriyle başladı. Konuşmanın devamında ise şu sözler yer aldı:

Siz, her yıl Agos’un önünde toplananlar, buraya gelemeyip de dünyanın dört bir yanında yüreği bizimle atanlar, sadece yitirdiğimiz bir değeri anmıyoruz, arıyoruz da aynı zamanda.

Adaleti arıyoruz, avuçlarımızdan kayıp giden barışı arıyoruz. Gülüşümüzü kaybettik. Neşemizi, yaşama sevincimizi… Yine toplandık işte, arıyoruz. Yaslıyız. Bitmiyor matemimiz. Bitmiyor çünkü cenazemiz halen yerde. Bunca omuz yan yana geldik de kaldıramadık cenazemizi. Çünkü ağır. Vebali ağır, mirası ağır, vasiyeti ağır. O nedenle arıyoruz.

Biliyorum, bulmadan durmayacağız. Biliyorum, çok yakınız.  Kaldıracağız cenazemizi. Düştüğü yerden kaldıracağız. Toprağa gömmek için değil, kardeşlik çınarı niyetine toprağa ekmek için.

Selahattin Demirtaş’tan şiir

Başak Demirtaş konuşmasını şu anda Edirne Cezaevi‘nde tutuklu bulunan Selahattin Demirtaş’ın yazdığı bir şiir ile sonlandırdı:

Gümbürdüyor yerin altı.
Sarsılıyor gök kuleler.
Özgürlüğe gebe toprak,
Doğuracak bizi yeniden.

Ellerim ceplerimde, adımlarım minnetsiz.
Gamsız yürüyorum mezar diplerinden.
Ölülerimize yeminimiz var,
Dirilerimize müjdemiz.

Üşüyen çocuklar güneşten emsin.
Öksüz kalmış aşıklar kavuşsun.
Alın terine sevda karışsın diyedir, kavgamız.
Bir madalya takılmayacak göğsümüze.
Olsa olsa yağlı bir ilmek, boynumuza.
Belki kör bir kurşun, sırtımıza.

Ne adımız vardır bizim ne pasaportumuz.
Düştüğümüz yerden tanırsın bizi.
Kır çiçekleri biter toprağımızda.
Ya da bir gelincik, bütün kızıllığıyla.
Zulme isyan etmiş toprağın çocuklarıyız biz.
Geliyoruz olanca heybetiyle.
Az kaldı bak, gümbürdüyor yerin altı.
Sarsılıyor gök kuleler.
Özgürlüğe gebe toprak,
Doğuracak bizi yeniden.

Kategori: Manşet