UlaşımEkolojiManşetYerel

Havalimanı inşaatı için açılan taş ocağındaki patlatmalar dev kayaları yola savuruyor

Haber: Gençağa Karafazlı

Cengiz İnşaat‘ın Artvin‘de yaptığı Rize-Artvin Havaalanı inşaatına kaya malzemesi sağlamak amacıyla Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından Arhavi’de işletilen taş ocağı, tehlikeli ve yasalara aykırı bir şekilde üretimine devam ediyor. 

Taşocağındaki patlamalar sonucunda Arhavi-Ortacalar yolu, düşen dev kaya nedeniyle bir süre ulaşıma kapandı. 

Yurttaşlar dinamitler patlatılarak yapılan çalışmalar sonucu bölgeye yakın birçok konutta yaşayanların risk altında olduğunu ve bazı konutlarda patlama nedeniyle çatlaklar oluştuğunu belirterek, yaşananlara tepki gösterdi. 

Havaalanı inşaat çalışmalarına dolgu malzemesi için Arhavi’nin en güzel vadilerinin tahrip edildiğini ve yapılan çalışmaların hukuki dayanağı olmadığını belirten Arhavi Doğa Koruma Platformu (ADKP) sözcüsü Hasan Sıtkı Özkazanç, son günlerde vadide yaşananları anlattı: 

‘Vahşi yöntemler kullanılıyor’

“Bakanlığın işlettiği taş ocağında tüm kurallara aykırı biçimde ve tamamen vahşi yöntemlerle üretim yapılmaya devam ediliyor.ÇED raporundaki taahhütlere aykırı şekilde çok yüksek miktarlarda patlayıcı kullanılıyor. Raporda, Arhavi-Ortacalar karayolunun kenarında sağlık koruma bandı bırakılacağı taahhüdünde bulunulmasına rağmen, fiilen karayolu da taşocağı işletme alanı gibi kullanılıyor.”

Taş ocağında daha öne de kaya düşmesi sonucunda iş makinelerinin zarara uğradığını belirten Özkazanç, “Son olarak da gerekli basamak yapıları oluşturulmadan yapılan çalışmalar sonucunda dev bir kaya düşerek yolu kapattı. Can kaybı olmaması büyük şans” dedi. 

‘ÇED iptal davası devam ediyor’  

Taş ocağının yerinin uygun olmadığı, böylesi dik bir arazide ÇED raporunda belirtilen şekilde bir basamak yapısı oluşturulamayacağı gerekçeleri ile Pazar ilçesine bağlık Dikyamaç köylüleri tarafından verilen ÇED olumlu kararının iptali için Rize idare Mahkemesinde açılan iptal davası ise halen sürüyor. 

Davada belirlenen bilirkişi hayeti, yaptığı inceleme sonrasında, taş ocağının yerinin uygun olduğu ve ÇED raporundaki önlemler alındığı takdirde üretimde sorun olmayacağı şeklinde bir rapor hazırlamıştı. Bu raporun hemen arkasında karayoluna düşen dev kaya, köylüleri isyan ettirdi. 

Özkazanç, “Hukuksal süreçler tamamlanmadan yangından mal kaçırılır gibi alelacele, aralıksız ve acımasızca çalışmalar sürdürülüyor. Patlatılan dinamitler sadece patladığı alanları değil  güzelim Kamilet Vadisi‘nin de ekosistemini ve doğal yapısını bozuyor. Yaşam alanlarımız acımasızca katlediliyor” ifadelerini kullandı. 

Patlatılan dinamitler sonrası karayoluna düşen dev kayaları görüntüleyen yöre halkı da sosyal medya hesaplarından tepki gösterdi. 

‘Burada kaya değil, beden parçası görüyorum’ 

Arhavi’li Nazlı Demet sosyal medya sayfasından dev kaya parçalarının fotoğrafını paylaşarak şu ifadeleri kullandı:  

“Bu devasa kütle bugün Çifteköprülere giden yola düşmüş. Durduk yere değil tabii. Vadimizi lime lime eden, dinamitlerle yeri yerinden oynatan, su kaynaklarını yok eden, bölgede yaşayan canlılara kâbus olan, uzaktan bakanları bile ürkütecek boyutlara ulaşmış taş ocakları yüzünden. Bize hayat veren, can veren, cennet memleketimize verdiğimiz karşılık bu işte! Gelecek nesillere armağanımız bu! Eşsiz vadimizden den koca bir parça! Siz ne görüyorsunuz bilmem… Ben burada bir kaya parçası görmüyorum. Ben burada bir beden parçası görüyorum, bir bir uzuv görüyorum, bir ceset görüyorum, kan görüyorum, katliam görüyorum.  

…Davalar açılsın, bilirkişileri gelsin, boş boş aval aval etrafa baksınlar, raporlar yazınlar… Desinler ki, bu proje hiçbir şeye hiç kimseye zarar vermiyor. Yazık çok yazık!” 

“Vicdansız, açgözlü bir işletme’

Sevinç Ayçiçek  ise şunları yazdı: 

“Burası neresi biliyor musunuz? Arhavi Kamilet Vadisi yolu. Çifteköprü mevkiinin aşağısı. Vahşice işletilen taş ocağındaki patlamalar taa Kavak köyündeki evleri dahi zangırdatıyordu bir süredir. Sonunda yol tamamen kapandı. Dağı komple indirmek herhalde amaç. Ne kadar utanmaz, vicdansız, açgözlü bir işletme. Sırtını dayamış iktidara oh istediğin gibi yağmala memleketi! Millet can derdinde bunlar rant derdinde! Lanet olsun!”  

‘Bu vatan hainliği değil de nedir?’ 

Kâmil Aksoylu Toroci adlı yurttaş ise şu ifadeleri kullandı: “Şunu gerçekten merak ediyorum. Bu işlere karşı çıkanları, yani Arhavi Doğa Koruma Platformu ve çevre aktivistlerini hain, bölücü ve servet düşmanı ilan edenlerin bu olay karşısında söyleyecek bir sözleri yok mu? ÇED raporu verenler, bilirkişiler, yöneticiler, bu vahşete talana sahip çıkan herkes neredesiniz? Beyaz sayfalar, klavyeler, entertipler, rotatifler, bobinler sizi bekler.” 

Av. Okumuşoğlu: Bilenle bilmeyen bir olmuyor

Çevre davalarını üstlenen avukatlardan Yakup Okumuşoğlu da yaşananlar karşısında sosyal medya sayfasından şunları paylaştı: 

“Dava açmak serbest. Mahkeme orada aç da aç. Bilirkişi için öde, harçlar için öde. Sayfalarca dilekçe yaz. Bilirkişi gelsin desin ki bu taş ocağı için verilen ÇED raporu, çalışma biçimi usule, yasaya, hukuka uygundur. 

Öylemi bilirkişi? Öyle mi! Bilenle bilmeyen bir olmuyor işte bilirkişi. Sen biliyorsan biz hiç bir şey bilmiyoruz! Verdiğin rapor elimizde. Koca kaya gözümüzün önünde, yolun ortasında. Biliyoruz daha fenası da olacak. Biliyoruz çünkü görüyoruz.  Sen orda bilgisayarda yaz bakalım bilirkişi. Neresi mi? Arhavi Kamilet Vadisi Çifteköprü mevkii yakınındaki Cengiz inşaatın işlettiği taş ocağı” 

Kategori: Ulaşım