Doğa MücadelesiDünyaİklim KriziManşet

Havalar ısındıkça suç oranları artıyor: Daha sıcak, daha saldırgan bir dünya

0

Ryan Hudgins‘in Who What Why‘da yayımlanan bu haberi, Yeşil Gazete‘nin de parçası olduğu küresel gazetecilik ağı Covering Climate Now (CCNOW) işbirliğinin bir parçasıdır.

*

Bu yıl, Chicago‘da suç oranları yüzde 36 arttı.

Chicago Belediye Başkanı Lori Lightfoot, silahlı şiddete neden olanları sorumlu tutmaya çalıştı. Suç mahallerinden ele geçirilen yüzlerce ateşli silahla bağlantısı olan Indiana’daki bir silah dükkanına dava açıldı.

Ancak Fielding Graduate Üniversitesi Psikoloji Okulu’ndan araştırmacı Andreas Miles-Novelo, suç oranlarındaki yükselişi ‘birkaç sapmanın sonucu’ olarak görmüyor: “Açıklaması, her yerde.”

“Şiddet, birçok insanın inandığı gibi rastgele bir şey değildir. Genellikle insanların karşılaştığı maddi ve çevresel koşullara tepkisel bir tepkidir.”

Havalar ısındıkça suç oranları artıyor.

Birçok ABD şehrinde yaz aylarında daha yüksek oranlarda olmak üzere, hırsızlık ve silahlı şiddet olaylarında uzun süredir devam eden mevsimsel bir kalıp görülüyor.

Chicago’da ortalamadan 10 derece daha yüksek olan sıcaklıklar, 2012’den 2016’ya yüzde 33,8 yükselen silahlı olay oranıyla ilişkilendirildi.

gezegen kriz

Columbia Üniversitesi’nde yer ve çevre bilimleri bölümünden yardımcı profesör James Hansen, söyle diyor:

“Daha yüksek sıcaklıkların daha fazla kişilerarası ve gruplar arası şiddete yol açtığına dair empirik kanıtlar var. Bu, mantıklı: İnsanlar rahatsız edici derecede sıcak koşullarda daha kolay öfkeleniyorlar.

Bunu düşünceyi irdeleyen bazı araştırmacılar, artan şiddetin iklim tartışmasının daha büyük bir parçası olması gerektiğini düşünüyor.

Iowa Eyalet Üniversitesi’nden psikoloji profesörü Craig Anderson, şiddetin yerel ve küresel iklim değişikliği gündemlerine eklenmesi gerektiğine inanıyor. Enflasyon Azaltma Yasası gibi yeşil inisiyatifler ve politikaların da, şiddeti yalnızca bir şehir düzeyinde değil, daha geniş çapta da azaltacağını savunuyor:

İklim değişikliğiyle mücadele, terörizm ve savaş da dahil olmak üzere, gelecekte gruplar arası şiddet olasılığını azaltacaktır.

Uluslararası insan hakları grupları, iklim değişikliği ve şiddet arasındaki bağlantıyı ciddiye alıyor.

UNICEF’in Nisan ayında ev sahipliği yaptığı bir etkinliğin odak noktası, çocuk yaşta evlilik ve işçiliğe ilişkin olarak çocuklara yönelik şiddetin itici gücü olarak iklim değişikliğiydi.

Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Konseyi’nin Haziran ayındaki 50’inci oturumu sırasında bir panelde, iklim değişikliği ile kadınlara ve kız çocuklarına yönelik şiddet arasındaki ilişki tartışıldı.

İklim krizinin şiddeti artıracağı konusunda uzmanlar arasında fikir birliği olsa da bazı uzmanlar, iklim değişikliği ile şiddet içeren suçlar arasındaki bağlantının, gelir eşitsizliği ve polis faaliyetleri gibi diğer faktörlere göre ikincil olduğunu düşünüyor ve bu da şu soruyu gündeme getiriyor: İnsanların harekete geçmesi için hangi iklim etkilerinin vurgulanması gerekiyor?

Northwestern Üniversitesi’nden araştırmacı Ryan Harp, “Şiddet kısmı önemli, ancak iklimin insan sağlığı üzerindeki daha geniş etkilerinin nispeten küçük bir kısmı” diyor ve insanların sağlık gibi somut iklim etkilerine odaklanan konuşmalara daha ilgiyle yaklaşacağını düşünüyor:

“Daha geçen ay Avrupa’da iklim değişikliğinin şiddetlendirdiği aşırı sıcak dalgası binlerce insanı öldürdü. İklimin yiyecek ve su varlığı veya sıtma, Batı Nil virüsü ve Lyme hastalığı gibi böceklerin taşıdığı hastalıkları üzerindeki etkilerinden bahsetmiyorum bile. İklim değişikliği tartışmalarını bunun gibi somut örnekler üzerinden yönlendirmek hayati önem taşıyor.”

Ancak on yıldan fazla bir süredir meslektaşlarıyla iklim değişikliği ve şiddet içeren davranışlar arasındaki bağlantı üzerine yazan Anderson, şiddet bileşeninin öncelikli olması gerektiğini düşünüyor; hatta iklim değişikliğiyle mücadelenin suçla mücadeleye eşit olduğunu öne sürüyor.

“Bu konuda endişesini dile getiren tek kişi ben değilim. Yirmi yıl kadar önce, emekli generaller, amiraller ve diğer yüksek rütbeli subaylardan oluşan büyük bir düşünce kuruluşu, küresel ısınmanın gelecekte ABD ordusu üzerinde yaratacağı zorluklar hakkında bir rapor yayınladı ve bu rapor, kolayca daha büyük savaşlara dönüşebilecek bölgesel askeri çatışmaların sıklığındaki olası artışlarla ilgili endişeleri içeriyordu.”

Anderson,  iklim değişikliği ve şiddet arasındaki korelasyonun gelir seviyeleri, coğrafi konum ve diğer kişisel koşullar arasındaki korelasyonla  tutarlı olduğunu, aşırı hava olaylarının toplumda istikrarsızlık yaratabileceğini ve bunun da şiddete yol açabileceğini savunuyor: “Bu nedenle hızlı küresel ısınma nedeniyle herkes zaten daha fazla şiddet riski altında.”

Ancak tüm uzmanların hemfikir olduğu bir şey var: İklim değişikliğini yaratan kriz düzeltilmelidir. Miles-Novelo, aksi takdirde şiddete izin veren koşulların daha fazla sayıda insan tarafından deneyimleneceğini belirtiyor:

İklim değişikliğiyle mücadele, gezegenimizle ve onu paylaştığımız herkesle etkileşimlerimizi, sistematik ve bütünsel olarak değiştirmek anlamına geliyor.

 

İlginizi çekebilir

Comments

Comments are closed.