Ekolojiİklim KriziManşet

Hava kirliliği ve iklimle ilgili çaba gösteren ülkeler hangileri, Avrupa ne yapıyor?

0

Küresel İklim ve Sağlık İttifakı (GCHA), hangi ülkelerin ulusal iklim planlarına hava kalitesini dahil ettiğini araştırdı. Buna göre, özellikle G20 ülkeleri hava kirliliğini iklim planlarına entegre etmekte başarısız olduğu görülüyor.

Araştırmada 170 ülkenin ulusal olarak belirlenmiş katkılarına (NDC’ler) – iklim değişikliğiyle mücadeleye yönelik ulusal planlarına – bakıldı ve bir “temiz hava puan kartı” oluşturuldu.

Temiz Hava Fonu‘nun sağlık başkanı Nina Renshaw, araştırmayla ilgili “Hava kirliliği, halk sağlığı ve iklim değişikliğinin bağlantı noktasında yer alıyor, ancak pek çok ülke hâlâ temiz hava ve iklim eyleminin sağlık açısından faydalarından yararlanamıyor. Bu, kalp hastalığı, felç, akciğer kanseri ve astımdan musdarip insanların sayısını önemli ölçüde azaltacak olan daha iyi hava kalitesinden mahrum kaldıkları anlamına geliyor” dedi. Renshaw tüm bu koşulların hava kirliliğinden kaynaklandığını veya sorunu kötüleştirdiğini de ekledi.

Hava kirliliğinin en büyük kaynağı fosil yakıtlar. Orman yangınları, seller, kuraklık gibi “büyük” olayların yanında , daha sinsi bir tehlike olsa da milyonlarca kişinin hayatını olumsuz etkiliyor, her yıl binlerce kişinin ölümüne neden oluyor.

Düşük ve orta gelirli ülkelerin havası daha temiz

Guardian‘ın aktardığına çalışmanın bulguları özetle şöyle:

Kolombiya ve Mali, GCHA’nın Temiz Hava NDC sıralamasında 15 üzerinden 12 puan alarak üst sıralarda yer alıyor. Kolombiya’nın NDC’leri, hava kalitesi önlemleri yoluyla solunum sistemi sağlığının korunmasının önemini kabul ediyor. Partikül madde ve nitrojen oksitler de dahil olmak üzere çok sayıda hava kirletici maddeyi tasnif eden ve  siyah karbonu yüzde 40 oranında azaltma hedefi koyan Kolombiya, özellikle bisiklet paylaşımına yönelik planlarla hava kirliliğine neden olan sektörleri tarım, elektrik üretimi, sanayi ve ulaşımı olarak belirlemiş.

Mali de bunların çoğunu doğru yapıyor. Batı Afrika ülkesi, siyah karbonun olumsuz sağlık etkilerine ve PM2.5’in kardiyovasküler ve solunum sorunlarına yol açabileceğine dikkat çekiyor. Ülkenin NDC’lerinde ayrıca pestisitlere bağlı hava ve su kirliliğini azaltmaya yönelik bir fiyat etiketinden de bahsediliyor . Ayrıca hava kalitesindeki iyileştirmelerin 2030 yılına kadar 2,4 milyon erken ölümü önleyebileceği belirtiliyor.

Fildişi Sahili, Nijerya, Pakistan ve Togo gibi temiz hava puanı yüksek diğer ülkeler gibi Mali’de de hava kirliliğinden ölüm oranı 100.000 kişi başına 80 ölümün üzerinde. GCHA, bunun, bu ulusların hava temizleme planlarını hayata geçirmelerine yardımcı olmak için daha fazla finansmana ihtiyaç duyulduğunu gösterdiğini söylüyor.

GCHA’ya göre iklim planlarında hava kalitesi hususlarını yansıtan ülkelerin çoğu Küresel Güney’de bulunuyor. Ancak Avrupa’da iki ülke; Arnavutluk ve Moldova, hava kalitesi açısından Avrupa’da en üst sıralarda yer alıyor.

Arnavutluk, başta Tiran olmak üzere tüm şehirlerde kötü hava kalitesinin kalp-damar ve solunum koşulları üzerindeki etkisine dikkat çekiyor. NDC’leri, hava kirliliğiyle mücadelenin yanı sıra iklim eylemini de içeren Batı Balkanlar için AB Yeşil  Mutabakatı’na atıfta bulunulurken, tarım ve atıklara yönelik sektöre özel tedbirler de zikrediliyor.

Avrupa alt sıralarda

NDC’lerini tek blok halinde sunan Avrupa Birliği (AB) de dahil olmak üzere diğer Avrupa ülkeleri ise sıralamanın daha altlarında yer alıyor.

AB, taahhütlerine birçok hava kirletici maddeyi dahil etmesine rağmen, hava kirliliği, sağlık ve iklim eylemi arasındaki bağlantıyı açık bir şekilde ortaya koymakta başarılı değil. Bu nedenle de Kanada ve Çin gibi yüksek puan alan G20 ülkelerinin gerisinde kalıyor .

GCHA politika lideri Jess Beagley, “Temiz Hava NDC Puan Kartı”nın fosil yakıtların kaçınılmaz olarak aşamalı olarak ortadan kaldırılmasını geciktirmenin insani maliyetini doğruladığını söyledi: “Küresel kirleticilerin başlıcaları olan G20 ülkelerinin hava kalitesi hususlarını NDC’lerine dahil etmeleri hayati önem taşıyor, ancak hiçbir G20 hükümeti yarım puan bile alamadı; bu, iklim ile hava kalitesi arasındaki bağlantıların tanınmadığının veya eyleme geçme isteğinin bulunmadığının göstergesi . ”

Endonezya ve Suudi Arabistan ise sırasıyla bir ve sıfır puanla puan kartında en düşük sırada yer alıyor.

İklim kampanyacıları bu yıl ilk kez iklim ve sağlıkla ilgili özel gündemli bir gün belirleyen COP28‘i bu konuyu ele almak için mükemmel bir zaman olarak görüyor.  Küresel İklim ve Sağlık İttifakı‘nın genel müdürü Jeni Miller, “Bu aralık ayında, COP28 başkanı hava kirliliğini kesin bir şekilde gündeme alma ve hava kalitesini iyileştirmek için ulusal taahhütleri ve uluslararası finansmanı harekete geçirme fırsatına sahip. Zirvenin ilk ‘sağlık COP’u olma taahhüdü, konferansın iklim ve sağlık arasındaki bağlantı noktasındaki en somut sorunlardan biri olan hava kirliliğiyle mücadelede önemli bir ilerleme sağlamaması durumunda boş bir söz olarak ortaya çıkacak” değerlendirmesi yaptı.

Temiz bir hava solumak için  fosil yakıtların yakılmasına tamamen son verilmesinin şart olduğunu belirten Miller, spekülatif karbon yakalama teknolojilerinin de insanların sağlığına yardımcı olmayacağına dikkat çekti.

Daha spesifik olarak ise kampanyacılar, hava kalitesi taahhütlerinin, ilk Küresel Durum Sayımı ve zirvenin nihai anlaşması da dahil olmak üzere, müzakerelerin temel direklerine dahil edilmesini istiyor .

Hava kalitesi grupları, COP28 Başkanı ve Abu Dabi Ulusal Petrol Şirketi’nin CEO’su olan Dr. Al Jaber’e bir mektup yazarak onu iklim zirvesi sırasında hava kirliliğine odaklanmaya çağırdı.

Kategori: Ekoloji

İlginizi çekebilir

Comments

Comments are closed.