Editörün SeçtikleriKültür-SanatManşetYaşam

Günlük hayatınızdaki nesnelere hiç bu gözle baktınız mı?

Günlük hayatımızda kullandığımız nesnelere yalnızca işlevleri üzerinden anlam yüklemeye yatkınız. Halbuki farklı bir pencereden bakıldığında Kürt böreği karla kaplı dağlara, bulaşık teli kuş yuvasına, tırnak makası ise kuyruklu bir piyanoya dönüşebilir.

BARK THE PROJECT işte tam bu noktada devreye giriyor. Kullanılan figürler ve çizimler ile desteklenen eğlenceli senaryolarda nesnelere yaratıcı anlamlar yükleniyor.

Projenin mimarları evli bir çift: Ali Bark ve Elif Bark. Faruk Yılmaz isimli arkadaşları ise Instagram hesabı üzerinden yayınlanan fotoğrafların düzenlenmesinde yardımcı oluyor. Çiftin bir de henüz altı aylık olan bebeği var. O da şimdilik oyuncaklarıyla katkı sunuyor.

‘Mesleğim gereği iş aletlerine ilgim var’

Ali Bark uçak bakım teknisyeni, Elif Bark da rehber öğretmeni olarak çalışıyor. Hobi olarak böyle bir projeye başladıklarını belirten Ali Bark, fikrin ortaya çıkışını Yeşil Gazete’ye şu sözlerle anlattı:

“Mesleğim gereği iş aletlerine ilgim var. Bir gün elimde İngiliz anahtarı varken onu alien karakterine benzettim. Sonrasında da bu fikir hoşuma gitti ve diğer nesnelere de farklı gözle bakmaya başladım. Bakış açısı değiştikçe nesneler de kendiliğinden şekil değiştirmeye başlıyor zaten.”

‘Evin her tarafını karıştırıyoruz’

Fikirleri nasıl bulduğunu anlatan Ali Bark, “İlk başta denk geldikçe bir şeyler üretiyorduk. Şimdi evin her tarafını karıştırıyoruz. Şundan ne olur, bundan ne olur diye soruyoruz. Bazen de gündelik hayattan bir fikir buluyoruz. Örneği dağcılık nasıl gösterilir diye düşünüp Kürt böreği fikrini bulduk. Bazen de insanlar fotoğraf çekiyor ve bize gönderiyor. Kızımın oyuncaklarını da kullanıyoruz. Açıkçası bazen ona oyuncak bakarken bir bakıyorum kendim için figür bakmaya başlamışım” ifadelerini kullandı.

‘Pandemiyle birlikte daha aktif üretime geçtik’

İlk fotoğrafı yedi yıl önce paylaştıklarını belirten Ali Bark, uzun bir süre paylaşım yapmadıklarını ancak pandemiyle birlikte evde daha fazla vakit geçirmeye başladıklarında yeniden aktif üretim yapmaya geçtiklerini söyledi.

Elif Bark ise ilk çalışmalarında daha çok çizimlerle nesneleri bir araya getirdiklerini söyledi. Kendisinin de çizim aşamasında yardımcı olduğunu aktaran Bark, daha sonradan çizim yerine figürlerle kompozisyon oluşturmaya başladıklarını aktardı. İkisi de figürlerin şu anda insanlar tarafından daha fazla ilgi gördüğünü düşünüyor.

Nesne sanatının bir uzantısı

Çiftin hobi olarak yaptıkları başladıkları bu proje, literatürde “object art” dallarından biri olarak biliniyor. Bir başka deyişle nesne sanatının bir uzantısı. Japonya doğumlu Tatsuya Tanaka, bu akımın en bilinen isimlerinden ve milyonlarca takipçisi var.

Tanaka kendisini minyatür ve mitate sanatçısı olarak tanımlıyor. Japoncada ‘mitate’, bir nesnenin alışılmış olmayan bir şekilde algılanması, anlamını ve deneyimini yenilemek için bir nesneyi başka bir şeymiş gibi tasarlamak anlamına geliyor.

‘Figürlerin üretimine başlayacağız’

Pandemide yaptıkları projeyi daha ciddiye almaya başladıklarını belirten Elif Bark, “Devam ettirmek istiyoruz. Neden biz de Tanaka gibi bir sergi açmayalım ki? Her ne kadar yiyecekleri yemiş olsak da çizimlerin hepsini saklıyoruz” dedi.

Çift şu anda üretimlerini oturma odasında ayırdıkları bir çalışma masasında yapıyor. Ancak ilerleyen günlerde işleri daha da ileriye taşımak istiyorlar. Ali Bark bu amaçla yeni bir 3D yazıcı aldıklarını ve figürlerin üretimini de kendileri yapmaya başlayacaklarını söyledi.

BARK THE PROJECT tarafından hazırlanan yaratıcı kompozisyonların tamamına Instagram sayfası üzerinden ulaşmak mümkün.