ManşetYerel

Gırgır ve Trol ağlarıyla balık avcılığına kapatılan Adalar Bölgesi’nde sular durulmuyor

Geçen balık sezonunda yasak bölgede avlanan bir Gırgır Reisi ile Sahil Güvenlik Komutanlığı denetçileri arasında adli makamlara kadar yansıyan gerginlik bu kez de bir Kıyı Balıkçısı ile Gırgır Reisi arasında yaşandı.

5...

Slow Food, Fikir Sahibi Damaklar’dan edinilen bilgiye göre olay 6 Ocak 00:00 sularında, Büyükada ile Sedef Adası arasında gerçekleşti. Sedef Adası vapur iskelesi civarında avlanmakta olan Kıyı Balıkçısını önce sözle taciz eden Gırgır Reisi, bu tacizin ardından iddialara göre sahibi olduğu 20 metrelik gırgır kayığını 7 metrelik balıkçı kayığının üzerine sürmek ve ağ kurşunlarını fırlatmak sureti ile kıyı balıkçısını batırmaya teşebbüs etti.

Saldırıdan ancak ağlarını denizde bırakarak kaçabilen kıyı balıkçısı Büyükada Polis Merkezi Amirliği’nde gırgır reisinden şikayetçi oldu. Kıyı Balıkçısı Deniz Recep Değirmenci, polis merkezinde doldurduğu “Deniz üzerinde trafik güvenliğini tehlikeye sokma” konu başlıklı şikayetçi-şüpheli ifade tutanağını daha sonra sosyal medya hesabından da paylaştı.

5

Kıyı balıkçısının Adalar, Gırgır Reisinin ise Poyraz kayığı olduğu da gelen bilgiler arasında.

Adalar Bölgesi neden önemli?

Bölge bir mera olarak görülüyor. Biyolojik koridor olarak tabir edilen İstanbul Boğazı’nın Marmara ağzında balıkların kışlayabileceği, göçerken dinlenebileceği ve bereketle üreyebileceği özel bir mera olarak son tebliğ döneminde gırgır ve trol ağları ile avcılığa yasaklamış; sadece ve sadece küçük ölçekli kıyı balıkçılarına izinli olarak yasa düzenlemişti.

Adalar'da trol ve gırgır teknelerine yasak olan bölge

Adalar’da trol ve gırgır teknelerine yasak olan bölge

 

Geçen yıl, gene aynı dönemde, ais sistemi ile kaydı takip edilebilen otuzun üzerinde Gırgır Kayığının bölgede avcılık yaptığı kıyı balıkçılarınca belgelenmiş ve balıkçılar arasında infiale sebep vermişti. “Denize kürtaj yaptılar” diye isyan eden Adalar Bölgesi Kooperatif başkanları durumun azalan ve artan ancak bir süreklilik içerisinde devam ettiğini bildirmişlerdi. Şikayetler üzerine bölgeye gelen denetçilerle gırgır reisleri arasındaki gerginlik ise gelecek için fevkalade karanlık ihtimallerin öncüsüydü.

Denizlerimiz bereketini yitiriyor

Slow Food, Fikir Sahibi Damaklar geçen sezon ve dün sabaha karşı yaşanılan bu gerginliklerin buzdağının sadece görünen kısmı olduğuna dikkat çekiyor. Sucul hayatın yokolduğu sularımızda ölçüsüz, denetimsiz kalan avcıların ve hak ettiği fiyatı pazarda bulamayan, dolayısıyla balıkçısını beslemeyen av mahsulünün durumu bu noktaya getirmesi elbette şaşırtıcı değil.
İstanbul bölgesi başta olmak üzere tüm denizlerimizde bir denetim zaafiyeti olduğuna dikkat çeken Slow Food, Fikir Sahibi Damaklar; sucul hayatta gözlenen hazin çöküşün, balıkçıların belki de canına mal olacak kavgalarına kadar uzanacağına dikkat çekiyor.

2016-2020 tebliğ dönemi için çalışmaların başladığı bu günlerde, Yeşil Gazete olarak biz de Fikir Sahibi Damaklar’ın görüşünü tekrar etmek isteriz: “Denizlerimiz denetimsiz, yasadışılık cezasız, ceza adaletsiz olduğu sürece ne sucul hayatın bekası sağlanabilir, ne denizde, ne de karada dirlik!”

Zira ya hep beraber, ya hiçbirimiz!

 

(Yeşil Gazete)

Kategori: Manşet