Manşetİfade ÖzgürlüğüTürkiye

Gezi’nin mahkeme heyetinden tek karşı oy: Kanıt yok, dinlemeler hukuksuz, beraatlerine…

0

Gezi Davası’nda Osman Kavala için ağırlaştırılmış müebbet, Mücella Yapıcı, Çiğdem Mater, Hakan Altınay, Mine Özerden, Can Atalay, Tayfun Kahraman ve Yiğit Ali Ekmekçi’ye de 18’er yıl hapis cezası veren hakim heyetinden üye hakim Kürşad Bektaş karara şerh düştü. 

Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası, TCK‘de idam cezasının yerine getirilen en ağır ceza.

Bire karşı iki üyenin oyu ile alınan kararda, hâkim Bektaş dava dosyasında yeterli somut delilin bulunmadığına dinlemelerin hukuksuz yapıldığına işaret ederek sanıkların beraatine ve Osman Kavala’nın tahliyesine karar verilmesini istedi.

Tutuklamalara karşı da oy kullanan Kürşad Bektaş, şu görüşleri paylaştı:

‘Yasa dışı dinlemeden başka delil yok’

“Dosya içeriğinde dinleme kayıtlarından başka delil bulunmadığı, ilk dinleme kararının 18/06/2013 tarihinde Türk Ceza Kanunu’nun 220. Maddesinde düzenlenen “Suç işlemek amacıyla örgüt kurma” suçuna ilişkin olarak alındığı, TCK 312. Maddesi kapsamında “hükümete karşı suç” suçundan alınan dinleme kararı olmadığı, daha sonra dinlemenin uzatılması talep ve kararlarında ayrıca TCK 312. Maddesinin eklendiği, ancak bu suçun bu tarihlerde Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 135/8 maddesinde sayılan ve yasal dinlemeye konu suçlardan olmadığı…

Kanuna ve hukuka aykırı delil

Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlardan” “hükümete karşı suç” suçunun 2 Aralık 2014 tarihinde 5271 sayılı CMK’da yer alan dinleme kapsamındaki suçlara eklendiği, bu tarihten sonra alınan bir dinleme kararının da bulunmadığı, kanuna ve hukuka aykırı delil niteliğinde bulundukları, CMK 206/2-a 217/2, 23001-b maddeleri doğrultusunda yapılan değerlendirme ve yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre dosyadaki dinleme kayıtlarının yasak delil mahiyetinde olduğu, sanıkların kanuna aykırı dinleme kayıtlarına karşı beyanları da yasak delile dayandığından hükme esas alınamayacağı, aksi kabul edilse dahi, dinleme kayıtlarını destekleyen somut kanıtlar olmadığı ve tek başına dinleme kayıtlarının sanıkların üzerine atılı suçlardan mahkumiyetlerine yeter olmadığı anlaşılmış olup,

‘Sanıkların beraati, Kavala’nın tahliyesi ve diğer sanıkların tutuklanmamasına…

Sanıkların üzerlerine atılı suçlardan cezalandırılmalarına yeter her türlü kuşkudan uzak, somut, kesin ve inandırıcı başkaca delil de bulunmadığından beraati, tutuklu sanık Osman Kavala’nın tahliyesi ile diğer sanıkların tutuklanmaması gerektiği görüşündeyim.”

Avrupa Konseyi ne yapacak?

Bir süredir özellikle AKP kulislerinde Gezi davası hakkında AİHM ve Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nin derhal tahliye talebinin yerine getirilmemesinin ağır sonuçlar doğurmayacağı, sanıkların bir an önce “hükümlü’ hale getirilmesiyle konunun soğutulacağı konuşuluyordu. İddiaları doğrular şekilde hem Kavala hakkında mahkumiyet kararı verildi hem de diğer Gezi sanıklarına.

Ancak hükümlü hale gelmeleri ya da bu hükmün kesinleşmesi de yaptırım sürecini durdurmayacak. Çünkü, AİHM ve Bakanlar Komitesi, Türkiye’den hak ihlali doğuran bu davanın bütün sonuçlarıyla ortadan kaldırılmasını istedi.

Tutuklu olduğu casusluktan beraat, tutuklu olmadığı darbe’den müebbet

Osman Kavala’nın daha önce “hükümeti düşürmek ve darbe” suçlamalarından beraatine karar verilmesine rağmen cezaevinde tutulmasını sağlayan casusluk suçlaması için beraat kararı verildi. Bu suçlama sayesinde Kavala’nın bugüne kadar cezaevinde tutuluyordu. 

Tüm duruşmalara katılan sanıklar için de “kaçma şüphesi” gerekçesiyle tutuklama kararı verildi. 

Kategori: Manşet

İlginizi çekebilir

Comments

Comments are closed.