ManşetTarım-Gıda

“GDO 2.0” Avrupa piyasasına girmeye hazırlanıyor

Deirdre Fulton tarafından Common Dreams‘te yayımlanan haberi Yeşil Gazete gönüllü çevirmeni Çiğdem Külekçioğlu Houdin‘in çevirisiyle sunuyoruz.

***

Yeni teknikleri mevcut yasal düzenlemelerden muaf tutma çabası kapıdan kovulan genetik modifikasyonu bacadan sokma çabasından başka bir şey değildir.

tomatoeswhoa

Eğer biyoteknoloji şirketleri istediklerini elde eder de “GM 2.0” işlemi halihazırda mevcut modifikasyon yasalarından muaf tutulursa “genetiğiyle oynanmış ürünlerin gittikçe artan bir kısmının gıda, sağlık ve çevreye olan potansiyel etkileri asla değerlendirmeye alınmayacak”. (Foto: stumayhew/flickr/cc)

Biyoteknoloji lobisi Avrupa ülkelerindeki yasal düzenlemelerin radarından kaçacak bir saldırıyı sahneye koymakta: Brüksel merkezli Avrupa Ortak Gözlem Grubu(Corporate Europe Observatory-CEO)nun yeni bir raporuna göre lobi; çevreyi, gıda güvenliğini ve tüketicinin seçim yapma hakkını etkileyecek yeni genetik modifikasyon tekniklerinin varolan yasalardan muaf tutulması için uğraşıyor.

Bu şekilde, Bayer, BASF, Dow Agrosciences ve Monsanto gibi büyük kimyasal tarım şirketleri Avrupa’nın genetiğiyle oynanmış organizmaların sağlık ve çevresel risk değerlendirmelerini ve hatta etiketlemesini talep eden, görece katı yasal düzenlemelerini alt etmeye çalışıyor. Buna ilaveten, 2015 yılından beri Avrupa Birliği üyesi devletler genetiğiyle oynanmış ürünlerin kendi ülke sınırları içinde yetiştirilmesini de yasaklama hakkına sahipler: 19 hükümet topraklarının bir kısmı veya tamamında genetiği değiştirilmiş mahsullerin yetiştirilmesini yasaklamış durumda.

Ancak, 2001 yılında Avrupa’da genetiği değiştirilmiş ürünler ile ilgili yasa yürürlüğe girdiğinden beri yeni genetik mühendisliği teknikleri ortaya çıktı. Şimdi de Biyoteknoloji endüstrisi, sadece Avrupa Birliği’ne yönelik bir lobi faaliyeti aracı oluşturdu: Yeni Yetiştirme Teknikleri Platformu (New Breeding Techniques (NBT) Platform). Bu platformun görevi Avrupa Komisyonu’nun “GM 2.0” teknikleri konusunda henüz karara bağlanmamış pozisyonunu etkilemek. Komisyonun kararı gelecek ay tebliğ edilecek.

Avrupa Ortak Gözlem Grubu, durumu “NBT Platformu yeni genetik modifikasyon tekniklerini, ‘genetik mühendisliği’nden farklı gözüksün diye ‘yeni yetiştirme teknikleri’ adı altında yeniden piyasaya sürüyor.” diye açıklıyor: “Başarısız da değiller: Avrupa Komisyonu ve diğer düzenleyici organlar konuyla ilgili haberleşmelerinde bu terimi tamamıyla kanıksamış gözüküyor.”

Greenpeace, 2015 yılı sonlarındaki ilke toplantısında  “Ancak bu çaba, genetik modifikasyonu bacadan sokma çabasından başka bir şey değil,” diyerek uyardı.

Aslında, Greenpeace ve yedi başka örgüt Avrupa Birliği Sağlık ve Gıda Güvenliği Komisyonu’na geçtiğimiz ay bir açık mektup yazdı:

Yayılmacı metodlarla genomlar üzerinde yapılan oynamalar beklenmeyen ve öngörülemeyen sonuçlar doğurabilir. Mesela,  aynı türe ait genleri kullanarak gerçekleştirilen bir genetik mühendisliği metodu olan “cisgenesis”, son tahlilde bir çeşit genetik mühendisliğidir. Bu nedenle de genetik mühendisliği işleminin kaçınılmaz sonucu olarak tahmin edilemeyen ve öngörülemeyen sonuçlar doğurmaya açıktır. DNA makasları (nükleaz) gibi bitki ve hayvanların genetiğiyle oynamak için kullanılan yeni teknikler ve gen düzenlemesine müdahaleler kaygıları artırmaktadır.

Buna ilaveten, Komisyon tarafından değerlendirilen oligonükleotit, yönlendirilmiş mutajenez, agroinfiltration, Çinko-Parmak Nükleaz gibi tekniklerin “Avrupa Birliği’nin genetik modifikasyona uğramış organizmalarla ilgili yasal düzenlemelerinden kaçmak için bilinçli olarak geliştirildikleri” belirtiliyor Avrupa Ortak Gözlem Grubu tarafından.

Avrupa Ortak Gözlem Grubu, biyoteknoloji endüstrisi lobisinin Avrupa Birliği karar mercilerine 2013 yılında gönderdiği bir belgeye atıfta bulunarak bu belgenin biyoteknoloji endüstrisinin amacının yeni genetik modifikasyon teknikleri geliştirmek olduğunun en bariz kanıtı olduğunu belirtiyor: “Bu teknikler genetiği değiştirilmiş organizmalara karşı Avrupa’daki fiili moratoryuma cevaben geliştirildi.”

Eğer biyoteknoloji şirketleri istediklerini elde eder de “GM 2.0” işlemi mevcut genetik modifikasyon yasalarından muaf tutulursa, “genetiğiyle oynanmış ürünlerin gittikçe çoğalan bir kısmının gıda, sağlık ve çevreye olan potansiyel etkileri asla değerlendirmeye alınmayacak,” diye yazdı Greenpeace Avrupa Birliği gıda politikaları yöneticisi Franziska Achterberg. “Üstelik etiketlenmeyecekler. Böylece Avrupalı tüketiciler, çiftçiler ve yetiştiricilerin bu ürünlerden kaçınması için bir yol kalmayacak.”

Bununla beraber, Avrupa Ortak Gözlem Grubu’nun belirttiği üzere, “yeni genetik modifikasyon tekniklerinin varolan yasal düzenlemelere tabi olması gerekliliği hukuksal olarak son derece açık.”

Greenpeace de aynısını tekrarlıyor: “Genetik değişikliğe uğramış organizmalarla ilgili yasal düzenlemeler oluşturulma amaçlarına uygun olarak yorumlanmalı ve dolayısıyla genomları direkt olarak değiştiren tüm modern biyoteknoloji işlemlerini kapsamalıdır. Aksi takdirde, Avrupa Birliği vatandaşlarını yüzüstü bırakmış olur.”

 

Haberin İngilizce Orijinali

Yazı: Deirdre Fulton

Yeşil Gazete için çeviri: Çiğdem Külekçioğlu Houdin

(Yeşil Gazete, Common Dreams)

Kategori: Manşet