İklim KriziManşet

Eylül ayının henüz ilk haftalarında Grönland’daki buzullar rekor düzeyde eridi

0
ABD Ulusal Kar ve Buz Veri Merkezi, 15 Ağustos'ta Grönland’da 3 bin 216 metre yüksekliğindeki bir bölgeye birkaç saat boyunca yağmur yağdığını bildirdi. ( Esin Eşkinat Sayılgan - Anadolu Ajansı )

NASA ve Amerikan Ulusal Kar ve Buz Veri Merkezi (NSIDC) verilerine göre bu yıl Eylül ayının ilk günlerinde Grönland‘daki buzullarda  daha önce eylül ayında görülmemiş boyutta erime gerçekleşti.

Atlas Okyanusu ile Arktik Okyanusu arasında yer alan Grönland’daki buzulların erime süreci normal koşullarda Mayıs ayında başlayıp Eylül’de duruyor, ancak bu yılın eylül ayında olağan dışı bir durum yaşandı.

3 Eylül’de buz tabakasının 592 bin kilometrekaresinde erime meydana geldi.

Bu, 2022’deki ikinci en büyük ve kayıtların tutulmaya başlanmasından bu yana herhangi bir eylül ayı için kaydedilmiş en büyük erime.

Bu büyüklükteki erime olayları eylül ayında pek olası değildir, çünkü mevsimsel sıcaklıklar genellikle güneş ışığı saatleri azaldıkça düşer.

Bu yoğunlukta bir erimenin benzerinin daha önce görülmediği belirtilen NSIDC raporunda, normalde yaz ortasında gözlemlenen erimenin eylül ayında yaşandığına vurgu yapıldı:

“2 ile 5 Eylül tarihleri arasında Grönland’da bir geç sezon sıcak dalgası ve erime olayı meydana geldi. Erime, 3 Eylül’de zirveye ulaştığında, buz tabakasının yüzde 36’sına tekabül eden 600 bin kilometrekaresinde yüzey erimesi gerçekleşmişti.”

Ciddi bir iklim değişikliği uyarısı

Boğaziçi Üniversitesi İklim Değişikliği ve Politikaları Uygulama ve Araştırma Merkezi Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Murat Türkeş, Antarktika’dan sonraki en büyük buzul kütlesi olan Grönland’da eylül ayının ilk günlerinde yaşanan rekor seviyedeki buzul erimesinin, ciddi bir iklim değişikliği uyarısı olduğunu ve pek çok ardışık olayla ilişkili olduğunu söyledi:

“Uzun zamandan beri Arktik bölgede ve Grönland’da kışın bile uzun süreli ortalamalardan yaklaşık 10, 15, 20 derece daha sıcak günlerin olduğu kayıtlara geçiyor. Bu sene eylül ayında yine rekor sıcaklıklar kaydedildi. Bunlar küresel ısınmanın daha ciddi yansımaları.”

Türkeş ayrıca, insan kaynaklı iklim değişikliği nedeniyle özellikle son 45-50 yıllık dönemde dünyadaki tüm buz kütlelerinin ve kalıcı kar örtülerinin eriyerek alansal ve hacimsel olarak küçüldüğünü de hatırlattı.

“Bu sene Kuzeybatı Afrika’dan başlayan, Batı Avrupa’yı, Arktik bölgenin bir bölümünü ve Grönland’ı da içeren bölgede sıcak bir yaz yaşandı. Bu beklenmedik bir erime ve ciddi bir iklim değişikliği uyarısı. Yaklaşık 40-45 yıllık dönemde Grönland buz kalkanı dahil Arktik buzul alanlarında kar-buz oluşum ve erime dengesi bozuldu ve tutan buzdan daha fazla buz kaybı gerçekleşti.”

Avrupa’daki sıcak dalgaları buzulları da etkledi

Özellikle bu yaz Avrupa kıtasında hissedilen sıcak dalgalarının olduğunu Arktik bölgesini de etkilediğini anlatan Türkeş şöyle devam etti:

“Gelecekte sadece ortalama sıcaklıklar değil, en yüksek ve en düşük hava sıcaklıkları ve yanı sıra sıcak hava dalgalarının sıklığı, şiddeti, süresi ve etki alanı artacak. Tabi kar-buz, buzul, permafrost, göl ve deniz buzlarında yaşanacak erime nedeniyle aslında ortalama deniz düzeyindeki yükselme, kıyısal taşkın ve erozyon, deniz ısı dalgaları, okyanus asitliği, önümüzdeki dönemde giderek daha fazla kendini hissettirecektir.”

Tüm buzullar eridiğinde…
İklim krizi: Hedefler gerçekleştirilirse dünyanın en büyük buz tabakası kurtarılabilir

Toplumsal ve ekonomik sonuçları da olabilir

Türkeş, bu sıcaklık artışının Arktik bölgedeki ekosistem, biyoçeşitlilik ve insanlar üzerinde de etkilerini şöyle anlattı:

“Daha sıcak su demek, okyanuslarda daha fazla karbondioksit birikmesi, okyanus asidinin artması demek. Daha az mikroorganizma, daha az mikro algler, fitoplanktonlar ve dolayısıyla oradaki beslenme zincirinin bozulması ve balıkçılığın zayıflaması anlamına geliyor. Arktik bölgede ve Grönland’da görülen olumsuz etkilerin toplumsal ve ekonomik sonuçları da olabilir.

Konu artık iklimden çıkıyor. Sosyo-ekonomik ve diğer doğal sistemler üzerindeki olumsuz etkilere dönüşüyor.

Ne yazık ki doğada sistem hiçbir zaman kendini bir yılda telafi edemiyor, çünkü yaşananlar birkaç yılın sonucu.

Grönland’ın ve Arktik bölgedeki deniz buzu kütle kayıplarının alansal ve hacimsel olarak toparlanması için ardışık birkaç yıllık görece soğuk ve yağışlı koşulların ortaya çıkması gerektiğini söyleyen Türkeş, sözlerini şöyle tamamladı:

“Öyle görünüyor ki bir süre daha o bölgeler uzun süreli ortalamalara göre çok daha sıcak olacak. Bu kötü bir haber.”

 

 

Kategori: İklim Krizi

İlginizi çekebilir

Comments

Comments are closed.