KadınLGBTİ+Manşet

EŞİK, ‘#YasalaraDokunmaUygula’ kampanyasını başlattı

Yüzlerce kadın ve LGBTİ+ örgütünün ve destekleyen karma örgütlerin bir araya gelerek oluşturduğu Eşitlik İçin Kadın Platformu (EŞİK), dün düzenlediği basın toplantısında son 11 yılda kadınların kazanılmış haklarına yapılan saldırıları ve buna karşı verilen mücadeleyi, bugün yayınladığı bir zaman çizelgesinde ortaya koydu.

Basın toplantısında kadın haklarına yönelik muhtemel yeni saldırılara karşı “#YasalaraDokunmaUygula” kampanyasını başlattığını da duyuran EŞİK, “İktidarın kazanılmış haklarımızı yok etme girişimlerine, muhalefetin kadınların ve taleplerinin yer almadığı çalışmalar yapmasına, hayatımız ve haklarımız üzerine pazarlık edilmesine izin vermeyeceğiz” dedi.

‘Her yasal düzenleme hak gaspıyla sonuçlandı’

Toplantı EŞİK gönüllüsü 150’ye yakın kadının katılımıyla, gazeteci Sevilay Çelenk’in moderatörlüğünde gerçekleşti. Toplantı, Anayasa’nın eşitlik ilkesine ve kadın haklarına aykırı pek çok girişimin adım adım hayata geçirildiğini ve bunlara karşı kadınların ve LGBTİ+’ların verdiği mücadeleyi gösteren zaman çizelgesinin paylaşılmasıyla başladı.

Toplantıda iktidarın her değişiklikte yasalara kadınlar aleyhine bir ibare eklediği, bu yüzden yasalara dokunma uygula kampanyası başlatıldığı belirtilerek, “Çünkü 6284’ü, İstanbul Sözleşmesi’ni, TCK ve Medeni Yasa’daki kadınlar lehine değişiklikleri kadınlar yaptı. Topluma düşen, yeni yasa değişikliklerini Meclis’e gelmeden durdurmak” ifadeleri kullanıldı.

Platform gönüllüsü Özgül Kapdan, kampanyanın pek çok faaliyetten oluştuğunu ve hazırladıkları zaman çizelgesine neden ihtiyaç duyduklarını bir örnekle açıkladı. Kamuoyunda çocuk cinsel istismarcılarına af tasarısı diye bilinen TCK 103’te yapılmak istenen değişikliğin 10 yılda örülen arka planını ve yasal mekanizmaların cinsiyet eşitsizliği yönünde nasıl aşındırıldığını anlattı.

Hukukta evrensel ilkeleri tersine işleten reformlar yapıldığı gibi, her yasal düzenlemenin hak gaspıyla sonuçlandığını belirten Kapdan, kampanyadan kastın yüzlerce kadının yaşadığı ve tanık olduğu eşitsizlikten kaynaklanan isyanıyla, geceli gündüzlü çalışarak, elinden ne gelirse ortaya koyarak, birlikte eyleme çabası, bir mücadele programı olduğunu belirtti.

‘Yasalarda sorun yok, sorun uygulanmamasında’

Avukat Hülya Gülbahar ise, Türkiye kadın hareketinin dünya tarihine geçecek bir mücadele verdiğini, çok ciddi yasal değişiklikler yapılmasını sağladığının altını çizerek şunları söyledi:

Yasalarımızda bir sorun yok. Sorun uygulanmamasında. AKP döneminde asla uygulanmadı. Kadınların yarattığı devlet içi mekanizmalar yok edildi. Kadın Bakanlığı’ndan kadın çıkarıldı, Kadının Statüsü Genel Müdürlüğü (KSGM) işlevsizleştirildi, değişik bakanlıklar içinde kurulan kadın birimleri kapatıldı. TÜİK verileri eksik, yetersiz, inandırıcı olmaktan çıktı. Sadece KSGM ve TBMM Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu’nda kadın adı kaldı. Bunların da kaldırılıp yerine ailenin konması ihtimal dahilinde. Şimdi hala var olan yasaların orasını düzelteceğiz, burasına bakacağız denilerek içleri boşaltılıyor.”

‘Aynı sancıları tekrar yaşamak istemiyoruz’

Gülbahar ayrıca, söz konusu politikalar sonucunda kadınların çalışma yaşamından çekildiğini, ev içi emeklerinin iyice karşılıksız kaldığını, can güvenliklerinin azaldığını kaydetti ve çocukla cinsel ilişki yaşının 12’ye kadar çekilmesinden 6284 sayılı şiddeti önleme yasasına ilişkin aleyhte gelişmelere, cinsel suçlarda somut delil aranmasından nafaka hakkının kısıtlanmasına kadar pek çok tehditten bahsetti:

Çocuk teslimi de nafaka da doğrudan kadın haklarıyla ilgili. TCK 103’e de evlilik yaşının 18 olarak belirlenmesine de karşı çıkan bir zihniyetin ürünü. 15 yaş altı çocuklara yönelik her türlü cinsel hareketi suç sayan ve rıza aranamayacağını belirten 103. maddede yapılan değişiklikler çok riskli idi. 12 yaş altı çocuklara cinsel istismarda daha fazla ceza veriyoruz denilerek, 12 yaş üstü çocuklarda rıza aramayı meşrulaştırmaya yönelik bir tuzak kuruldu. Şimdi de çocuk istismarcılarına af girişimleri ile çocuklarla evlilik ve cinsel ilişki yaşını 12’ye dek çekecek, evlilik halinde tecavüzü aklayacak yeni tuzaklar hazırlanıyor. Her yargı paketinde nefesimizi tutup sabahladığımız geceler oldu. Aynı sancıları 5. Yargı Paketinde de yaşamak istemiyoruz, o yüzden bu kampanyayı başlattık.”

‘Çocuğun üstün yararı değil icraya ödenen harç tartışılıyor’

Yazar Berrin Sönmez ise EŞİK’in, muhalefet partileriyle de görüştüğünü, yeni sistem arayışlarında kadınların ve taleplerinin de olması için çalıştıklarını kaydetti. Sönmez, gelecek yeni yargı paketinde en önemli konulardan birinin çocuk teslimi olduğunu söyledi ve şunları kaydetti:

Bu çocukla kişisel görüşme hakkı olarak isimlendiriliyor. Ama çarpıtılarak tersten ele alınıyor. Hakkın öznesi ebeveyn değil çocuk. Yani onun kişisel görüşme hakkı. Ama velayet genelde anneye verildiği için bu babanın hakkı gibi sunuluyor. Basına icralık çocuklar diye yansıtıp çocuk ağlamalarını mizansen olarak kullanıp bundan mağduriyet çıkarıyorlar. Çocuğun üstün yararı değil icraya ödenen harç tartışılıyor. Oysa daha önemli sorunlar var. Boşanma durumunda icra memuru, psikolog, polis olmadığı durumlarda kadınların ve çocukların can güvenliği tehlikeye giriyor. İcra harcı sorun yaratıyorsa o kaldırılabilir ya da görüşmeden sonra geri alınabilir hale getirilebilir. Burada önemli olan çocuğun hasar almadan görüşmesi, annesiyle birlikte can güvenliği olması. Bu konu il sulh komisyonlarına havale edilecek kadar basit bir konu değil.”

Eşitlik İçin Kadın Platformu, #YasalaraDokunmaUygula kampanyası yasama yılı boyunca sürecek. EŞİK tarafından hazırlanan zaman çizelgesine de buradan ulaşabilirsiniz.

More in Kadın