TürkiyeManşet

Ermeni Patrikhanesi: Kiliseler rant kaynağı olarak görülmesin

İnternetten bir sitede satışa çıkarılan kilisenin 1839’da yapılan Surp Krikor Lusavoriç Kilisesi olduğu ortaya çıktı. Ermeni din adamı Kerabaydzar Levon Zekiyan ve Patrikhane, kiliseyi satın alacak mali güçlerinin olmadığını belirterek, kiliselerin rant kaynağı olarak görülmesinden duydukları üzüntüyü dile getirdi. 

Internette verilen ilanda şu ifadeler yer aldı: “Bursa bölgesinde yer alan ve özel mülkiyet statüsüne geçmiş tarihi kilise satışa sunulmuştur. Bölgede yasayan Ermeni nüfusu için inşa edilen kilise, mübadele sonrası nüfusun ayrılması nedeniyle özel mülkiyete geçmiştir ve 1923 yılından itibaren bir süre tütün deposu, ardından da dokuma fabrikası olarak kullanılmıştır. UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne giren bir bölge içerisinde, bilinen bir konumda yer aIan kilise, lokasyonu itibariyle turistik amaçla değerlendirilebilir.” 

Daha önce de satışa çıkarılmıştı

Agos‘un aktardığına göre, kilise 2016 yılında  da “Ermeni Ortodoks Kilisesi” olarak çıkarılmıştı. O dönem yapılan araştırmalar sonucunda Setbaşı’ndaki kilisenin Ermeni Katolik Kilisesi olduğu belirlenmişti. 1923’ten sonra tütün deposu olarak kullanılan kilise ile ilgili olarak Bursa tarihi üzerine çalışan yerel araştırmacı Raif Kaplanoğlu’nun o dönem Agos’a verdiği bilgiye göre yapı, Setbaşı büyük ölçüde Ermenilerin yaşadığı bir semtti. 

Kiliseyi satışa çıkaran emlak firması ise mülkün şahıslara ait olduğunu, önce Bursa Yıldırım Belediyesi’ne başvurduklarını ancak belediyenin böyle bir mali gücü olmadığını beyan ettiğini  söyledi. 

Kilisenin orijinal hali.

‘Satın alacak gücümüz yok’

Türkiye Katolik Ermenileri Ruhani Önderi Kerabaydzar Levon Zekiyan Agos’a yaptığı açıklamada ilanı gördükten sonra emlak firması ile temasa geçtiğini söyledi. Zekiyan “Kiliseyi satın alma gücümüz ne yazık ki yok. Kilisenin kültürel bir mekan olarak kamusal bir işlevinin olması bizi rahatsız etmez. Yılda bir kere ayin yapmamıza izin verilmesini temenni ederiz. Konuyla ilgili olarak önümüzdeki günlerde bölgedeki yerel yetkililerle görüşmeyi planlıyorum” dedi.

Katolik Kilisesi kayıtlarına göre söz konusu kilise, 1839 yılında Başepiskopos Boğos Manuşyan’ın önderliği döneminde yaptırılan  Surp Krikor Lusavoriç Kilisesi. Kilise 1862 ve 1893’te kamuya açık bir bağış toplama faaliyeti  ile yeniden inşa edilmiş.. Tüm bu bilgiler, Peder Hovhannes Çerkeşliyan tarafından 1913 tarihli bir takvime kaydedilmiş. 

Patrikhane’den açıklama: Çok üzücü 

Türkiye Ermenileri Patrikliği de Bursa’daki kilisenin satışına dair bir açıklama yayınladı. Açıklamada “Kilise binalarının ticari bir meta olarak algılanmaları ve bazı kişiler tarafından bir rant kaynağı olarak görülmeleri bizim için çok daha üzücü bir durumdur” denildi.

Açıklama şöyle: 

“Cemaatimize ait kilise binaları geçmişte Osmanlı Padişah fermanlarıyla tesis edilmiş veya yine padişah fermanlarıyla yenilenmiş ve korunmuş oldukları bir gerçektir. Yurdumuzun kültürel zenginliğini teşkil eden ve cemaatinden yoksun kalmış kilise binalarını korumanın devletin ilgili kurumlarının uhdesinde olan bir görev olduğunu biliyoruz. Hepimizi sevindiren tarihi Ahtamar Surp Haç Kilisesi’nin onarılarak korunması bu görevin canlı bir tezahürüdür.

Devletimizin bu ve bunun gibi ibadethanelerin korunmasıyla ilgili gerçekleştirdiği çalışmalarda bulunduklarını biliyoruz.
İnsanların iman akçeleriyle bina edilmiş ve temelleri dualarla atılmış olan kiliseler, hangi durumda bulunurlarsa bulunsunlar inancımız gereği ibadethane vasıflarını korumaya devam etmektedirler. Bu kilise binalarının ticari bir meta olarak algılanmaları ve bazı kişiler tarafından bir rant kaynağı olarak görülmeleri bizim için çok daha üzücü bir durumdur.

Kilise binalarının tesislerine cevaz vermiş fermanlarda belirtilmiş esas amaçlarıyla kullanılmaları sevindirici bir durum olacaktır. Kullanılamayacak durumda olan kilise binalarının devletin uhdesine geçmesinin ve şimdiki durumlarında korunmalarının doğru olacağı kanaatindeyiz. Bunun her şeyden önce yurdumuza ait bir zenginliğin korunması anlamıyla eşdeğer olacağı açıktır.

Bu durumun göz önünde bulundurulması ve gerekli duyarlılığın gösterilmesi her şeyden önce yurdumuz aleyhinde olumsuz ifadeler sarf edenlerin gayretlerini akim kılacaktır.”

Urfa’da mangal

Geçen hafta Urfa’da bir kilisede mangal yapılması da tepki yaratmış; HDP milletvekili Garo Paylan konuyla ilgili olarak Kültür Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un yanıtlaması talebiyle TBMM’ye bir soru önergesi yöneltmişti. 

Paylan önergesinde şu ifadelere yer verdi:

  • Kültür Bakanı olarak, Türkiye’de tarihi bir kilisede mangal partisi yapılması hakkında ne düşünüyorsunuz?
  • Tarihi Germuş Ermeni Kilisesi’nin restorasyon çalışmalarına ne zaman başlayacaksınız?
  • Germuş Ermeni Kilisesi’nde mangal partisi yapanlar hakkında soruşturma başlatıldı mı?
  • Ülkemizde binlerce kilise restore edilmeyi beklemektedir. Kiliseleri neden kaderine terk ediyorsunuz?”

Kategori: Türkiye