Dünyaİklim KriziManşet

Ekonomistler: İklim krizi için acilen harekete geçilmeli yoksa maliyetler çok yüksek olabilir

New York Üniversitesi Politika Enstitüsü tarafından yayımlanan yeni bir araştırmaya göre, dünyanın her yerinden ekonomistler iklim krizinin her yıl trilyonlarca dolar zarara mal olmasını önlemek için acil ve etkili bir biçimde harekete geçilmesi gerektiğini belirtti.

Aksi durumda ise maliyetlerin, net emisyon azaltımının maliyetlerinden çok daha yüksek olacağı kaydedildi.

Ekonomistler, yüzyılın ortasına kadar net sıfır emisyona ulaşmanın faydalarının, maliyetlerinden daha ağır bastığını ifade ederken, bu görüşler karar vericileri iklim konusunda bilgilendiren popüler ekonomik modellerin, iklim değişikliğinin maliyetlerini hafife aldığına dair kanıtları da destekledi.

‘Acil ve etkili bir şekilde harekete geçilmeli’

Araştırmaya, iklim değişikliği konusunda uzman 738 ekonomistin katıldı. Bu rakam, çalışmayı ekonomistler arasında iklim konusunda yapılan anketlerden şimdiye kadar gerçekleşmiş en büyük anket çalışması haline getirdi.

Anket çalışmasında yer alan bilgiler ise şöyle:

  • Ekonomistlerin yüzde 74’ü, iklim değişikliğiyle mücadele için acil ve etkili şekilde harekete geçilmesi gerektiği yargısına kesinlikle katılıyor. Bu yüzde, anketin bundan önce gerçekleştirildiği 2015 yılındaki yüzde 50 seviyesinin oldukça üzerinde.
  • Ankete katılan ekonomistlerin yüzde 89’u iklim değişikliğinin ülkeler arasındaki gelir eşitsizliğini şiddetlendireceğini belirtiyor. Ankete katılanların yüzde 70’i, ülkeler içerisindeki eşitsizliğin de gezegenin ısınmasıyla artacağını düşünüyor.
  • Ekonomistlerin üçte ikisi, yüzyılın ortasına kadar net sıfır emisyon hedefine ulaşmanın faydalarının, maliyetlerinden daha fazla olacağını dile getiriyor.
  • Ekonomistlerin yaklaşık yüzde 80’i, geçtiğimiz beş yıl içerisinde iklim değişikliğine yönelik endişelerinde artış yaşadığını bildiriyor.
  • Ankete katılan ekonomistlere göre, mevcut ısınma eğiliminin devam etmesi durumunda iklim değişikliğinden kaynaklanan ekonomik zararlar, 2025’e kadar yıllık 1,7 trilyon dolara, 2075 yılına kadar ise yaklaşık 30 trilyon dolara (öngörülen GSYİH’nin yüzde 5’ine) ulaşacak.
  • Bu bulgular, karar vericiler nezdinde dikkate alınan Dinamik Entegre İklim Ekonomi modeli (Dynamic Integrated Climate-Economy model, DICE) gibi ekonomik modellerle zıtlık gösteriyor. DICE, 2100 yılına gelindiğinde faydaların ve maliyetlerin dengelendiği 3,5°C’lik “optimal” sıcaklığa ulaşılacağını öngörüyor.

‘Dönüşüm için önemli bir fırsat penceresi’

Sürdürülebilir Ekonomi ve Finans Araştırmaları Direktörü Bengisu Özenç, iklim değişikliğiyle mücadelede atılacak adımların maliyetinin, iklim değişikliğiyle karşılaşılacak zararların maliyetinden daha düşük olacağı vurgusunun önemli olduğunu ifade etti:

İklim değişikliği ile hızlı ve etkili bir şekilde mücadele edilmesi gerektiğine ve bu yönde atılacak adımların maliyetinin iklim değişikliği nedeniyle karşılaşılacak zararların maliyetinden daha düşük olacağına ilişkin vurgu oldukça önemli.

Özellikle COVID 19 salgının ekonomik etkileri ve sonrası toparlanma politikaları göz önünde bulundurulduğunda, dönüşüm için önemli bir fırsat penceresine sahip olduğumuzu görüyoruz. İklim değişikliğini önlemeye yönelik küresel bir koordinasyon içerisinde alınması gereken önlemlerin, toparlanma politikalarının bir parçası olarak ele alınması bizi daha fazla zaman kaybetmeden sürdürülebilir bir geleceğe yakınlaştırabilecek tek yol olarak görülmelidir.”

New York Üniversitesi Politika Enstitüsü’nün ekonomi direktörü olan ve raporun yazarları arasında yer alan Peter Howard ise “Kariyerlerini ekonomilerimizi incelemeye adamış insanlar, iklim değişikliğinin maliyeti ve potansiyel yıkıcı etkileri konusunda fikir birliğinde. Bu bulgular, iklim değişikliğiyle mücadele kapsamında acilen harekete geçmenin ekonomik getirilerini net olarak gözler önüne seriyor” ifadelerini kullandı.

Kategori: Dünya