Dünyaİklim ve EnerjiManşet

Düşük karbonlu dev ısı pompaları kombileri yerinden edebilir mi?

Rusya ile Ukrayna arasındaki savaş, ülkelerin enerji kaynaklarındaki dışa bağımlılığı gündeme getirdi. Ancak kombilere alternatif olabilecek dev ısı pompaları ev ve iş yerlerinin ısınmasında daha yeşil ve ucuz bir sıcaklık kaynağı olarak düşünülmeye başlandı. Peki ısı pompaları gerçekten kombilerin yerini alabilir mi?

İngiltere‘de Londra ve Gateshead‘e kurulan iki büyük ısı pompasının yeşil ve ucuz bir ısınma imkanı yaratması umuluyor.

BBC‘den Rebecca Morelle’nin aktardığına göre; Gateshead Belediyesi Enerji Hizmetleri Müdürü Jim Gillon, “Kuzey Doğu’da kömür madenciliği çok büyüktü. Ve bulunduğumuz yerde, ayaklarımızın altında altı farklı maden işletmesi var” diyor. Gateshead’deki ısı pompası, toprak zeminin 150 metre kadar altına inen bir eski kömür madeni tünellerini ısı kaynağı olarak kullanıyor. Gillon sistemi şöyle anlatıyor:

“Bu akıllıca bir mühendislik. Nasıl el sıkışırken bir kişiden diğerine sıcaklık geçebilirse, maden suyundan gelen sıcaklık da ısı pompası sisteminde dolaşan başka bir sıvıya aktarılır. Basınç altında sıvı gaza dönüşür, ardından kompresörler onu ezer ve sıkıştırır, bu da sıcaklığı 80C’ye yükseltir.”

Gateshead’deki ısı pompası beş bin haneyi ısıtıyor

Bu sisteme bağlanan evlerde kombi yerine farklı bir sistem bulunuyor. Eve kadar gelen ısının sıvısı radyatörlere giden sulara aktarılıyor. İnsanların evlerine kurdukları küçük, bireysel ısı pompaları aynı prensipte çalışıyor. Havadan veya yerden biraz ısı alıyor ve sonra sıcaklığı artırarak o haneye ısı sağlıyor. Gillon, Gateshead’deki ısı pompasının büyük olduğuna ve beş bin eve eşdeğer ısı sağlayabildiğine değinerek çevre için de negatif bir kaynak olan kömür madenciliğinin gelecekte olumlu bir enerji kaynağına çevirdikleri için gerçekten memnun olduklarını dile getiriyor.

Yeşil bölgesel ısıtma sistemine bağlı binalarda kombi yerine ısı alıp veren cihazlar bulunuyor. Bunlar ısı pompalarından gelen ısıyı borulardaki suya, mutfak ve banyolarda kullanılmak ve radyatörlerden geçmek üzere aktarıyorlar.

‘Maliyeti daha ucuz ve ev daha sıcak’

Jacqueline Bell de evinde ısı pompalarından kullananlardan biri. Gateshead’deki evinde yaklaşık beş yıl önce bu sıcaklık kaynağını kullanmaya başlayan Bell, evin ısınma altyapısını değiştirmenin kolay olmadığını, çok sayıda boru değiştirildiğini söylüyor. Sonuçtan memnun olduğunu söyleyen Bell, “Bence bütün dairem eskisinden çok, çok daha sıcak. Ve maliyeti de çok, çok daha ucuz” diyor.

Öte yandan doğalgaz faturaları ise tüketicilerin cebini yakıyor. Gaz fiyatları geçen yıl zaten hızla yükseliyordu, ancak Ukrayna’daki savaş, Avrupa‘nın Rusya’dan gelen gaz arzına ilişkin belirsizlikler arttıkça doğalgaz fiyatı rekor seviyelere çıkmış durumda. Bu da alternatif enerji kaynaklarına ilginin artmasına yol açtı.

‘Isı pompaları düşük karbon izine sahip’

EON enerji şirketinin İngiltere yöneticisi Michael Lewis, yeşil bölgesel ısıtma planlarının hem enerji fiyatlarından korunma hem de iklim değişikliğiyle mücadele konusunda yardımcı olabileceğini düşünüyor. Lewis bunun değişken uluslararası gaz piyasasına bağımlılığın da bu şekilde ortadan kalkabileceğini söylüyor.

EON’un Londra merkezinde dev bir ısı pompası bulunuyor. Citigen ismi verilen pompa, kentin altındaki bir su katmanını kullanıyor. Su katmanından gelen ılık suyla pompanın yenilenebilir bir ısı kaynağı sağlayacağı belirtiliyor.

‘Net Sıfır hedeflerine yardımcı olacak’

Citigen Genel Müdürü Leke Oluwole “Isı pompaları elektrikle çalıştığı için düşük karbon ayak izine sahip. Kullanılan elektrik de yenilenebilir olacak” diyor. Oluwole, planın birçok binaya tek seferde çevre dostu ısıtma sağladığını söyleyerek şu ifadeleri kullanıyor:

“Bin evi tek tek karbon salımından arındırmak yerine merkezi bir konuma büyük bir ısı pompası kurarak etrafındaki bin evi bir kerede karbon salımından arındırmak çok daha kolay. Bu da Birleşik Krallık’ta sahip olduğumuz net sıfır hedeflerimize yardımcı olacak.”

İngiltere’deki 30 milyon haneyi ısıtmak ise ülkenin karbon salımının dörtte birine yol açıyor.

‘İklim değişikliğiyle mücadelede ısıtma sistemlerini yeniden düşünmek gerek’

Leeds Üniversitesi’nden Dr. Fleur Loveridge de “İklim değişikliğiyle mücadele edeceksek binalarımızı nasıl ısıtacağımızı baştan düşünmemiz gerekiyor” diyor. Birçok ev için bu, bireysel ısı pompalarının kurulması anlamına geliyor. Hükümet, 2028’e kadar her yıl 600 bin adet ısı pompası kurmayı hedefliyor.

Ancak buna göre; nüfus yoğunluğunun yüksek olduğu yerlerde bu tip merkezi ısı pompaları daha uygun olabilir.

“Birleşik Krallık’taki bölgesel ısıtma sistemleri şu anda ısıtmamızın yalnızca yaklaşık yüzde 2’sini oluşturuyor” diyen Dr. Loveridge, İngiltere’nin 2050’de sıfır emisyon hedefine ulaşabilmesi için merkezi bölgesel ısıtma sistemlerinin payının yüzde 2’den yüzde 18’e çıkarılması gerektiğini söylüyor.

Yeşil bölgesel ısıtmanın, gelecekteki ısıtma sisteminin kesinlikle temel bir parçası olduğunu söyleyen Loveridge, planların, su katmanlarının olduğu yerlerle sınırlı olmadığını da belirtiyor ve ekliyor:

“Toprak kaynaklı ısı için toprağa erişebildiğiniz her yer de işe yarayacaktır.”

Kategori: Dünya