Türkiye

Dünya Anadil Günü kutlanıyor

Bugün, 21 Şubat Dünya Anadil Günü.

Türkiye’de anadil günü çeşitli etkinliklerle kutlanıyor. Eğitim-Sen, “Eğitimde Anadilin Kullanımı ve Çift Dilli Eğitim” başlıklı bir rapor yayınladı. Diyarbakır’da anadil yürüyüşüne 10 bin kişi katıldı. Yıldız Teknik Üniversitesi’nde sembolik Kürtçe dersi düzenlendi. İşte Türkiye’de 2011 yılının Dünya Anadil Günü’nden manzaralar:

YTÜ’de sembolik Kürtçe dersi

Halkların Kardeşliği İçin Gençlik Platformu’ndan üniversite öğrencileri Yıldız Teknik Üniversitesi Beşiktaş Kampüsü önünde sembolik bir Kürtçe dersi düzenledi. Ellerinde, çeşitli renklerde Kürtçe alfabesinde bulunan “W”, “X” ve “Q” harflerini taşıyan Platform üyeleri, “Be, ziman, jiyan, na be”, “Biji biratiya gelan” sloganlarını attı.

Van’da anadil yürüyüşü

TZPKurdî öncülüğünde Van’da düzenlenen “Anadil mitingi”ne on binlerce kişi katıldı. Yoğun polisiye önlemlerin alındığı mitingde on binlerce kişi anadile ilişkin taleplerini “Ez zimanê xwe dixwazim” yazılı Albert Enistein’in dil çıkaran fotoğraflı afişleriyle dile getirdi.

Diyarbakır’da on bin kişilik gösteri

TZPKurdi tarafından Diyarbakır’da düzenlenen “21 Şubat Dünya Anadil Günü” yürüyüşüne on bini aşkın kişi katıldı. Kurdi-Der Genel Merkez Yöneticisi Rıfat Öztürk “Kürt halkının ortak olarak dile getirdiği talep şudur: Ya eğitimin yerel yönetimlere devredilmesi, ya da devletin Türkçeye sunduğu bütün olanakların aynı şekilde Kürt dili için sunulması gerekir” dedi. Diyarbakır’da ve bölgede bulunan sivil toplum örgütleri tarafından düzenlenen ve Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Konukevi önünden başlayan yürüyüş, Diyarbakır Milli Eğitim Müdürlüğü önüne kadar sürdü. Yürüyüşe BDP Hakkari Milletvekili Hamit Geylani, BDP Diyarbakır İl Başkanı M. Ali Aydın, Kurdi-Der Genel Başkanı Burhan Zorooğlu, Eğitim Sen Diyarbakır Şube Başkanı Abdullah Karahan’ın yanı sıra Diyarbakır’da bulunan çok sayıda sivil toplum örgütü temsilcisi ve on bini aşkın kişi katıldı.

Urfa’da imza kampanyası

Demokratik Toplum Kongresi’nin (DTK) “Çok dilli yaşam” projesi kapsamında anadilde eğitim talebiyle başlatılan imza kampanyası çerçevesinde Urfa’da 70 bin imza toplandı. İmza kampanyasına Arap ve Türkmenler de destek verdi.

Eğitim-Sen Anadil raporunu açıkladı

Eğitim Sen tarafından hazırlanan ”Eğitimde Anadilin Kullanımı ve Çift Dilli Eğitim” konulu rapor açıklandı. Eğitim Sen Genel Başkanı Zübeyde Kılıç, ”Anadilde eğitime yer verilmesi için yeni bir eğitim politikasının oluşturulması gerekiyor” dedi.

Kılıç, sendika genel merkezinde düzenlenen basın toplantısında yaptığı konuşmada, raporun 26 ilde 781 kişinin katılımıyla gerçekleştirildiğini belirtti.  Rapor sonuçlarına göre, Türkiye’nin çok dilli toplum özelliği gösterdiğini ifade eden Kılıç, Türkiye’de, Türkçe’den sonra Kürtçe, Zazaca, Arapça, Lazca, Rumca gibi dillerin de kullanıldığını söyledi. Araştırmada anadili konuşma ve yazma oranı giderek gerilerken, anadilini yazamayanların oranı yüzde 72,7.

Açıklanan araştırmada, anne-babaların yüzde 20’4’ünün, mevcut nüfusun ise yüzde 16,9’unun anadilini kullanmayı sürdürdüğü belirtilirken, Türkçe dışında anadillerde ise Kürtçe yüzde 11,3 ile ilk sırada yer alırken, Zazaca yüzde 3,2, Arapça yüzde 2,1 ile yer aldı. Araştırmada bir başka dikkat çeken nokta ise, “Anadili nerde öğrendiniz” sorusuna yanıt verenlerin yüzde 97’si anadillerini evde öğrendiğini kaydetti.Kılıç, raporun hazırlanması sürecinde görüşülenlerin, anadillerine karşı duyarlı bir tutum sergilediğini, eğitimde anadiline yer verilmesine olumlu baktığını kaydetti.

”Eğitimde anadilin kullanımı konusunda devlet kaynaklı sorunlar olduğunu” iddia eden Kılıç, ”Anadilde eğitime yer verilmesi için yeni bir eğitim politikasının oluşturulması gerekiyor” dedi.

Dünya dilleri tehlikede

Eğitim Sen 1 No’lu Şube Yöneticisi Adnan Kesici, 21 Şubat Dünya Anadil Günü nedeniyle sendika binasında basın toplantısı düzenledi. UNESCO tarafından yayınlanan Dünya Dilleri Atlası’na göre, dünyada konuşlan 6 bin dilin yarısının yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu belirten Kesici, “Diller kimi zaman hayatın olağan akışının etkisiyle ortadan kalkabilmektedir ama bu olağan sürecin yanı sıra dillerin yok olmasına yol açan pek çok olumsuz etken bulunmaktadır” diye konuştu.

Eğitim Sen İzmir 1 No’lu Şube Yöneticisi Adnan Kesici, Türkiye’de de farklı dillerin baskılarla karşılaştığı değerlendirmesini yaparak, şunları söyledi: “Elliye yakın dilin konuşulduğu belirtilen ülkemizde, bu durumun kültürel zenginliğimiz olarak görülmesi; korunması ve geliştirilmesi için çaba harcanması gerekirken, tehlike olarak değerlendirilmesi ve yasaklarla, engellemelerle unutturulmaya çalışılması, üzüntü vericidir.”

Türkiye’nin okullaşma ve eğitim oranlarını yükseltme amacında olduğunu anımsatan Keskin, “Türkiye, 2013 yılına kadar hem ilköğretimde okullaşma oranını %100’e çıkarmayı, hem okul terklerini ortadan kaldırmayı hem de kız çocuklarının okullaşmasını gerçekleştirmeyi hedeflemektedir. Bu tür hedeflere ulaşmak için eğitimde anadiline yer verilmesi gerekiyor. Buna karşın resmi merciler, eğitimde anadiline yer verme konusunu gündemlerine almayı bile düşünmüyorlar. Eğitim hakkıyla, çocuğun yararıyla çelişen bu tutum, siyasi kaygılara dayandırılmaktadır. Bu siyasi kaygıların da yersiz olduğu açıktır” diye konuştu.

Dünya Anadil Günü nedir?

Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO), 21 Şubat’ı Uluslararası Anadil Günü adı altında, uluslararası uzlaşıyı, kültürel çeşitliliği ve çok dilliliği desteklemek amacıyla 1999 yılında takvime aldı.

Günün tarihi önemi, 1952’de Pakistan’ın Urdu dilinin Bangladeş halkının da resmi dili olduğunu deklare etmesine tepki olarak ortaya çıkan Bengal Dil Hareketi eylemliliklerine ve bu eylemlerin şiddetle bastırılmasına dayanıyor. 21 Şubat 1952, Bangladeş’in başkenti Daka’da, Bengal Dil Hareketi mensubu birçok öğrencinin Bengal alfabesiyle yazabilme ve Pakistan’ın Bengal dilini de resmi dil olarak tanıması talepleriyle yapılan bir protesto sırasında öldürüldükleri güne tekabül ediyor.

UNESCO raporuna bakılırsa; Dünya’da 2500, Türkiye’de ise 18 dil kaybolma tehlikesiyle karşı karşıya. 100 yıl içerisinde bir dili konuşacak çocuk kalmayacaksa o dil tehlikede kabul ediliyor. Tehlikede olan dillerin yanı sıra Kapadokya Yunancası ve Ubıhça da Türkiye’nin kaybolmuş dilleri arasında yer alıyor.

(Yeşil Gazete)

* Habertürk, Fırat Haber Ajansı ve Bianet’ten derlenmiştir.

Şubat 21, 2011 15:59

‘Anadil bir zenginliktir’

ANF

13:19 / 21 Şubat 2011

İZMİR – Eğitim Sen1 No’lu Şube Yöneticisi Adnan Kesici, anadillerin bir zenginlik olarak tanınması gerektiğini belirterek, “Okullaşma ve eğitim oranının yükseltilmesi amaçlanıyorsa, eğitimde anadile de yer verilmelidir” dedi.

Eğitim Sen 1 No’lu Şube Yöneticisi Adnan Kesici, 21 Şubat Dünya Anadil Günü nedeniyle sendika binasında basın toplantısı düzenledi. Anadilin insanın toplumsal var oluşunun ayrılmaz bir parçası olduğunu belirten Kesici, “Anadilleri bireyler açısından olduğu kadar toplumlar açısından da önem taşır. İnsanlık ailesinin kültürel zenginliği, anadilleri aracılığıyla sonraki kuşaklara aktarılır” dedi.

“DİLLER YOK OLMA TEHLİKESİYLE KARŞI KARŞIYA”

UNESCO tarafından yayınlanan Dünya Dilleri Atlası’na göre, dünyada konuşlan 6 bin dilin yarısının yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu belirten Kesici, “Diller kimi zaman hayatın olağan akışının etkisiyle ortadan kalkabilmektedir ama bu olağan sürecin yanı sıra dillerin yok olmasına yol açan pek çok olumsuz etken bulunmaktadır” diye konuştu.

Eğitim Sen İzmir 1 No’lu Şube Yöneticisi Adnan Kesici, Türkiye’de de farklı dillerin baskılarla karşılaştığı değerlendirmesini yaparak, şunları söyledi: “Elliye yakın dilin konuşulduğu belirtilen ülkemizde, bu durumun kültürel zenginliğimiz olarak görülmesi; korunması ve geliştirilmesi için çaba harcanması gerekirken, tehlike olarak değerlendirilmesi ve yasaklarla, engellemelerle unutturulmaya çalışılması, üzüntü vericidir.”

“EĞİTİMDE ANA DİLE YER VERİLMELİ”

Türkiye’nin okullaşma ve eğitim oranlarını yükseltme amacında olduğunu anımsatan Keskin, “Türkiye, 2013 yılına kadar hem ilköğretimde okullaşma oranını %100’e çıkarmayı, hem okul terklerini ortadan kaldırmayı hem de kız çocuklarının okullaşmasını gerçekleştirmeyi hedeflemektedir. Bu tür hedeflere ulaşmak için eğitimde anadiline yer verilmesi gerekiyor. Buna karşın resmi merciler, eğitimde anadiline yer verme konusunu gündemlerine almayı bile düşünmüyorlar. Eğitim hakkıyla, çocuğun yararıyla çelişen bu tutum, siyasi kaygılara dayandırılmaktadır. Bu siyasi kaygıların da yersiz olduğu açıktır” diye konuştu.

Kategori: Türkiye