Doğa MücadelesiManşet

Dört STK Zeytinliklerde uçakla ilaçlamaya karşı

Edremit Körfezinde Balıkesir Büyükşehir Belediyesi ve Tarım Bakanlığı işbirliği ile başlatılan uçakla kimyasal ilaçlama tepki çekmeye devam ediyor. Geçtiğimiz yıllarda bakanlıkça yasaklandığı halde kimyasal ilaçların uçakla atılmasının kime ne fayda sağladığı tartışılmaya devam ediyor. Edremit Körfezinde insan ve tüm canlıların yaşam hakkını savunan dört Sivil Toplum Kuruluşu ortak bir açıklama yayınlayarak uygulamaya karşı çıktı.

AYVALIK TABİAT PLATFORMU, ÇANAKKALE ÇEVRE PLATFORMU, GÜMÇED EDREMİT KÖRFEZİ ŞUBESİ, KAZDAĞI DOĞAL VE KÜLTÜREL VARLIKLARI KORUMA DERNEĞİ imzasıyla yayınlanan açıklamada uçakla konvansiyonel ilaçlama daha fazla zarar vermeden acilen durdurulmalıdır denilirken, alternatif olarak kimyasal mücadeleden önce kültürel ve biyolojik mücadele teşvik edilmesi, üreticiyi yeniden tarımla buluşturmak için projeler hazırlanması ve organik mücadele için destekler verilmesi öneriliyor.

Dört  Sivil Toplum Kuruluşunun yaptığı ortak açıklama şöyle:

 

SAĞLIKLI YAŞAMAK, SAĞLIK BESLENMEK İSTİYORUZ!

UÇAKLA İLAÇLAMA DERHAL DURDURULMALIDIR!

Bugünlerde üstümüzde uçaklar dolaşıyor.  Uçuşlar önce Cunda Adası üzerinde başladı. Ardından da Edremit Körfezine geldi. Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Edip Uğur’un Ayvalık Sarmısaklı’da törenle başlattığı uçuşlar hiç hayra alamet değil. Uçuşların kasım ayına kadar süreceği söyleniyor.

2012 yılında Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından Bakan talimatıyla yasaklanan “Zeytin Sineği’ne Karşı Havadan İlaçla Mücadele” ne hikmetse yeniden başladı. Bakanlık yasaklama gerekçesini “Uçakla ilaçlama sırasında kimyasal ilaçların önemli bir kısmı hava akımlarıyla sürüklenerek su kaynaklarına, doğal hayata ve yaşam alanlarına zarar veriyor, zeytin sineğini baskı altında tutacak faydalı organizmalar zarar görüyor, turizm alanları ile zeytinlikler iç içe, bu nedenle turistik alanlar da ilaçtan zarar görüyor” diye açıklamıştı. Bu açıklama,  gerçeklerin kabul edilerek yanlıştan dönülmesi nedeniyle bizleri çok sevindirmişti. Havamız, suyumuz, topraklarımız artık havadan atılan kimyasallarla kirlenmeyecekti. Arılarımız ölmeyecek, çocuklarımız zehir solumayacaktı. Organik tarım yapanlar, yapmak isteyenler nefes alacaktı.

SEVİNCİMİZ KISA SÜRDÜ

Ancak sevincimiz kısa sürdü. Tepemizden yağdırılan ve bileşiminin konvansiyonel (organik olmayan)  olduğunu öğrendiğimiz ilaçlar havamızı, suyumuzu, toprağımızı yeniden kirletmeye başladı. Ne oldu da uçakla ilaçlama yeniden başladı? Seyir halindeki araçların camlarının bembeyaz kesilmesiyle, yerleşim yerlerindeki insanların mide bulantıları yaşamasıyla ilk belirtilerini gördüğümüz zehirli kimyasal daha görmediğimiz bilmediğimiz ne etkiler yapacak?

POPÜLİST YAKLAŞIMLARA SON

Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Sn. Ahmet Edip Uğur ve Burhaniye Belediye Başkanı Sn. Necdet Uysal’ın yerel seçimler öncesinde “uçakla ilaçlamayı yeniden başlatacakları” sözlerini verdiklerini biliyoruz. Bu nedenle Sn. Uğur göreve gelir gelmez, zeytin sineği ile mücadele kararı alıyor, Büyükşehir Belediye Meclisi’nden ödenek çıkartıyor, ilaçlar alınıyor, uçaklar kiralanıyor.  Körfezdeki Zeytin Zararlıları ile Mücadele Birliği’nin kapanmış olması nedeniyle, Marmara-Erdek Zeytin Zararlıları ile Mücadele Birliği üzerinden işlemler yapılıyor.

İLAÇ FİRMALARI KARINA KAR KATARKEN BİZ SAĞLIĞIMIZDAN OLUYORUZ

Edremit Körfezimizde yanlış tarım politikaları sonucu ne yazık ki tek tip(mono) tarım uygulanmakta. Oysa eskiden bir yanda meyve, diğer yanda asma bahçeleri vardı. Buğday, arpa ekilirdi. Ne asmalar kaldı, ne güzelim ayasu armutları, ne de harmanlar. Şimdi her yer zeytinlik.  Zeytinliklerin yanındaki ormanlık alanlar tarıma açıldı. Makilik, çalılıklar yok edildi. Zeytin bahçelerini içindeki tozlaşmaya destek olan, direnci artıran deliceler aşılanarak yok edildi. Zeytin sineğinin doğal karşıtları-yararlı böcekler-için barınacak yer kalmadı. Kullanılan kimyasallarla, zeytin sineğini yok eden yararlı organizmalar, böcekler, arılar, yarasalar yok oldu, evsiz barksız kaldılar.

Eski insanlarımızın kültürel, biyolojik mücadele konusundaki kadim bilgileri unutturularak, ilaç şirketlerinin karlarına kar katan bir kimyasal mücadele öne ve her şeyin üstüne çıktı. Otlarla mücadelede oldukça zehirli ot ilaçları, bitki besleyici olarak kimyasal gübreler kullanılmaya başlandı, bitki korumada da kimyasal ilaçlar… Her yanımız zehir oldu.  Bunun sonucunda kirlenmiş, çoraklaşmış topraklar, zehirli sular ve solumaya korkacağımız hava. Artan kanser vakaları, allerjiler, yeni yeni tuhaf hastalıklar. Oysa eski insanlarımız zeytinliklerine çeşitli meyve ağaçları, incir diker, ot ilacı bilmez, ağacını sever, tarlasını korurdu. Tek derdi “dizyem yağ elde etmek” değildi. İlaçsız, 2-3 asit yağı seve seve yerdi. Bazı zeytin üreticileri iki sene önce körfezde dizyem yağ elde edemediklerinden yakınıyorlar. İlaçlı olduktan sonra dizyem yağ olsa ne fayda?

ÖNCE ENTEGRE MÜCADELE

Zeytin üreticileri için bir baş belası olan zeytin sineği ile mücadelenin tek yolu zehirli kimyasalla havadan mücadele midir?   Bilim insanları bugüne kadar çeşitli sempozyum ve çalıştaylarda  “zeytin zararlılarına karşı entegre mücadele yollarını” anlattılar. Bakanlığın 2011’de yayınladığı “Zeytin Entegre Mücadele Teknik Talimatı”nda “Günümüzde insan sağlığının, çevrenin ve biyolojik çeşitliliğin korunması ön plana çıkmıştır.  Bu nedenle zirai mücadelenin agro-ekosistem ve sürdürülebilir tarımsal üretimin dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Bu da ancak kültürel önlemler başta olmak üzere, kimyasal mücadeleye alternatif yöntemlerin öncelikli olması ve gerekirse birlikte ve uyum içerisinde kullanılması suretiyle yapılabilir. Entegre mücadele, insan sağlığı, çevre ve doğal dengeyi dikkate alan sürdürülebilir bir mücadele sistemidir” denilmektedir. Bakanlık kendi talimatını göz ardı edip, kendi uzmanlarıyla, çiftçiye gerekli eğitimleri ve mali desteği vererek uygulamak yerine, neden politikacıların popülist yaklaşımlarına boyun eğerek yeniden kimyasal mücadeleye geri dönmüştür? Üstelik de organik olmayan ilaçlarla…Tarlasına ilaç atmak istemeyen, iyi yarım ya da organik tarım yapan çiftçilerin hakları ne olacaktır? Zarara uğrayan arıcıların, hastaların, yaşlıların, çocukların, börtü böceğin, doğanın, su kaynaklarının haklarını kim tazmin edecektir?

ÜRETİCİ DESTEKLENME, UÇAKLA İLAÇLAMAYA SON VERİLMELİDİR

Zeytin üreticisi senelerdir emeğinin karşılığını alamıyor. İşçilik ve tarım girdilerinin maliyetini karşılayamayan üretici zeytinden soğumuş, tarımdan kopmuş durumdadır. Üreticiler yıllardır konvansiyonel tarıma ve monokültüre teşvik edilmiştir  ve ürün kalitesi bu nedenle düşmüş ve maliyetler de artmıştır. Sektör örgütleri üreticinin hakkını yeterince korumamaktadır. Kimyasal mücadeleden önce kültürel ve biyolojik mücadele teşvik edilmeli, üreticiyi yeniden tarımla buluşturmak için projeler hazırlanmalı, organik mücadele için destekler verilmelidir. Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı işbirliği ile gerçekleştirilen uçakla konvansiyonel ilaçlama daha fazla zarar vermeden acilen durdurulmalıdır.

KAZDAĞI DOĞAL VE KÜLTÜREL VARLIKLARI KORUMA DERNEĞİ

GÜMÇED EDREMİT KÖRFEZİ ŞUBESİ

AYVALIK TABİAT PLATFORMU

ÇANAKKALE ÇEVRE PLATFORMU