İklim KriziManşet

Doha’dan da umut çıkmıyor!

Huffington Post’tan deneyimli enerji ve iklim değişikliği muhabiri / yazarı Tom Zeller Jr. Dün Doha’da devam eden İklim Değişikliği Taraflar Konferası’ndaki durumu ortaya koymuş. Biz de Yeşil gazete olarak sizler için özetledik yazıyı.

Özetten önce yazıyı okuduğumuzda aklımıza gelen ilk soruyu soralım: Doha’da umut yine başka bahara kalmış gibi görünüyor. Peki başka bahar kaldı mı?

Doha’daki iklim müzakereleri sonuna gelirken; tartışmalar her zaman olduğu gini zengin ve fakir ülkeler; güçlü ve yeni gelişen ekonomiler; aslında ABD ve diğerleri arasında sıkışmış durumda.

Halen havada kalan konular ise şunlar:

Kyoto Protokolü: Müzakereciler; ilk dönemi bu yıl sonunda bitecek küresel anlaşmanın ikinci dönemi için halen tartışmaya devam ediyorlar. ABD bu anlaşmayı hiç imzalamamıştı. Üç diğer endüstrileşmiş kirleticiler – Japonya, Kanada ve Rusya – anlaşmanın yeni dönemini imzalamaya niyetli olmadıklarını beyan etmiş durumdalar.

Krediler: Kyoto protokülünün şu anki hükümlerine göre; endüstrileşmiş ülkeler hedeflerine ulaşmak için ya doğrudan emisyon azaltabiliyorlardı ya da emisyonunu kendi kotalarından daha fazla düşürmüş olan ülkelerden krediler halinde satın alabiliyorlardı. Kendi ekonomilerini ve aynı zamanda endi endüstriyel emisyonlarını Sovyetlerin bitmesi ile yıkılmış gören, eski doğu bloku ülkeleri için; Kyoto marketi beklenmedik bir para kaynağıydı. Rusya ve Polonya gibi ülkeler bu parayı kazanmaya devam etmek istiyor.

 

Finansman: Gelişmiş ülkeler, Kopenhag’da 2009’da yıllık  iklim değişikliğine sebep olmayan ve iklim değişikliğine adapte olmak zorunda olan yoksul ülkelere 100 milyar dolar vermek konusundaki vaadlerini tutmak konusunda net bir plan ortaya koymuş durumda değil.  Ekonomik kriz yüzünden zengin ülkeler detaylı yol haritası konusunda ayak sürüyorlar.

Kayıplar ve Zararlar: yoksul ülkeler aynı zamanda; iklim değişikliği sebebiyle oluşması beklenen deniz seviyesi yükselmeleri, uzun süreli kuraklıklar ve daha şiddetli fırtınalar yüzünden ortaya çıkacak olan kayıp ve hasarlar için de kaynak arıyorlar. Zengin ülkeler için ise tazminat konularını konuşmak tamamen önemsiz.

Kyoto Sonrası Anlaşma: Ülkeler geçen yıl Durban’daki müzakerelerde 2015 yılında yeni ve detaylı bir iklim anlaşması için el sıkışmışlardı. Bu anlaşmanın 2020 yılına kadar olan süreyi içermesi ve hem gelişmiş hem de gelişmekte olan ülkelerin bağlayıcı sözlerini içereceği konuşulmuştu. Dünyanın hacim olarak  şu anki en büyük seragazı salımını yapan Çin, diğer gelişmekte olan büyük emisyon salımı yapan ülkeler ile birlikte, gelişmiş ülkelerin halen var olan yükümlülüklerinden ayak sürdüklerini ileri sürüyor. Ki haksız da sayılmaz.

Ortak Hesaplama Kurallar: Ülkelerin halen başarıyı ölçecek ve politikaların uygun olup olmadığını belirleyecek ortak bir protokolü yok. Bu büyük sorun da Doha’da çözülecek gibi görünmüyor.

yazının ingilizce orijinali: huffingtonpost.com/tom-zeller-jr/global-climate-talks-doha-

Tom Zeller Jr., Devin Bahçeci

(Yeşil Gazete, Huffington Post)

Kategori: İklim Krizi