EkolojiManşet

Ormanlardaki ağaçların özel sektöre satılmasının önünü açan torba tasarı neler getiriyor?

Devlete ait ormanlardaki dikili ağaçların ihaleyle özel sektöre satılmasının önünü açan torba tasarı Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu’nda Salı günü (20 Mart) başlayan görüşmeler dün de devam etti.

Devlet Su İşleri (DSİ) Genel Müdürlüğü’nün Teşkilat ve Görevleri Hakkındaki Kanun Tasarısı ve KHK’de Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı görüşmelerinde Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Eşref Fakıbaba ve Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu da hazır bulundu.

Tasarının özellikle Orman Kanunu’nda değişiklik öngören maddeleri yasalaşırsa Türkiye’nin ormanları ve ormancılığı açısından telafisi mümkün olmayan zararlar meydana gelebilir.

Söz konusu tasarının kabul edilip yürürlüğe girmesi halinde, hangi köklü değişiklikleri beraberinde getireceğini orman mühendisi Doç. Dr. Cihan Erdönmez’e sorduk.

Orman tahriplerini hızlandırıp, ormanda kaçak yerleşimleri cesaretlendirecek”

19. madde:

“Tasarının 19. maddesi 6831 sayılı Orman Kanunu’na bir ek madde ilave ediyor. Bu madde ile kamuoyunda 2B olarak bilinen orman sınırları dışına çıkarma uygulamasının kapsamı genişletiliyor ve yeni 2B alanlarının önü açılıyor.

Üstelik tasarının bu maddesi Anayasa’nın 169. maddesine açık bir şekilde aykırılık taşıyor. Zira Anayasa’nın 169. maddesi sadece 31.12.1981 tarihinden önce orman niteliğini yitirmiş alanların orman sınırları dışarısına çıkarılmasına izin verirken, tasarının bu maddesi söz konusu tarih eşiğini günümüze kadar çekiyor. Tasarıyı hazırlayanların Anayasa’ya açık bir şekilde aykırı olan bu düzenleme ile ne yapmak istediklerini anlamak bilimsel bakış açısıyla mümkün görünmüyor.

Türkiye’nin, zaten sınırlı olan orman kaynaklarının bir metrekare bile daraltılmasına tahammülü yokken binlerce hektar ormanın orman sınırları dışına çıkarılması ve arsa spekülasyonuna açık hale getirilmesi, yalnızca bu alanlar için değil geride kalan orman alanları için de büyük bir tehdit oluşturacak ve orman tahriplerini hızlandırıp, ormanda kaçak yerleşimleri cesaretlendirecek.”

“Orman köylülerinin gelirleri azalacak”

14. ve 15. madde:

“Tasarının 14 ve 15. maddeleri Orman Kanunu’nun 34 ve 40. maddelerinde değişiklik öngörüyor. Bu değişiklikler, Anayasa’nın 170. maddesine uygun olarak Orman Kanunu’nca orman köylülerine tanınmış olan bazı hak ve imtiyazların özel sektör lehine zayıflatılması sonucunu doğuracak.

Ülkemizin sosyo-ekonomik açıdan en geri kalmış kesimi olan orman köylülerinin temel geçim kaynağı tarım ve hayvancılıkla birlikte ormanlardan sağladığı gelirlerdir. Bu gelirlerin azaltılması sosyal devlet ilkesine taban tabana zıt bir durum oluşturuyor.”

“Orman ürünleri satışlarının dikili halde ve orman içerisinde satılması olanaklı hale getiriliyor”

13. ve 30. madde:

“Tasarının 13. maddesi ile Orman Kanunu’nun 30. maddesi değiştiriliyor ve bu değişiklik ile orman ürünleri satışlarının dikili halde ve orman içerisinde satılması olanaklı hale getiriliyor. Her şeyden önce bu düzenleme yine Anayasa’nın 169. maddesindeki “Devlet ormanları kanuna göre devlet tarafından yönetilir ve işletilir” hükmüne aykırıdır.

Bununla birlikte Türk ormancılığında 1937 yılından beri egemen olan devlet orman işletmeciliği, 1870 tarihli Orman Nizamnamesinden 1937 yılına kadar uygulanan ve ‘iltizam ormancılığı’ olarak adlandırılan; büyük ölçekli yerli ve yabancı özel sektör kuruluşlarının ormanlarımızı sömürürcesine işletmelerinin verdiği zararlardan çıkarılan dersin bir sonucudur. Şimdi yine buna benzer bir uygulamanın önünü açmanın ormanlarımıza ve ormancılığımıza verebileceği bir katkısı olmadığı gibi, doğuracağı zararlar da büyük olacak.”

“Orman alanlarından ormancılık dışı faydalanmaların hem sınırları genişletiliyor hem de izin alma süreci kolaylaştırılıyor”

12. ve 18. madde:

“Tasarının 12. maddesi ile Orman Kanunu’nun 18. maddesi değiştiriliyor ve esasen yine bu yasanın 17. maddesinde tanımlanan orman alanlarından ormancılık dışı faydalanmaların hem sınırları genişletiliyor hem de buna ilişkin izin alma süreci kolaylaştırılıyor. Böylelikle yasalarda zaten mevcut olan kullanım haklarıyla delik deşik olmuş, orman bütünlüğü bozulmuş, ekolojik dengeleri alt üst olmuş orman alanlarının daha da kötü hale geleceği tartışma götürmez bir gerçektir.”

 

Merve Damcı – Yeşil Gazete

Kategori: Ekoloji