İstanbul SözleşmesiManşetTürkiye

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Kanal İstanbul, İstanbul Boğazı’nı çevrecilik açısından rahatlatacak

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ankara Beştepe‘deki Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanesi‘nde gençlerle bir araya geldi.

Kanal İstanbul ve İstanbul Sözleşmesi hakkında kendisine yöneltilen soruları yanıtlayan Erdoğan, Kanal İstanbul hayata geçtiğinde İstanbul Boğazı‘nın çevrecilik açısından rahatlayacağını ileri sürerken, İstanbul Sözleşmesi’yle ilgili de Avrupa Konseyi, Avrupa Birliği‘nden 11 ülkenin sözleşmeden çekilme arifesinde olduğunu kaydetti.

‘Montrö’nün Kanal İstanbul’la bir ilgisi yok’

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanal İstanbul’un avantajlarını ve Kanal İstanbul’un yapılmasıyla Montrö Boğazlar Sözleşmesi‘nden çıkılmasının hedeflenip hedeflenmediği sorusuna, Kanal İstanbul’un Montrö’yle uzaktan yakından bir ilgisi olmadığını belirterek şöyle cevap verdi:

42-43 kilometre uzunluğu olan bir kanal burası. Bu kanaldan Karadeniz’i Marmara’ya bağlıyoruz. Bununla birlikte Karadeniz’den ve Marmara tarafından gelen gemilerin oralarda bekleme veya beklememe süreçleri hepsi, bizim kudretimizde.

Tabi bunun Montrö ile yakından uzaktan bir alakası da yok. Montrö, İstanbul Boğazı ile alakalı bir sözleşme. Dolayısıyla burada kendi bağımsızlığımızı, kendi egemenliğimizi tamamen tesis ettiğimiz bir eser kazandırıyoruz.

Şimdi Montrö ile yakından uzaktan alakası olmayan böyle bir Kanal İstanbul, bizi çok daha huzurlu, rahat kılacaktır. Kanal İstanbul’u, İstanbul’umuza kazandırdığımızda İstanbul, çok çok büyük zenginliğe kavuşmuş olacak, İstanbul Boğazı da çevrecilik açısından ciddi manada rahatlayacaktır.”

‘Kadın haklarına saygıyı getirmedi’

İstanbul Sözleşmesi’yle ilgili gelen bir soruya da yanıt veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul Sözleşmesi’nin kadın haklarına saygıyı getirmediğini ileri sürdü:

İstanbul Sözleşmesi uygulaması itibariyle maalesef ne ülkemiz de ne de dünya da özellikle kadın haklarına saygıyı getirmedi. Şu anda Avrupa Konseyi, Avrupa Birliği ülkelerden de 11 tanesi bundan çekilme arifesinde.

Kadına şiddeti bizim Anayasamız reddediyor mu?, Reddediyor, kabul etmiyor. Burada bizim üzerinde durmamız gereken 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına şiddetle ilgili yasa. Bu zaten var.

Biz öyle bir medeniyetin öyle bir dinin mensubuyuz ki, bizim dinimizde kadına şiddet bir kere haramdır. Eğer biz böyle bir sözleşmeye illaki ihtiyaç varsa bunun daha adilini, güzelini güçlüsünü, kalkarız biz Ankara Sözleşmesi diye bir sözleşme hazırlarız, onun birlikte yola devam ederiz.”