Editörün SeçtikleriEkolojik YaşamManşetTarım-GıdaVideo

‘Çöpsüz ev olmaz’ demeden önce kent ekolojisti Utku Yılmaz’la tanışın

0

Video haber: Elif Zeynep ÖZİPEKÇİ

*

İnsanlığın iklim krizine bağlı nedenlerden yok olması için iklim bilimcilerin verdiği tarih 2050. İklim zirvelerinde kimi genç iklim aktivistleri “bu ne cüret” diye tavır alırken kimileri de yaşamlarından fedakârlık ederek dünyanın ömrüne ömür katmak için çalışıyorlar. Çarşamba sabahı içlerinden birinin evine davetliydim. Türkiye’nin ilk ve tek çöpsüz evine…

Utku Yılmaz’ın Kadıköy’deki evi bir oda, bir salon ama oldukça geniş. Evin genişliği büyüklüğünden değil eşyaların azlığından. Alışveriş yapmayan Yılmaz’ın, aldığı az sayıdaki ürün ya ikinci el ya da arkadaşlarının artık ihtiyacı olmayan eşyaları. Böylece evinde fazla ya da gereksiz hiçbir ürüne yer yok.

‘Kentte Ekolojik Dönüşüm Platformu’nun kurucusu Utku Yılmaz’ın evinde çöp kutusuna benzeyen tek şey geri dönüşüme gönderdiği az sayıdaki teneke ve camların bulunduğu kutu. Bunun dışında yalnızca gıda atığından çıkan sınırlı sayıdaki çöpü doğadan aldığını doğaya vermek yani gübreye dönüştürmek için kullanıyor. Yılmaz’ın evinde bulunan diğer tüm gereksinimler ambalajsız, temiz, zehirsiz ve çöpsüz. Böylece insanın dünyanın ömrünü kısaltmasının en büyük nedenlerinden olan çöpten çıkan metan gazını sıfıra, kullandığımız her ürünün arkasından dünyaya bıraktığımız karbon ayak izini ise asgariye indirgiyor.

Öncelik çöpsüzlük değil, gıdanın kıymetini bilmek

Çöpsüz ev fikri ilk bakışta hoş geliyorsa da kendi evlerimizi düşündüğümüzde imkânsız görünüyor. İlk olarak Yılmaz, bize tarım zehirsiz kaliteli olarak adlandırdığı domatesten, salatalıktan bir kahvaltı hazırlıyor. Domatesin kabuğunu soyuyor, bu kabuk eğer evde değerlendirilmezse başka bir meyveye dönüşecek. Yılmaz’a göre “çöpsüzlük” bir amaç değil sonuç olmalı. Tarımın ve endüstriyel hayvancılık iklim krizini yüzde 39 oranında etkiliyor. Bu nedenle tarım yaparken toprağa zarar veren değil, toprağı onaran üreticilerden yiyeceğini almaya başladığını anlatıyor.

“Evime giren her şeyin her bir zerresinin kıymetli olduğu, fenni gübresiz, tarım zehirsiz, onarıcı tarım yöntemleriyle üretilen bir gıdaya erişiyorum. Bu kadar kıymetli bir gıda aldığınızda onun zaten her zerresini tüketmek istiyorsunuz. Domatesin kabuğunu zaten atamıyorsunuz. Onarıcı tarım yöntemleri derken de bir örnek vererek kendimi anlatmak istiyorum. Geçtiğimiz yıl Akdeniz’de orman yangınları oldu. Bu sırada ormanlardan geçen Sarıkeçililer isimli göçebe topluluğun geçtiği yerler toprağın nemini koruması sayesinde kendilerini onararak yeşil kaldı. İşte onarıcı tarım böyledir. Toprağa zarar vermez, yeniler.”

Armudun sapından üzümün çöpünden yeni bir hayat: Kompost

Kabuğunu atmıyor da ya çekirdeğini, posasını, yaprağını?

“Evde birden fazla kompost sistemim var” diye yanıtlıyor bu sorumuzu Yılmaz. Bu sayede gıdanın artığını gübreye dönüştürüyor. Yani kendi deyimiyle doğadaki bazı sistemleri “taklit” ediyor.

Gübreye dönüştürdüğü bu toprakla kimi zaman kent bahçeciliği yapıyor, kimi zaman da arkadaşlarına vererek bahçelerindeki ağaç veya bitkilerde kullanmalarına yardımcı oluyor.

Kahvaltıdan sonra Yılmaz’la alışverişe çıkıyoruz. İhtiyacını ya mahallesindeki organik pazardan ya da Kadıköy’deki kendi ürünlerinin de bulunduğu Atıksız Yaşam Dükkanı’ndan alıyor. Pazara yaklaşık bir saatlik bir yürüme mesafesiyle ulaşıyor. Yoğun iş temposunda bu süreyi de online toplantıları ya da iş görüşmeleri için kullanıyor. Fosil yakıt kullanımını da böylece neredeyse sıfıra indirgiyor.

Pazardan alacakları belli, biraz yeşillik biraz da domates. Hasat zamanı olduğundan ekim ayı meyve sebze almaya uygun değil. Hasat zamanının ardından kış ayında çıkan meyve ve sebzelerden alacak.

Yılda bir kez aldığı kuru gıdasını ise gıda topluluklarından alıyor. Gıda topluluklarını da açıklıyor.

“Yerelden kaliteli ve sürdürülebilir gıdayı getirerek burada bölüşüyoruz. Böylece hem yakıtı hem de ambalajı azaltıyoruz. Alışverişi yılda bir kez yaptığımızdan neredeyse hiç zamanımızı almıyor.”

Alışverişi sıfırlamanın yolu tek kullanımlığı sıfırlamak

Yılmaz’la bir sonraki durağımız Kadıköy’deki Atıksız Yaşam Dükkânı. Kentte Ekolojik Dönüşüm ürünleri olan çelik pipet ve farklı ekolojik üreticilerin ürünleri yıkanabilir ped, adet kabı, yıkanabilir bebek bezi, bambu kağıt, zehirsiz ve ambalajsız temizlik malzemeleri burada satılıyor. Artvin’den gelen pirinci, naylon poşetlere değil işlenmemiş bez keselerimize doldurarak alıyoruz.

Gıda çöpü, çöpsüz yaşamanın en önemli durağı gibi görünse de hayatımızda başka birçok çöp var. Yılmaz’a göre en önemlisi tek kullanımlık plastikler. Karton bardak, pipet, peçete bazıları.

Utku Yılmaz tek kullanımlık plastiklerin hemen yasaklanması gerektiğini savunduğundan alternatiflerini üretiyor. Çelik pipet, bambu kâğıt gibi alternatifler sayesinde aşırı tüketime karşı çıkılıyor ve her bir ürünün ömür boyu kullanılması hedefleniyor. Utku Yılmaz’ın hedefi, kar hırsına dayalı aşırı tüketim ve üretim ekonomisinin önüne geçebilmek.

Yılmaz’ın yanından evdeki çöpleri düşünerek ayrılırken son sözleri de kar merkezli sistemlere karşı gelmenin evde başlaması gerektiğini hatırlatır nitelikte:

“Bireysel çözümlerin iklim krizini çözemeyeceğini hepimiz biliyoruz. Asıl olarak bu tek kullanımlık kültürsüzlüğüne ve aşırı üretime karşı çıkmak gerekiyor.”

İlginizi çekebilir

Comments

Comments are closed.