İklim KriziManşet

COP26 Başkanı Sharma’dan liderlere: Zamanımız azalıyor, taahhütlerinizi yerine getirin

0

Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 26. Taraflar Konferansı (COP26) Başkanı Alok Sharma,  geçen yıl zirvede imzalanan Glasgow İklim Paktı kapsamında küresel ısınmayı 1,5 dereceyle sanayileşme öncesi seviyede sabit tutma hedefinin geçerli olduğunu belirtti.

İklim hedefleri kapsamında uygulanacak planların yaklaşık 2,5 milyar insanı etkileyeceğini anlatan Sharma, Paris Anlaşması çerçevesinde konan 2030’da emisyonu yüzde 50 azaltma, 2050’de ise sıfırlama hedefiyle ilgili endişelerini dile getirdi:

“Genel olarak ilerleme, yavaş ve sınırlı. Hükümetler Arası İklim Değişikliği Paneli (IPCC) raporlarından orman yangınlarına ne yazık ki dünyada çok sık görülen kuraklıktan sellere tüm kanıtlar, bize zamanımızın azaldığını gösteriyor. Glasgow’da verdiğimiz tüm taahhütler karşısında hızımızı artırmalıyız. Eğer bunu yapmazsak, gelecek yılın Paris Anlaşması Küresel Hedefleri, hedeflerini yerine getiremediğimizi, 1,5 derece limitinin aşıldığını, geri dönülemeyeceğini, uyum sağlayamayacağımızı ve uyum sağlamak için limitlerimizi aşma riski alacağımızı gösterecek.”

AA muhabirinin sorularını yanıtlayan Sharma, bunun sonuçlarının tüm sektörler ve ülkeler için ağır olacağına dikkati çekerek “Bu nedenler ülkeleri ve şirketleri, koydukları emisyon hedeflerinin mümkün olan en yüksek seviyeyi temsil etmesini sağlamak, verilen sözleri uygulamak ve çabalarını iki katına çıkarmak için teşvik etmeyi sürdüreceğim” dedi.

‘Dünya geleceğin fosil yakıtlarda yatmadığını anladı’

Geçen yılki COP26’dan bu yana dünyada birçok küresel kriz yaşandığını vurgulayan Sharma, bunların arasında Rusya-Ukrayna Savaşı’nın da yer aldığını belirtti: “Birçoğumuz ortak uzun vadeli enerji geleceğimizin fosil yakıtlarda yatmadığını anladı” diyen COP 26 Başkanı, Avrupa Komisyonu ve AB’nin Rus hidrokarbonlarına bağımlılığı azaltma ve yenilenebilir enerji kullanımını artırma taahhütlerini hatırlattı:

Birleşik Krallık’ta da rüzgar, güneş, nükleer ve hidrojen enerjisine yönelik çalışmaları hızlandırmak için yakın zamanda Enerji Güvenliği Stratejimizi yayımladık. Buna 2030’da elektriğimizin yüzde 95’inin düşük karbonlu kaynaklardan sağlanması, beş kat daha fazla açık deniz rüzgar türbini, beş kat daha fazla güneş enerjisi üretimi, nükleer ve hidrojen enerjisinde kayda değer bir artış da dahil.”

Adil enerji dönüşümü ortaklıkları

Sharma, iklim değişikliğiyle mücadelede gelişmiş ülkeler ile gelişmekte ve az gelişmiş ülkelerin fosil yakıt kullanımında farklı sorumlulukları bulunduğuna vurgu yaptı; Adil Enerji Dönüşümü Ortaklıkları (JETPs) adı verilen mekanizma ile gelişmekte olan ülkelerin enerji dönüşümünün sağlanmasına destek verildiğine dikkat çekti.  “JETPs, gelişmekte olan ülkelerin enerji dönüşümlerine destek verip, fabrikaları çalışır durumda, ışıkları açık durumda tutan ulusal planların uygulanmasını sağlarken bu sırada temiz enerji kaynaklarına geçişi de sağlayacak bir mekanizmadır. JETPs, şu an fosil yakıtlara bağımlı kişilerin eğitimini de kapsıyor.”

Yaptığı Güney Afrika ziyaretinde, madenciler ve meslek örgütleriyle de bir araya geldiğini aktaran Sharma, yenilenebilir ve temiz enerjiye geçişin geçimini fosil yakıtlardan sağlayan kişilerin, işçilerin haklarını da koruyacak şekilde yapılmasının hayati önem taşıdığını vurguladı.

Görev, en büyük emisyon yayıcılarda

Sharma, 2015’te Paris’te gerçekleştirilen iklim görüşmeleri sırasında dünyanın sanayi devrimi öncesinden 4 derece daha sıcakken 2015’ten bugüne bu sıcaklığın 3 dereceye gerilediğini belirtti.

COP26’da konan 1,5 derece limitinin, tüm dünyanın iş birliğiyle gerçekleşeceğine dikkati çeken Sharma, “Tüm ülkelerin bu görevi üstlenmesine ihtiyacımız var. Dünyadaki emisyonun yüzde 80’inden G20 ülkelerinin sorumlu olduğunu göz önünde bulundurduğumuzda bu görev, özellikle dünyanın en büyük emisyon yayıcıları için geçerlidir” ifadelerini kullandı.

 

Kategori: İklim Krizi

İlginizi çekebilir

Comments

Comments are closed.