TürkiyeEkolojik YaşamKentManşet

CHP’den Melen Raporu: Atıl durumda, su tutamıyor, işlevsiz

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) milletvekilleri Gökan Zeybek, Hasan Baltacı, Özgür Karabat, Turan Aydoğan, Emine Gülizar Emecan, Mahmut Tanal, Sezgin Tanrıkulu ve Hüseyin Yıldız’dan oluşan araştırma heyeti, İstanbul’a su sağlamak üzere projelendirilen Melen Barajı’nda yaşanan gecikmeleri ve aksamaları yerinde inceledi.

Heyetin hazırladığı raporda, Melen Barajı ile ilgili yaşanan aksaklıkların uzun süredir gündemi meşgul ettiği belirtilerek, “Bu aksaklıklar neticesinde barajın bir türlü işletmeye alınamaması İstanbul’un ‘Su Temin Planı’nı bozmuş durumdadır. Günümüzde ortaya çıkan yeni durum ise uzun süreli olarak İstanbul’un ‘Su Temini Güvenliği’ni riske sokmaktadır” denildi.

Melen Barajı için ilk önce zemin oturmalarına daha toleranslı bir baraj tipi olan “kaya dolgu” baraj tipi önerildiği, daha sonra, nedeni bilinemeyen bir kararla “Silindirle Sıkıştırılmış Beton” (SSB) baraj tipinin seçildiği belirtilen açıklamada şunlar ifade edildi.  

  • Bu karardan sonra bu barajın taşıma gücü yeterli olmayan bir zeminde inşa edilmesinin neden olacağı oturmalara karşı zemin iyileştirilmesi yapılmaya çalışılmıştır. Açıkça zemin baraj tipine uygun hale getirilmeye çalışılmıştır.
  • Baraj inşaatından önce zemin iyileştirme amaçlı bir enjeksiyon çalışması yapılmıştır. Fakat bu çalışma sırasında yapılan hatalar nedeni ile zemin iyileştirmesi, amacına ulaşmamıştır. Bu durum, yeterince kontrol edilmeden SSB baraj inşasına başlanmıştır. 

DSİ uyarıları dikkate almamış

  • Barajın zemininin Jeoteknik Değerlendirme çalışmalarını yapan yerli bir firma inşaata engel bir durum bulunmadığının tespitini yaparken Avusturya merkezli şirket analizlerini sahip olduğu hibrit teknolojisi sayesinde ses ve ışık yardımıyla gerçekleştirip zeminin dezavantajlarını net bir biçimde ortaya koymuştur.
  • Bu durumun ortaya çıkartacağı sakıncalar Müşavirlik firması tarafından DSİ Bölge Müdürlüğüne iletilmiş ancak dikkate alınmamıştır. Barajdaki deformasyonlar, zeminin taşıma gücünün bu ağırlıktaki baraj gövdesini taşıyamamasından ileri gelmektedir. Diğer bir deyişle baraj gövdesindeki proje değişikliği kesinlikle yanlış olmuştur.

İşlev kazanması için yapılması gerekenler

Baraj gövdesinde çatlakların oluşmasından sonra aks yeri jeolojisi ve zemin emniyeti konusunda yapılan teorik incelemelerin temel zemininin güçlendirilmesi gerektiğini ortaya koyduğuna dikkat çekilen açıklamada, “Zeminin istenilen alışı yaptığı tespit edildikten sonra eğik enjeksiyonlarla mevcut baraj gövdesi zemini konsolide edilerek güçlendirilmeli, baraj çatlakları da uygun malzemelerle kapatılmalıdır” denildi. 

Zeminin alış yapmaması halinde derhal yeni bir aks yeri tespit edilerek yeni dolgu baraj tipine geçilmesi zorunludur” denilen CHP açıklamasında “Bu çalışmalar tamamlandıktan sonra Melen Barajı’nda yeni ihale edilen güçlendirme yapısının gerekli olup olmadığının yeniden değerlendirilmesi uygun olacaktır. Bugün elimizde büyük bir yatırım sonrası atıl durumda olan, su tutamayan, işlevsiz bir baraj bulunmaktadır” ifadeleri kullanıldı. 

‘Halkın parası çöpe atıldı’

Baraj yapım sürecindeki finansal boyutun da değerlendirildiği açıklamada şunlar söylendi:

 “Bu baraj da her yatırımda olduğu gibi bu ülkenin kaynakları, vatandaşın vergileri ile yapılmaktadır. Aşağıdaki tablo İstanbul’un, İstanbul halkının parasının ehliyetsiz, liyakatsiz yöneticiler eliyle nasıl çöpe atıldığını göstermektedir. İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi (İSKİ) Devlet Su İşlerine (DSİ) bugüne kadar Melen Barajı için;

  • 21.5.2007 tarihinde; 144 milyon 500 bin dolar yani o günkü karşılığı olan 190 milyon TL,
  • 08.5.2014 tarihinde; 96 milyon 700 bin dolar yani o günkü karşılığı olan 200 milyon TL,
  • 31.5.2016 tarihinde; 67 milyon 800 bin dolar yani o günkü karşılığı olan 200 milyon TL ödemiştir.
  • Melen Barajı için İSKİ tarafından DSİ’ye ödenen ücret olan 309 milyon doların bugünkü karşılığı yaklaşık 2,5 milyar TL’dir. İstanbul halkının 2,5 milyar TL’sidir.

CHP’li milletvekilleri,  “Atatürk Barajı’nı, Keban Barajı’nı, Türkiye’nin muhtelif yerlerindeki devasa barajları yapan Devlet Su İşleri’nin böyle küçük ölçekli bir barajın altında bir mühendislik hatasıyla kalması hepimizi derinden üzmüştür. Cumhuriyetin en önemli kurumlarının bu noktaya sürüklenmemesi gerekirdi” diye konuştu.  

‘Havzaların daraltılması kabul edilemez’

Kanal İstanbul Projesi ile devre dışı kalacak olan İstanbul’un su kaynaklarından Sazlıdere Barajı’ndan alınan yıllık verim 55 milyon metreküp, yine Kanal İstanbul Projesi ile büyük oranda risk altına girecek olan Terkos Barajı’nın yıllık verimi ise 142 milyon metreküp olduğuna dikkat çekilen açıklamada, “Havzalar bize emanettir. Sonsuza kadar korunması zorunludur. İstanbul’un su havzalarının daraltılması asla kabul edilemez” denildi.  

Kategori: Türkiye