Doğa MücadelesiManşet

Çaldağı’ndaki ‘vahşi madencilik’ projesi AİHM yolunda

0

Manisa Turgutlu’daki Çaldağı‘nda kurulmak istenen nikel madenciliği projesi davası Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi‘ne gönderiliyor. Proje ile ilgili davanın AİHM’ye taşınabilmesi için Turgutlu Çevre Platformu – TURÇEP ve yöredeki yurttaşlar ile Ege Çevre ve Kültür Derneği‘nin başvuruları sonrasında, davanın avukatı Arif Ali Cangı tarafından gerekli girişimler geçtiğimiz günlerde başlatıldı.

Ekoloji Birliği’nin aktardığına göre, Çaldağı‘ndaki nikel madenciliği projesi “vahşi madencilik” deyiminin türetilmesine de konu olmuştu. İngiliz European Nickel şirketine ait proje, yöre halkının uzun yıllardır verdiği mücadele nedeniyle faaliyete geçememiş, ancak tesisler birkaç kez el değiştirtirmişti. Çaldağı’nı projeleri için “amiral gemisi” ilan eden şirket, tesisleri VTG Madencilik adında yerli bir şirkete devredip projeden çekilmişti. Yeni şirket de madenin faaliyete geçmesi engellenince, elindeki tüm hisseleri satarak çekilmek zorunda kaldı. Şu anda Çaldağı’ndaki Çaldağı Nikel A. Ş. tesislerinin sahibi olarak Nata İnşaat Şirketi görünüyor.

Mahkeme bilirkişi raporunu tanımadı

“Kazandığımız davalar bile hukukun arkasından dolanarak sonradan bu projenin lehine çevrilmek isteniyor. Halkın sahada kazandığı mücadele adeta masa başında geri alınmaya çalışılmasına rağmen, bizler hukuk mücadelemizi devam ettireceğiz” açıklamasında bulunan TURÇEP, ayrıca ilerleyen günlerde Anayasa Mahkemesi’ne de yeni bir başvuru daha yapma çalışmalarına başlanacağını bildirdi.

2016 yılında Çaldağı madencilik projesi ile ilgili ÇED raporu mahkeme tarafından iptal edilmiş ve yöre halkının lehine sonuçlanmıştı. Ancak Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve şirketin itirazı ile Danıştay kararı bozarak daha fazla sayıda bilirkişi atanması ve daha geniş bir çerçevede yeniden keşif yapılmasını istedi. Karara uyan mahkeme tarafından bu kez her biri kendi alanının uzmanı olan dokuz kişilik bilirkişi heyeti oluşturuldu. 9 Şubat 2018 tarihinde yapılan keşif sonrasında raporlarını hazırlayarak mahkemeye sunan 9 kişilik uzman bilirkişi heyeti, ‘oybirliği’ ile Çaldağı nikel madencilik projesi için hazırlanan ÇED raporunun yanlış ve yetersiz olduğu, projenin bir facia yaratabileceği ve Çaldağı’nda madencilik yapılamayacağı” kararını verdi. Rapor doğrultusunda ÇED raporunun iptali gerekirken, mahkeme bu bilirkişi raporunun daha önceki ÇED raporuna göre geçersiz olduğuna hükmetti.

Mahkeme Başkanı bile karara karşı

TURÇEP ve hukukçular ise mahkemenin bu kararını “bir hukuk skandalı” olarak tanımlıyor. Mahkeme başkanı bile, heyetin maden şirketinin eksik ve hatalı olduğunu itiraf edip bizzat kendisinin vaz geçtiği önceki ÇED raporunu bu kararına dayanak yapmasına itiraz ederek karara şerh koydu.

Temyiz sırasında Danıştay’ın mahkeme kararına uyması sonucunda konu Anayasa Mahkemesi’ne taşınmak istendi, ancak AYM madenin çalışmadığı  ve bundan dolayı da herhangi bir zararlı etkisinin görünmediği iddiasıyla başvuru talebini reddetti.

Tüm bu gelişmeleri ve kararları yargı bağımsızlığının vahim düzeyde zedelendiği şeklinde açıklayan TURÇEP, “Bütün bu gelişmeleri anlattığımızda sokaktaki çocuklar bile bu mahkeme kararlarına gülüyor. Bizler de Çaldağı konusunu Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne taşıyarak hukuk mücadelemizi sürdüreceğiz” ifadelerini kullandı.

Orman tahsis izni konusunda Danıştay tarafından Anayasa’nın 169. maddesi doğrultusunda verilen “Çaldağı’nda orman var, ormanlık alanlarda madencilik faaliyeti yapılamaz” şeklindeki kararının da yine hukukun arkasından dolanarak maden lehine değiştirilmeye çalışıldığını kaydeden TURÇEP, bu nedenle ilerleyen günlerde Anayasa Mahkemesi’ne konuyu taşımak için yeni bir başvuru daha yapılacağını bildirdi.

Çaldağı’ndaki nikel madenciliği projesinin tamamen bir “dayatma” olduğunu belirten TURÇEP açıklamasında şunları söyledi: “Başta Manisa ovası olmak üzere dünyanın en bereketli topraklarının olduğu tüm Gediz Vadisi’ni yok edecek olan bu proje, İngilizler tarafından “madencilik” adı altında yapılan bir dayatmadır.”

İngiliz Europan Nickel şirketi, bu projeyi daha önce Arnavutluk ve Sırbistan’da da denemek istemiş, ancak bu ülkeleren çevre ve enerji bakanları şirketin aldığı tüm izin ve ruhsatları iptal ederek ülkelerinde bu tür madenciliğe izin vermeyeceklerini belirtmişti.

Proje uygulanırsa neler olacak?

  • 25 yıl sürecek madencilik faaliyeti süresinde 18-20 milyon ton sülfürik asit kullanılacak.
  • Bunun için yılda 1 milyon 200 bin ton sülfürik asit üretecek, dolayısıyla dünyanın en büyük sülfürik asit fabrikalarından biri Çaldağı eteklerine kurulacak.
  • Madencilik faaliyeti süresince hem proje hem de proje kapsamındaki sülfürik asit fabrikası için aşırı düzeyde su ihtiyacını karşılamak için maden şirketi tarafından Gediz Nehri ve tüm yeraltı su kaynakları tüketilecek.
  • Madencilik faaliyeti süresince kesilecek toplam ağaç sayısı 2 milyonu bulacak.

 

 

İlginizi çekebilir

Comments

Comments are closed.