İnsan HaklarıManşetTürkiye

Çağlayan’da sesler Can Atalay için yükseldi: Halk, verdiği oyun hesabını soracaktır

0
can atalay

Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu‘nun Türkiye İşçi Partisi (TİP) Hatay Milletvekili Can Atalay hakkında ikinci kez ‘hak ihlali’ kararı vermesinin ardından Atalay’ın meslektaşları basın açıklaması gerçekleştirdi:

“Haftalardır, aylardır milletvekili ve meslektaşımız avukat Can Atalay özelinde adalet aramaya devam ediyoruz. AYM Can Atalay ile ilgili hak ihlali kararı verdi. Ancak maalesef uygulaması gereken mahkemeler ‘hak ihlali’ kararını uygulamadılar. Bugün 21 Aralık 2023 tarihi itibariyle AYM’ye ikinci bir başvuru söz konusu olup, burada da AYM kararının uygulanmamasının hak ihlali oluşturup oluşturulmadığı konusunda bir başvuru mevcut. AYM’nin bu konuda oy birliği ile hak ihlali kararı vereceğine inanıyoruz ve bekliyoruz. Bir diğer beklentimiz ise bu konuyu uygulayacak olan 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nin elini vicdanına koyup, bir an önce Can Atalay’ın mağduriyetini gidererek, tahliyesini sağlamaktır.”

Öte yandan AYM’nin ‘ihlal kararı’, yerel mahkemeye ulaştı. Kısa kararda, Atalay’ın yeniden yargılanmasına başlanması, mahkumiyet hükmünün infazının durdurulması, ceza infaz kurumundan tahliyesinin sağlanması ve yeniden yapılacak yargılamada durma kararı verilmesi için kararın İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderilmesinin kararlaştırıldığı ifade edildi.

‣ AYM’den Can Atalay hakkında ikinci kez ihlal kararı

‘Halk verdiği oyun hesabını soracaktır’

Ankanın haberine göre, AYM’nin bu kararı verdiği toplantı sürerken Can Atalay’ın arkadaşları ve meslektaşları tarafından Çağlayan Adliyesi önünde basın açıklaması yapıldı.

Siyasi saiklerle cezalandırılmaya çalışılanın yalnızca Av. Can Atalay değil ona oy vererek TBMM’de kendisini temsil etmesini isteyen halk olduğunu belirten Gaziosmanpaşa Bölge Hukukçular Derneği Başkanı Avukat Buket Gülay, “AYM, halkın oylarıyla milletvekili seçilen Avukat Can Atalay’ın tahliye edilmemesini ve bu sebeple milletvekilliğine başlayamamasını hak ihlali olarak değerlendirmiştir. AYM’nin bu tespiti karşısında Yargıtay’ın hak ihlali kararını tanımaması manasına gelecek kararlar alması ve AYM kararını uygulamaması hukuken izah edilebilecek bir durum değildir. Bir yargı organının bağlı olmakla yükümlü olduğu Anayasaya uymaması hiç birimizin güvende olmadığının kanıtıdır. Halk, verdiği oyun hesabını soracaktır” dedi.

‘Yargı kararlarının bağımsız olarak alınamadığı veya uygulanamadığı toplumlarda bağımsızlıktan söz edilemez’

Av. Buket Gülay, basın açıklamasında şu sözleri dile getirdi:

”İnsanlar tarih boyunca, önceleri içgüdüsel, sonraları ise iradi olarak hürriyetlerini padişahlar, krallar, sultanlar ve modern devletler lehine kısıtlamış ve toplumsal düzen için haklarının kısıtlanmasını ve yasalara uymayı kabul etmişlerdir. Bu şekilde kurulan toplumsal düzenin devam etmesi, istikrarlı ve uzun ömürlü olması ancak adaletin tesisiyle mümkündür. Bu haliyle yasama, yürütme ve yargı erklerini kullanan devlet, toplumsal sözleşme gereğince vatandaşlarının haklarını hem diğer insanlara hem de devlet gücünü kullanan yöneticilere karşı korumakla mükelleftir. Yargı yetkisi tam olarak budur.”

Yargı erkinin, yasama ve yürütmeden bağımsız iradeye sahip yargıçlar tarafından kullanıldığını ve yargı kararlarının devleti ve yöneticileri dâhil olmak üzere herkesi bağladığını, bağlaması gerektiğini ifade eden Gülay, “Hukuk herkes için vardır ve mahkeme kararları istisnasız olarak uygulanmalıdır. Yargı kararlarının bağımsız olarak alınamadığı veya uygulanamadığı toplumlarda bağımsızlıktan söz edilemez ve devlet lehine irade devrini içeren toplumsal sözleşme zarar görür. Meslektaşımız Av. Can Atalay demokrasi ile yönetilen ülkemizde halkın kendisine verdiği oylarla milletvekili seçilmiştir. Bu şekilde kazandığı sıfatın tanınması ve TBMM’de halkı vekil sıfatıyla temsil etmesi için ayrıca bir kabul veya merasime gerek yoktur” dedi.

‘Hiçbirimizin güvende olmadığının kanıtı’

”Anayasanın 153. maddesine göre, Anayasa Mahkemesi kararları, yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzel kişileri bağlar. Dolayısıyla, herhangi bir yargı organı veya idare makamının Anayasa Mahkemesi kararına uymaması bir hukuk devletinde mümkün olmamalıdır” diyen Gülay son olarak şunları dile getirdi:

“Yasama dokunulmazlığını düzenleyen Anayasa’nın 83. maddesi ise halkın oylarıyla seçilmiş milletvekillerini sorguya çekilme, tutuklanma ve yargılanmaya karşı korur. Bir yargı organının bağlı olmakla yükümlü olduğu Anayasa’ya uymaması hiç birimizin güvende olmadığının kanıtıdır. Halk, verdiği oyun hesabını soracaktır. Av. Can Atalay halkın oyu ile vekillik yapamıyorsa oy alarak vekillik görevine başlamış her milletvekilinin meşruluğu tartışılabilir hale gelmektedir.”

TİP tarafından kararın ardından twitter hesabından (yeni adıyla X) yapılan açıklamada, Can Atalay’ın derhal serbest bırakılması yönünde çağrı yapıldı:

Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) İstanbul Şubesi Başkanı Çiğdem Akbulut da basın açıklamasında şöyle konuştu:

”Anayasa Mahkemesi’nin, haftalar önce vermiş olduğu kararda bugün de direneceğini umuyoruz. Anayasa Mahkemesi’nin, daha önce Osman Kavala, Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ dosyalarında verdiği kararlarda gördüğümüz hukuku hiçe sayan, siyasi talimatlara göre konumlandığı pozisyonuna dönmeyeceğini umuyoruz. Çağdaş Hukukçular Derneği Başkanımız Selçuk Kozağaçlı ve üyelerimiz hakkında tamamen hukuka aykırı şekilde elde edilmiş ve düzenlenmiş delilleri dayanak alarak gerçekleştirilen tutuklamalara ve verilen mahkumiyet hükmüne dair yaptığımız başvurularda yine bir siyasi yargılama mevzu bahis olduğu için hiçbir ‘hak ihlali’ bulmayan pozisyonuna geri dönmemesini umuyoruz.”

‘Geride bıraktığımız her adalet katliamına yeterli ve birlikte tepkiyi göstermediğimiz oranda…’

”Olumsuz birçok başka da örneğine sahip olduğumuz yargı pratiğidir bizi bugün bu noktaya getiren. Dikkat çekmek istediğimiz husus budur. AKP iktidarının, siyasi saikler doğrultusunda kendisine aparat edindiği yargı, tüm muhalefeti dizginlemek için bir baskı aracı olarak kullanılıyor çok uzun yıllardır” diyen Akbulut, şunları aktardı:

“Geride bıraktığımız her adalet katliamına yeterli ve birlikte tepkiyi göstermediğimiz oranda bugün bir yenisi ile karşı karşıya kaldığımız aşikar. Yargı mekanizmaları açısından ise geçmişte sergiledikleri siyasi pratiğin bugün kendi ayaklarına dolanıyor olduğu ile yüzleştiklerini görüyoruz. Bu nedenle bugün burada her ne karar çıkarsa çıksın mücadelemizin bitmemek zorunda olduğunu tekrarlamak isterim. Elbette Can’ı alacağız. Ancak bugün burada ne karar çıkarsa çıksın, Can’ı alıncaya kadar, tutuklu meslektaşlarımızı alıncaya kadar, tüm siyasi tutsaklar özgürlüklerine kavuşuncaya kadar mücadelemiz devam edecek.”

‘Siyasal iktidar eliyle yargı kararları uygulanmıyor’

ÖHD Eş Genel Başkanı Av. Serhat Çakmak ise “Ülkede siyasal iktidarın güç kazanması ile beraber hukuk, yargı makamları bir istisnai hali genel hâle uygulatma niyetindeler. Bir devletin meşruluğunun asıl kaynağı anayasa ve yasalar olmasıdır. Siyasal iktidar eliyle yargı kararları uygulanmıyor” dedi.

 

Kategori: İnsan Hakları

İlginizi çekebilir

Comments

Comments are closed.