LGBTİ+Manşet

Büyükada’da LGBTI+’lar plaja alınmadı: Kardeş siz bunlarla aynı yerde denize girmek ister misiniz?

A.T., A.G, ve D.B. isimli üç arkadaş, 3 Temmuz cuma günü Büyükada’daki Yörükoğlu Plajı ve Nakibey Plajı çalışanları tarafından uğradıkları ayrımcılık ve nefret söylemini Bianet‘ten Evrim Kepenek‘e anlattı.

‘Bu yıl her zamankinden fazla hedef gösterildik’

Avukatları Eren Keskin aracılığı ile konuyu yargıya taşıyan üç arkadaş, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “toplumu LGBTİ+‘lara karşı tavır almaya” çağırmasının, karşılaştıkları ayrımcılıkta etkili olduğu görüşünde.

Cumhurbaşkanı tarafından hedef gösterildiklerini söyleyen A.T., bu yıl daha fazla buna maruz kaldıklarını söyledi:

Biz zaten Kürt olduğumuz için bir ayrımcılık yaşıyoruz. İkinci olarak da cinsel kimliğimizden ötekileştiriliyoruz. Bunların sonu gelmiyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın söylemleri ile hedef gösterildik. O bizi halka hedef gösterdi. Biz zaten böyle şeyler yaşayacağımızı biliyorduk. Bu yıl daha fazla hedef gösterildik.

‘Bu kadar kin ve nefreti anlamıyorum’

A.G. ise, insanların bakışları ile dahi kendilerini rahatsız ettiklerini, ancak uğradıkları ayrımcılığa rağmen, “daha fazla hırpalanmamak için” karakola gitmediklerini anlattı:

Bakışları ile bile rahatsız etmeye çalıştılar ama biz onlara alıştığımız için artık o kadar rahatsız etmiyor. En çok ağrıma giden bizi başkalarına hedef göstermesi oldu. Kendisine sürekli destek arıyordu. Bu da çok rahatsız ediciydi. Bizi ötedeliler. Bizi almayacaklarını açık olarak söylediler.

(…) İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) ve Büyükada Belediyesi‘ne ulaştık. Suç kaydı oluşturduk. Karakola gitmedik çünkü daha fazla hırpalanmak istemedik. Cumhurbaşkanı’nın sözleri aklımıza geldi, bize saldırabilirlerdi. O nedenle de oradan ayrıldık ve avukatımıza başvurduk.

Transfobi kusan insanlar sanki etten kemikten değildi. Bu kadar kin ve nefret dolu olmalarını anlamıyorum. Bu çok yıpratıcı.

Plaj yetkilileri iddiaları reddetti, ancak Bianet’in aktardığına göre Nakibey Plaj görevlisi “Öyle bir şey olsa söylerdim. Hem tek başlarına da plaja gitmesinler” dedi.

‘Burası aile plajı’ demişler

İstanbul Cumhuriyet Savcılığı’na her iki plaj çalışanları hakkında suç duyurusu yapan Keskin’in dilekçesinde ise şu bilgiler yer alıyor:

A.T., A.G., ve D.B. önce Yörükoğlu plajı önüne gitmişler ve plajın önünde görevli olan kişiden fiyat listesi istemişlerdir. Yetkili, A.T., A.G., ve D.B.’ye “Biz sizin gibileri plaja almıyoruz. Burası aile plajı” diyerek müvekkillerimizin plaja girmesini engellemiştir. O sırada, plaja girmekte olan bir aileyi çevirip “Kardeş siz bunlarla aynı yerde denize girmek ister misiniz?” diyerek üç kişiyi hedef göstermiştir.

A.T., A.G., ve D.B. “LGBTİ+ bireylerin plaja girmelerini engelleyen yazılı bir kuralınız var mı?” diye sorduklarında, görevli, müvekkillere “ibne, top, dönme” gibi sözcüklerle ayrımcı şiddet uygulamıştır. Bu arada aynı görevli, Nakibey plajının yetkilisini de seslenmiş, “Bu ibneleri siz de plaja almayın” diyerek yönlendirmede bulunmuştur.

Keskin, dilekçesinde Türkiye’nin ayrımcılığa karşı imza koyduğu uluslararası sözleşmeleri hatırlattı ve yaşananların İstanbul Sözleşmesi’ni de ihlal ettiğini belirtti.

Keskin, Yörükoğlu ve Naki Bey plaj işletmeleri hakkında, A.T., A.G., ve D.B.’te yönelik haksız uygulama nedeniyle TCK 122. madde, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi 14. madde ve Avrupa Konseyi İstanbul Sözleşmesi delaletiyle soruşturma yapılarak dava açılmasını talep etti.

Kategori: LGBTİ+