Doğa MücadelesiManşet

Bugün Dünya Sulak Alanlar Günü: Kentlerin geleceği için sulak alanlar korunmalı

Düden Golu

Biyolojik çeşitlilik açısından en zengin yaşam alanlarını oluşturan sulak alanlar, çok çeşitli türde canlıya beslenme ve barınma ortamı sağlıyor.

Ancak son yıllarda uygulanan politikalar canlı türlerinin soylarının devam etmesine, yaşam alanlarının tahrip olmasına, iklim değişikliğine, tarım arazilerinin verimsizleşmesine, su sıkıntısı ve zoraki göçlere yol açıyor.

Her yıl 2 Şubat’ta sulak alanların önemi hakkında küresel farkındalık yaratmak için kutlanan Dünya Sulak Alanlar Günü kapsamında açıklama yapan Doğal Hayatı Koruma Derneği (WWF) kentsel sulak alanların önemine dikkat çekti.

 

                                       Düden Gölü, Fotoğraf: Cüneyt Oğuztüzün

“Kentsel sulak alanlar şehirlerin kalkınma ve yönetim planlarına entegre edilmeli”

Kentlerin temel insan ihtiyaçlarına cevap vermesinin yanında çevre dostu bir yapıda olmalarını sağlamanın şart olduğuna değinen WWF’e göre kentsel sulak alanların sürdürülebilirliği sağlanırsa;

1-) Kentlere birden fazla ekonomik, sosyal ve kültürel fayda sağlar.

2-) Sulak alanlar aşırı yağışları absorbe eder; bu da kentlerdeki taşkınları azaltır; felaketleri ve bunun ardından gelen maliyetleri önler.

3-) Kentsel sulak alanlar, şehirlere su sağlar; arıtım özelliği sayesinde evsel ve endüstriyel atıkları filtreler ve su kalitesini artırır.

4-) Çok sayıda canlı türüne ev sahipliği yapan sulak alan ekosistemleri sayesinde rekreasyon yoluyla insanların ruhsal ve bedensel sağlığına yardımcı olunur.

Konuyu değerlendiren WWF-Türkiye Doğa Koruma Direktörü Sedat Kalem ise şunları söyledi:

“Bugün ülkemizdeki kentsel gelişim, sulak alanların korunması ve akılcı kullanımı açısından endişe verici. Kentler büyüdükçe arsa talebi artarken, kentlerin içinde ve yakın çevresindeki sulak alanların tahribatı artıyor. Sulak alanlar ne yazık ki, çoğunlukla başka amaçlar için kullanılabilir alanlar olarak görülüyor.”

Kalem şöyle devam etti:

“Ülkemizde özellikle son yıllarda etkisini hissettiren kuraklıkla birlikte yaz aylarında baraj göllerinde yaşanması olası susuzluk sorununa karşı kentsel sulak alanların korunmasının önemi bir kez daha ortaya çıkıyor. WWF-Türkiye olarak, kent yönetiminden sorumlu kurumları, kentsel sulak alanların korunmasına yardımcı olacak yaklaşımları benimsemeye davet ediyoruz. Bunların başında sulak alan ekosistemlerinin korunması, sürdürülebilir kullanımın sağlanması ve zarar görmüş olanların restorasyonla yeniden kazanılması geliyor”.

Son 1 yıldaki kayıplarımızdan bazıları:

Konya Ovası’nda bulunan ve “Dünyanın nazar boncuğu” denilen Meke Gölü’ne artık “Meke Çölü” deniyor. Suları kuruyan gölün tabanında biriken tuz tabakası ve kireç gölün bu adı almasına neden oldu.

İzmir Aliağa yakınlarındaki bir başka sulak alan olan Çaltılıdere Köyü’ndeki 200 dönümlük bölge, İzmir İli Mahalli Sulak Alan Komisyonu’nun tartışmalı oturumunda oy çokluğuyla tekne, yat imalat tesisleri yapılabilmesi için sulak alan olmaktan çıkarıldı.

-Söke-Milas karayolunun iki yanında bulunan sulak alanda yolun karşısına geçmek isteyen bir su samuru araçlar tarafından ezildi. Çünkü su samurunun yaşam alanının ortasından 30 kilometrelik bir karayolu geçirilmişti.

 

(Yeşil Gazete, Evrensel)