İklim KriziManşet

BM İklim anlaşması hakkında bilmeniz gereken 5 şey

350.org tarafından yayınlanan yazıyı Yeşil Gazete ekibinden Pelin Atakan’ın çevirisiyle sunuyoruz.

* * *

İklim görüşmelerinin sonuncusu Peru’nun Lima kentinde gerçekleşti ve gergin geçen iki günlük fazla mesainin ardından tamamlandı. “İklim Eylemi için Lima Çağrısı” isimli yeni bir belge var elimizde artık. Bu belge, önümüzdeki yıl Paris’te yapılması planlanan yeni iklim anlaşması için yapılacak müzakerelerin çerçevesini sunuyor. Ne var ki, görüşmeler genel anlamda hayal kırıklığıyla sonuçlandı. Politikacılar iklim hareketi için Halkların İklim Yürüyüşü gibi eylemlerle yaratılan ivmenin üzerine bir şey koymakta başarısız oldular, birçok büyük tartışmada tabiri caizse vites küçülttüler. Eğer Paris’ten başarılı sonuçlar elde edeceksek (bunlar sera gazı salımlarını azaltmak veya iklim kriziyle ilgili uluslararası çözümler üretmek için gerçek bir atlama taşı olabilir) müzakereciler ve hareketimiz daha çok çaba göstermeli.

İşte, neler olduğunu anlamanıza yardımcı olacak görüşmelerden çıkan 5 sonuç:

*  Yeni anlaşma iklim krizinin acilliğine cevap vermiyor.

Filipinli aktivist (ve 350.org yönetim kurulu üyesi) Lidy Nacpil’e göre görüşmelerin ‘temel hata’larından bir tanesi ‘küresel ısınmanın sınırlandırılması için bilime dayalı açık bir hedefin eksiliği’. IPCC’nin (Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli) son raporunda bilim insanları, fosil yakılardan kurtulmamız gerektiğini, ısınmanın 2 derecede kalmasını ve küresel bir felaketi önlemeyi istiyorsak gerekli önlemlerin acilen alınması gerektiğini açıkça ifade ediyorlar. Ancak yeni anlaşma bizi bu hedefe ulaştırmıyor.

“Bu sonuçla (bu anlaşmayla) 3 ya da 4 derece ısınmaya giden bir yoldayız.”-Tasneem Essop, WWF uluslararası iklim strateji uzmanı

Ayrıca anlaşmada dünyadaki tüm toplumların karşı karşıya olduğu acil duruma dair bir gönderme yok.

“Tarihteki hiçbir ulusun lideri şu soruyla burun buruna gelmedi: ‘Hayatta kalabilecek miyiz yoksa denizin altında kaybolup gidecek miyiz?’“ –Tuvalu Başbakanı Enele Sopoaga

Mohamed Adow ile yapılan röportaj

*   Anlaşmada bazı iyi maddeler var – ancak uygulamaları garantiye alacak önlemler yok.

Lima’dan çıkan metinde olan 100’ü aşkın ülke tarafından desteklenen bir senaryo,  karbon salımlarını yüzyılın ortasına kadar kademeli olarak azaltmak. Bu senaryonun gerçeklemesinin tek yolu fosil yakıtlardan uzaklaşmak ki bu UNFCCC (Birleşmiş Milletler İklim Değişikli Çerçeve Anlaşması) sürecini fosil yakıt endüstrisinin tam karşısına koymak demek.

Lima Çağrısı diğer anlaşmalardan farklı, çünkü ilk defa tüm uluslar karbon salımlarını düşürme konusunda anlaştılar. Her ülke önümüzdeki aylarda bunu nasıl gerçekleştireceğini açıklayacak.  Ancak metinde bir anahtar kelime değişikliği var ki büyük sonuçlara (veya sonuçsuzluğa) yol açacak potansiyele sahip. Metinde karbon salımlarını azaltma planlarının uluslararası gözetimi ile ilgili konuda “yapmalı” yerine “yapması gerekebilir” deniyor. Bu ulusların kendi planlarını rapor etmek için sorumlu tutulamayacakları anlamına geliyor. Yani sanki “kritik Paris buluşmasına kadar her bir ülke ev ödevini kendi değerlendirecek”.

İklim değişliği sebebiyle en fazla risk altında olan bölgelerden Marshall Adaları’nın Dış İşleri Bakanı’nı söylediği gibi: “Canımızı dişimize takarak mücadele edeceğiz, bu sürecin dışında da kapılara vurmaya devam edecek ve gelecek yıla kadar hedeflerin ne anlama geldiğinden emin olacağız.”

13

* En az gelişmiş ve zayıf uluslar ayazda bırakıldı.

Bu anlaşma ile zengin ülkeler, iklim değişikliğinden en çok etkilenen ülkeleri destekleme fırsatını kaçırmış oldular.

Küresel sera gazı salımlarına katkısı en az olmuş ülkelerin artık, ‘değişimi yaratmak için en çok çalışan ülkeler’ olarak anılmaları muhtemel görünüyor. Ancak bu konuda gerekli desteği bile görmüyorlar. Uzun sözün kısası bu durum iklim adaleti konuşulurken hayli gülünç oluyor.

ActionAid’den Bradon Wu konuyla ilgili problemleri şöyle aktarıyor: “Lima’dan 3 ana sonuç istedik: Gelişmiş ülkelerin 2020 yılına kadar artırmayı hedefledikleri iklim harcamalarını yılda nasıl 100 milyar dolara çıkaracağını gösteren açık belirtiler, 2015’te kararlaştırılacak yeni iklim rejiminde ‘kayıp ve hasar’ın ana katmanlardan biri olacağı teminatı ve son olarak sera gazı salımlarının azaltılması konusuna dair kısa dönemde (2020 öncesi) somut taahhütler. Lima bunların hiçbirini yerine getirmedi.”

14

15

* Yatırımların geri çekilmesi her zamankinden daha önemli
Görüşmelerde çokça konuştuğumuz konulardan biri fosil yakıtlardan tamamen kurtulma ihtiyacı. Leonardo DiCaprio’dan küresel bir Katolik piskopos grubuna kadar herkes enerji rejiminde küresel bir değişimin gerekli olduğunu konuşuyordu. Fosil yakıt şirketlerinin yatırımları geri çekme hareketinin azledilmesinden yana olmalarına rağmen, görüşmelerdeki ‘bazı gergin davranışların’ bu konu hakkında şirketlerden daha çok endişe duyduklarını gördük. (Shell’in iklim değişikliği baş danışmanının ‘Gelecekte az sera gazı salımıyla fosil yakıtların kullanılması mümkünken neden fosil yakıtlar tasfiye edilsin?’ isimli -Chevron’un eş sponsoru olduğu- paneli sunduğundan dolayı kınanmasının ardından panelin ismi ‘Artan enerji ihtiyacı ve iklim hedeflerini nasıl uzlaştırabiliriz?’ şeklinde değiştirmesi gibi.)

Yaklaşık 100 ülkenin yüzyılın ortasına kadar karbon salımlarını kademeli olarak azaltma hedefini desteklediklerini görmekten mutluyuz. Hedefin taslak metne eklenmesi fosil yakıtlardan yatırımın çekilmesi hareketi adına bir kazanım, büyüyen kampanyaya ivme kazandıracak. Ancak eylem şimdi başlamalı, on yıllık bir gecikmeden sonra değil. Bu nedenle şirketlerin yatırımlarını şimdi çekmelerine ihtiyacımız var.

Dünya – finansal, etik, politik olarak- iş dünyasının şimdiye kadar olduğu gibi devam edemeyeceğine gerçeğine uyanıyor.

16

“Bu daha iyi bir gelecek. Eğer iklim konuşmaları doğru giderse @FT: ‘ExxonMobil ve Shell’in varlığı 35 yıl içinde sona erecek.’

* Gerçek çözümler için küresel ivme her zamankinden daha güçlü ve güçlü olmaya devam ediyor.

Geçtiğimiz 2 haftada halkın müthiş gücünü gördüğümüz anlar yaşandı: Gerçek iklim çözümleri için küresel hareket her zaman olduğundan daha güçlü. Geçen 10 yılda 100 binlerce insan sokaklarda iklim eylemi talep ettiler, önümüzdeki yıl onlara milyonlar katılacak. Politikacılar ya bu rüzgârı arkalarına alarak hareket ederler ya da bu rüzgâr politikacıları uzaklara süpürür. Eylemin yönetimi hepimize kalmış durumda.

Filipinli aktivist Yeb Sano harika söylemiş: “İklim mücadelesini halk şimdi sahiplenmeli çünkü liderler reddediyor.”

17

10 Aralık’ta on binlerce insan Lima sokaklardaydı: Geçen eylülde başlayan büyük, harika enerjiyi taşıdılar, güçlendirdiler. Aktivistler, sanatçılar, yerel topluluklar oradaydı. İklim adaleti ve gerçek çözüm taleplerini haykırdılar. Latin Amerika’daki iklim hareketi hayat dolu. Küresel hareketin onlardan öğreneceği çok şey var.

Küresel iklim anlaşması iklimle mücadelede sadece bir araç. Gerçek değişim taban örgütlerinden gelmeye devam edecek.  Birleşmiş Milletler İklim Görüşmeleri tüm dünya ülkelerinin bir araya geldiği ve bu krizi tartıştığı yer olmaya devam edecek. Halk, Paris’in Kopenhag gibi olmayacağından emin olmak için müthiş çaba sarf ediyor.

Yazının İngilizce Orjinali

Yeşil Gazete için çeviren: Pelin Atakan

(Yeşil Gazete, 350.org)

Kategori: İklim Krizi