Ekolojiİklim KriziManşet

‘Bir damla dahi su alınamaz’ seviyesine inen Eğirdir Gölü’nde vahşi sulamaya devam!

0

Isparta‘daki Eğirdir Gölü‘nde su,  kritik seviye olan 914,74 metrenin altına düştü, buna rağmen çevresindeki arazilerde hala vahşi sulama yapılıyor.

Türkiye Tabiatını Koruma Derneği (TTKD) Bilim Danışmanı Dr. Erol Kesici, gölde su kodunun ‘bir damla dahi su alınamaz’ denilen seviyenin altına düştüğünü belirtip, “Buna rağmen havzanın bir kısım alanlarında hala vahşi sulama ile tarımsal faaliyetlerin sürdürülmesi, göl ve su ihtiyacı konusunda çok daha ciddi sorunların yaşanacağının göstergesi” dedi.

‣ Araştırma: İklim değiştikçe sel ve kuraklıklar daha sık olacak, daha uzun sürecek
‣ [İklim masası] Türkiye’de tarım kuraklık ve aşırı sıcaklar nedeniyle tehlike altında

Ayrıca Cumhurbaşkanlığı Türkiye Ulusal Risk Kalkanı Modeli Kurulu üyesi olan Kesici, aşırı kuraklık yaşanan bir dönemde, göl çevresindeki elma bahçelerinde yapılan vahşi tarımsal sulamaya dikkat çekti. Kesici Eğirdir Gölü’nün mevcut su kalitesinin korunması ve sürdürülebilir kullanımının sağlanması amacıyla havzadaki faaliyetlerin düzenlenmesini öngören özel bir hükümde şu ifadeye dikkat çekti:

“Genel Hükümlerin C maddesine göre, Eğirdir Gölü’nde su seviyesi 914,74 metrenin altına düşmemesi gerektiği ve bu seviyenin altında gölden su çekiminin kesinlikle yasaklandığı belirtilmiştir.”

‣ İklim krizi: Geçen yıl görülen aşırı sıcaklar ve kuraklık 2023’te tekrarlanabilir

‣ Tarımsal sulama: Türkiye’de su israfının en büyük nedeni

‣ Tarımda ‘meteorolojik kuraklık’ günleri: Bir damla su bile israf edilmemeli

Geçen haftalarda yaşanan kuraklık nedeniyle gölde su seviyesinin, ‘bir damla dahi su alınamaz’ seviyesinin altına düştüğünü hatırlatan Kesici, şunları söyledi: ” Buna rağmen havzanın bir kısım alanlarında hala vahşi sulama ile tarımsal faaliyetlerin sürdürülmesi, göl ve su ihtiyacı konusunda çok daha ciddi sorunların yaşanacağının göstergesi. Havzada birçok yerde kuyularda su kalmaması ve içme suyu sıkıntısının yanı sıra tarımsal sulamada su yetersizliği nedeniyle üretimde çok ciddi üretim kayıpları, kurumalar ve hastalıklar yaşanırken; belirli yerlerde salma sulamayla tarım yapılması düşündürücü.”

‘Çok daha ciddi sorunların yaşanacağının göstergesi’

Yıllardır Eğirdir Gölü’nün önceliğinin içme ve kullanma suyu olması yönünde çağrılarda bulunduklarını ifade eden Kesici, şunlara dikkat çekti:

“Göl, son yıllarda çok ciddi kuruma ve kirlilik tehdidi altında. Buna rağmen vahşi sulama yöntemiyle çok önemli oranda su kaybı ve toprakta tuzlanmanın artması ile tarımsal ve yaşamsal verimliliğin azalması ve üretim için daha çok gübre-zirai mücadele ilaçları kullanılıyor. Bu durum özel hükümlere aykırı olmasının yanı sıra, çevre ve su kirliliği ve ürün kalitesi bakımından olumsuzluklara neden oluyor.  Yaşanan kuraklık ile su potansiyelinin göz ardı edilmesi, su stresi yaşanan havzada sulu tarıma devam edilmesi, bu nedenle gelecekte, kuraklığın önlenmesi için büyük bir engel oluşturuyor.”

‘Bir damla bile israf edilmemeli’

Su verimliliği seferberliğinin herkesin sorumluluğu ve görevi olması gerektiğine işaret eden Erol Kesici yapılması gerekenleri de şöyle sıraladı:

“Suyun bir damlasının bile israf edilmemesi gereken dönemi yaşıyoruz. Tarımsal sulama teknolojileri geliştirilmesinin ve yaygınlaştırılmasının yanı sıra, üreticilerimizin su kullanımında salma sulama, yağmurlama yöntemlerinden daha çok yer altına döşenecek damla sulama, kapalı sistem su taşıma sistemlerine geçmesi gerekiyor. Her alanda suyu korumak için suyun değdiği iğneden iğliğe her şeyi israf etmemeli. Bölgede tarımsal sulama yöntemleri nedeniyle doğal gölün giderek kuruması yaşamsal sorun haline geldi. Gölde aşırı su çekilmesiyle içme-kullanma su alımlarında ciddi sorunlar yaşanıyor. Bölgede, tarımsal sulamada kısıtlamaya gidilmesi sonrası, üretim alanlarında derin sondaj sistemlerine yöneltilmesi- önerilmesiyse hem zaten dip seviyede olan yer altı suyunun çekilmesine ve gölü besleyen su akiferlerinin engellenmesine, susuz kalmasına neden oluyor. Çok derinden sondajla çekilen sularda tuzluluk oranı çok fazla olduğundan toprakta tuzlanma giderek artmakta, daha çok suya ihtiyaç duyuluyor.”

‘Eylem planlarına uyulmalı’

Cumhurbaşkanlığı‘nın 2023-2027 Türkiye Tarımsal Kuraklıkla Mücadele Stratejisi ve Eylem Planı doğrultusunda Eğirdir Gölü Havzası ve benzeri kuraklık yaşanan havzalarda salma sulama sistemine izin verilmemesini isteyen Kesici, “Fakat eylül ayı içerisinde vahşi sulamaya devam edilmesi, denetim ve uygulamadaki aksaklıkların hala sürdüğünü gösteriyor. Ülkemizde su kullanımı ile ilgili en önemli sorun, su kaynaklarının bütçesinin korunması konusundaki yönetimsel sorunlar ve yeni su kaynaklarının yaratılması konusunda; suyun arıtılarak kullanılması, yağmur suyu hasadı ve yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımı konusunda geç kalıp, yağmuru beklemek” diye konuştu..

Önceden de uyarmıştı

Kesici, ağustos ayının başında da  Türkiye‘nin en büyük doğal tatlı su göllerinden Eğirdir ve su seviyesi kritik eşik olan 1120,40 metrenin altına inen Beyşehir gölleri için uyarı yapmıştı:

Bu iki gölün korunması için 10-12 yıl öncesinde özel hüküm yasalar çıkartılırken, belirtilen kritik seviyesi  miktarlarını kabul etmediklerini söyleyen Dr. Erol Kesici, “O yıllarda, ‘Eğer siz Eğirdir Gölü için 914,74’ü kritik seviye olarak belirseniz, bu gölün şimdiden ölüm fermanını hazırlamak anlamına gelecektir’ demiştik. Bu gelinen nokta o durumdadır. Ağustos ayının başındayız, bir damla dahi su alınamaz hale gelmiştir. Elma yetiştiricileri, üreticiler, hayvancılar hepsi telaş ve isyan halinde çünkü suya gereksinim giderek artmakta, su alamamaktadırlar. Aynı şekilde yer altı su kaynakları da ciddi oranda azaldı. Göllerin etrafında yoğun sondaj çalışmaları var, 300 metreye kadar su çıkartılabiliyor.”

Kategori: Ekoloji

İlginizi çekebilir

Comments

Comments are closed.