Bilim-Teknoloji

Bilim insanlarından devrim: Bir kişinin beyin dalgaları diğerinin elini hareket ettirdi

Washington Üniversitesi araştırma görevlisi Rajesh Rao, solda, zihniyle bir bilgisayar oyunu oynarken, kampüsün diğer ucundaki araştırmacı Andrea Stocco beyninin sol motor korteksi bölgesinin üzerini kaplayan manyetik bir uyarım sarmalı takıyor.

Dan Farber tarafından cnet‘te yayınlanan haberi Yeşil Gazete gönüllü çevirmeni Berk Ergin‘in çevirisiyle sunuyoruz.

 * * *

Washington Üniversitesi araştırma görevlisi Rajesh Rao elektronik ortam üzerinden gönderdiği beyin sinyalleri ile iş arkadaşı Andrea Stocco’nun sağ elini hareket ettirmeyi başardı.

Washington Üniversitesi araştırma görevlisi Rajesh Rao, solda, zihniyle  bir bilgisayar oyunu oynarken, kampüsün diğer ucundaki araştırmacı Andrea Stocco beyninin sol motor korteksi bölgesinin üzerini kaplayan manyetik bir uyarım sarmalı takıyor.

Washington Üniversitesi araştırma görevlisi Rajesh Rao, solda, zihniyle bir bilgisayar oyunu oynarken, kampüsün diğer ucundaki araştırmacı Andrea Stocco beyninin sol motor korteksi bölgesinin üzerini kaplayan manyetik bir uyarım sarmalı takıyor.

Washington üniversitesi bilim adamları insan beyinleri arasında elektronik iletişimi gerçekleştirme konusunda bir ilki gerçekleştirdiler. Rao’nun Stacco’ya internet üzerinden sinyal göndermesi, Stacco’nun sağ elinin hareket etmesine sebep oldu. Beyinden-beyine iletişimin, farelerin kendi familyaları arasında ve insanlardan farelere gerçekleştirilebildiği daha önceden ispat edilmişti.

“Deney kavramı bir kanıttır.” Aynı projede çalışan psikoloji bölümünde yardımcı doçent Chantel Prat, beyin sinyallerini elektronik ortama almak ve iki beyin arasında transfer edebilmek için gerekli teknolojilere sahip olduklarını söylüyor.

Basın açıklamasında deney şu şekilde tarif edildi:

“İki takım arasında ilk olarak Skype bağlantısı yapıldı. Böylelikle farklı laboratuarlarda bulunan 2 takım da koordineli bir şekilde çalışabilecekti. Deney sırasında Rao ve Stacco birbirlerinin ekranını göremiyorlardı. Rao bilgisayar ekranına bakmaya başlayıp bilgisayarına gönderdiği sinyaller ile basit bir oyun oynamaya başladı.Bir hedefe ateş etmeyi düşünürken, zihninden sağ elini hareket ettirdiğini hayal etti. (elini gerçek anlamda hareket ettirmemek için dikkat ederek) gönderdiği beyin sinyalleri oyunda başka hiçbir fiziksel hareket gerçekleştirmeden hedefin ateşlenmesine sebep oldu.Hemen ardından ses engelleyici kulaklık takan ve ekrana bakmayan Stocco hedefe ateş ediyormuş gibi istemsiz olarak sağ işaret parmağını önündeki klavyenin boşluk tuşuna basmak üzere hareket ettirdi.

Rao, beyin dalgalarının yayılabilmesi ve Stocco’nun sağ elini hareket ettirebilmesi için bilgisayarından aldığı geri bildirimler ile zihnini eğitti. Böylelikle yapılmak istenip hayal edilen hareketler bilgisayar tarafından algılanabilecek ve elektronik ortama sinyal olarak dönüştürülebilecekti.

Prat, “Niyetin kendisi hareket gibi algılanabilir” dedi ve beyin-bilgisayar arayüz ve teknolojilerinin doğruluk ve güvenirliklerinin çok daha artmaya başladıklarını da sözlerine ekledi.

Yukarıdaki diyagram şeması sinyallerin insan beyinleri arasında nasıl iletildiğini gösteriyor.

Yukarıdaki diyagram şeması sinyallerin insan beyinleri arasında nasıl iletildiğini gösteriyor.

Peki beyinler araşı iletişim bu basit deneyden nereye kadar gidebilir? Gelecekte ne gibi gelişmeler yaşanabilir? Prat, bu deneyin çok büyük bir adım olduğunu ve nelerin mümkün olduğunu açıkça gösterdiğini söylüyor.

Bildiğimiz üzere şu anda iki insan arasındaki iletişimin tek mümkün yolu kelimeler fakat bilgisayar ve nörobilimdeki gelişmeler ışığında insanlar, uçak uçurma yada tango yapma gibi karmaşık görevleri müdahalesiz   olmayan bir şekilde bilgileri birbirlerine transfer ederek gerçekleştirebilirler.

Cebir ve fiziği anlamak gibi daha bilişsel becerilerde de teknolojiden yararlanılabilir.Prat, bilginin kolayca kelimelere çevrilemediği, özellikle konunun eğitim ve öğretim olduğu zamanlarda teknolojiden yararlanılmasının gelecekte kaçınılmaz olduğunu düşünüyor.

Prat, bazı insanların zihinlerinin, iradelerinin dışında kullanılmasından ötürü gergin olabileceklerini, sinyalin internet üzerinden uzaktan iletildiğini ve ancak insanların fiziksel ekipmana bağlı bir şekilde doğru sinyalleri oluşturmak için eğitildiklerinde zihinlerinin kontrol edilebileceğini ekliyor ve bireyleri istekleri dışında kontrol etmenin hiçbir yolunun olmadığını söylüyor.

En azından şimdilik zihinlerimiz güvende! Fakat gelecek teknolojiler ne getirir kim bilebilir ki?

 

Haberin İngilizce Orjinali

Haber: Dan Farber

Yeşil Gazete için çeviren: Berk Ergin

(Yeşil Gazete, Cnet)

Kategori: Bilim-Teknoloji