EkolojiManşetYerel

Ayvalık’ta çöken atık depolama alanı için çevre örgütlerinden çağrı: Maden derhal kapatılsın

0
Fotoğraf: Diken

Balıkesir, Ayvalık’a bağlı Karaayıt Köyü yakınlarındaki Bilfer Madencilik tarafından işletilen demir cevheri zenginleştirme tesisinin çöken atık dağından, Madra Barajı’nı besleyen derelere halen zehirli atık yayıldığını açıklayan ekoloji örgütleri, madenin derhal kapatılmasını ve derenin hızla temizlenmesini istedi.

Konuyla ilgili bir  basın açıklaması yapan  Ayvalık Tabiat Platformu, Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği, Burhaniye Çevre Platformu, Artur Çevre Platformu, Gömeç Çevre Platformu, Dikili Çevre Platformu, Bergama Çevre Platformu, Balıkesir Çevre Platformu ve Havran Çevre Platformu, bölgedeki yerleşim alanlarının içme sularının tehlikede olduğuna dikkat çekti.

Ayvalık Ekoloji Birliği de sabah saatlerinde bir açıklama yaparak baraj, dere ve civar sularda ağır metal ve kirlilik tahlilleri yapılarak sonuçların kamuoyu ile paylaşılması istemişti. 

‘Baraja sıfır maden olmaz’

Maden atıklarının karıştığı derenin bölgenin sulama suyunu sağlayan Madra Barajı’nı beslediğini dile getiren ekoloji örgütleri, Madra Barajına, barajı besleyen derelere ve köye bu kadar yakın olan projenin ne kadar ciddi bir risk teşkil ettiğinin son kazadan sonra iyice açığa çıktığını belirtti.

Örgütler, işletme ruhsatının iptal edilmesi ve acilen kapatılmasını, atıkların çöktüğü derenin temizlenmesini, Madra Barajı, dere ve civar sularda ağır metal ve kirlilik tahlilleri yapılarak sonuçların kamuoyu ile paylaşılmasını istedi.

Dinler: Pasalar vahşi depolama yöntemiyle yığılıyordu

Ayvalık Tabiat Platformu Sözcüsü Nebahat Dinler ise tesisin 2010 yılından bu yana yöre halkını mağdur ettiğini söyledi. Yığılan pasaların vahşi depolama yöntemi denilebilecek şekilde yığıldığını ve hiçbir denetim olmadığını söyleyen kaydeden Dinler, her yağmurda süzülen suların, Madra Barajı’nı bekleyen dereye aktığını belirtti.

Bilfer’in Madra Barajı’nın dibinde 1950’lerden gelen ruhsatı ile maden ocağı faaliyeti sürdürdüğünü ve buradan çıkan cevheri zenginleştirme tesisinde işlediğini anlatan Dinler, ÇED yönetmeliğine göre baraj dibinde bir ocak faaliyetinin mümkün olmadığını ancak şirketin bunu müktesap hak olarak ifade ettiğini kaydetti.

Balıkesir Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği il Müdürlüğü ile şirket temsilcileri ise beton bariyerlerin devrilmesi sonucu ortaya bir boşluk çıktığını ancak bu boşluktan dereye herhangi bir atık deşarjı dökülmesi olmadığını iddia etti.

Adım adım gelen felaket

Bilfer Madencilik şirketi, 2008 yılındaki “ÇED olumlu” belgesini aldıktan sonra Karaayıt Köyü’nün meraları üzerinde faaliyete başlamıştı. Balıkesir Barosu, köylülerin başvurusu sonrası aynı yıl Çevre ve Orman bakanlıkları aleyhine ÇED raporunun iptali istemiyle Balıkesir İdare Mahkemesinde dava açtı.

Köylülerin madene karşı mücadele sürecini Evrensel’den Özer Akdemir özetledi:

  • Temmuz 2009 tarihinde Balıkesir İdare Mahkemesince “ÇED olumlu” kararı iptal edildi. Şirket bunun üzerine yeni bir ÇED süreci başlattı. Bu arada köylüler, yakın çevredeki ekoloji örgütleri ile madene karşı birçok eylem ve etkinlik gerçekleştirerek yeni ÇED sürecine tepki gösterdi.
  • Karaayıt Köyü’nde 13 Kasım 2009 tarihinde yapılan ÇED toplantısına geniş katılım sağlanırken köylüler itirazların yaptı ve madenin istemediklerine dair imzaları yetkililere verdi.

  • Mart 2010 tarihinde Balıkesir Mahalli Çevre Kurulu, Karaayıt Köyü içinde kurulacak Bilfer Madencilik Demir İşleme tesisleri pasa döküm alanının uygun olduğu yönünde olumlu karar verdi. Köy için çevresel açıdan sorun oluşturmayacağı söylenen kararın gerekçesinde, tesis ile en yakın yerleşim birimi olan Karaayıt Köyü arasında 300 metre mesafe olduğu halde arada bir tepe bulunması ve tesis sahasından bakıldığında köy merkezinin görülmediği, ancak köyün en uç noktasında bulunan 4-5 evin görüldüğü belirtildi! Böylece 125 dönümlük mera alanı köylünün elinden alınmış oldu.
  • Bilfer, 2013 yılında köy merasından 10 dönüm daha talep etti. İl Mera Komisyonu bu kez Karaayıt’taki 9 buçuk dönümlük arazinin mera vasfını kaldırılarak 20 yıl süre ve 5 bin lira bedelle maden şirketinin kullanımına verdi. Köy ihtiyar heyeti kararı imzalamadı ancak 2014 seçiminden sonra muhtar değişince bu 10 dönüm de maden şirketine verildi.
  • 2014 yılında köy suyunun arsenikli olduğuna dair rapor basında yer aldı. Karaayıt suyundaki arsenik oranı %17,4 iken çevresindeki köylerden Beşiktepe’de %59,15, Yeniköy’de %29, Bulutçeşme’de %14,4 olarak tespit edildi. Türközü Mahallesi’ndeki bir su kuyusu, çok yüksek oranda arsenik içerdiği için kapatıldı.
  • 31 ocak 2021 tarihinde madenin atık depolama alanında meydana gelen göçmede tonlarca atık dereye ve Madra Barajına karıştı.

 

Kategori: Ekoloji

İlginizi çekebilir

Comments

Comments are closed.