ManşetTürkiye

AYM’den Demirtaş kararı: Makul süre aşıldı

Anayasa Mahkemesi (AYM) Eski HDP Eş Başkanı Selahattin Demirtaş‘ın tutukluluğunun makul süreyi aşması nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliğinin ihlal edildiğine hükmetti. Mahkeme 3.5 yıla yakın bir süredir cezaevinde olan Demirtaş’a 50 bin lira manevi tazminat ödenmesi yönünde karar aldı. Karar oybirliğiyle alındı.

Tutukluluk incelemesinin yapılmaması dolayısıyla kişi hürriyeti ve güvenliğinin ihlal edildiği iddiasının “konu bakımında yetkisizlik” gerekçesiyle kabul edilemez olduğuna karar veren AYM, tahliye talepleri ve tutukluluğa itirazların karara bağlanmamasının ihlal olduğu başvurusunu ise “süre aşımı” nedeniyle kabul edilemez buldu.

Ancak Yüksek Mahkeme, Demirtaş’ın AİHM kararına rağmen tahliye edilmemesini, yargılama sürecinin özenli olup olmadığını, siyasi nedenlerle tutukluluk halinin sürdüğü iddiasını değerlendirmedi. Demirtaş’ın AİHM kararı uyarınca, ana dava dosyasından tahliye edilmesinden hemen önce başka suçtan tutuklanmasına ilişkin başvurusunun  ayrıca değerlendirileceğini belirten AYM, Demirtaş için özgürlük kapısını kapattı. Tutuklu bulunduğu dosyadan ayrıca tahliye kararı verilmezse, Demirtaş, AYM kararı uyarınca tahliye olamayacak

Demirtaş’ın avukatları: Derhal serbest bırakılmalı

Selahattin Demirtaş’ın avukatı Benan Molu, Demirtaş’ın cezaevinde tutulduğu sürenin göz önünde bulundurularak derhal tahliye edilmesi gerektiğini belirtti. Molu, AYM’nin kararıyla ilgili şunları söyledi:

Demirtaş 20 Eylül 2019’da, şüphelisi olmadığı bir soruşturma kapsamında 4 Kasım 2016’dan beri isnat edilen delillerle fakat farklı suç isnadıyla tekrar tutuklanmıştı. AYM kararında özellikle tutuklamanın hukukiliğiyle ilgili verdiği ilk kararının arkasında olduğunun ve ikinci tutuklulukla ilgili başvurumuzun incelemede olduğunun altını çizmiş.

İkinci tutukluluk, ilk tutukluluğun devamı niteliğinde olduğu için Demirtaş’ın 20 Eylül 2019’dan beri cezaevinde kaldığı her gün, verilen bu makul süreyi aşan tutukluluğun devamıdır ve Demirtaş’ın serbest bırakılması gerekmektedir.

Demirtaş’ın avukatlarından Mahsuni Karaman da Twitter hesabından yaptığı açıklamada, Demirtaş’ın 4 Kasım 2016’da 6-8 Ekim olayları nedeniyle tutuklandığını hatırlattı ve kendisi hakkında 20 Eylül 2019 tarihinde verilen ikinci tutukluluk kararıyla ilgili olarak şunları yazdı:

Demirtaş’ın 4 Kasım 2016 ile 2 Eylül 2019 tarihinde gerçekleşen tutukluluğu ile ilgili, makul sürenin aşıldığını, tedbirin ölçülü olmadığını ve tutukluluk devam kararlarının gerekçeli olmadığını tespit ederek ihlal kararı vermiştir.

Bu kararın önemi, 20 Eylül 2019 tarihinde verilen ve hala devam eden ikici tutukluluğa etkisi olacaktır. AYM bu karar ile 6-8 Ekim olayları nedeniyle Demirtaş’ın 4 Kasım 2016 ile 2 Eyül 2019 tarihleri arasındaki tutukluluğunu makul bulmayıp ihlal kararı verdiğinden ve ikinci tutuklaması da aynı sebebe dayandığından bu ikinci kararın bir geçerliliği kalmamıştır.

Karaman, bunlardan hareketle Demirtaş’ın tutukluluğunun derhal sona erdirilmesi gerektiğini belirtti.

Ne olmuştu?

Dokunulmazlıkları kaldırılan eski HDP Eş Genel Başkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ, Kasım 2016’da, “suç işlemek amacıyla örgüt kurmak”, “terör örgütü üyesi olmak”, “silahlı terör örgütüne üye olmak”, “örgüt adına suç işlemek” iddialarıyla gözaltına alındıktan sonra tutuklanmıştı.

Demirtaş, Ankara 19’uncu Ağır Ceza Mahkemesi‘nce “terör örgütü yöneticiliği”, “terör örgütü üyesi olmak”, “terör örgütü propagandası yapmak”, “Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Yasası’na muhalefet”, “halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik”, “halkı kanunlara uymamaya tahrik”, “suç işlemeye tahrik”, “suçu ve suçluyu övme” suçlarından tutuklu olarak yargılanıyordu.

Ankara 19’uncu Ağır Ceza Mahkemesi, 2 Eylül’de, üç yılı aşkın süredir cezaevinde olan Demirtaş hakkındaki dosyanın Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi‘nde (AİHM) görülmeye başlamasına çok az bir zaman kala oybirliğiyle tahliye kararı vermişti.

Ancak Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Demirtaş’ın avukatlarının cezaevindeki süreleri hesaba katarak derhal tahliye edilmesi talebine karşılık, ana dava dışındaki başka bir davadan dolayı tutuklanmasını talep etmiş, böylece Demirtaş’ın tahliyesi engellenmişti.

 

More in Manşet