DünyaManşet

Avrupa Komisyonu’nun tavrı net: Metsamor bir an önce kapatılmalı

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun Ermenistan ziyareti sonrası tekrar gündeme gelen Metsamor Nükleer Santrali ile ilgili açıklama yapan Avrupa Komisyonu, Türkiye’ye 16 km. uzaklıkta bulunan ve 1976 yılından beri faaliyet gösteren santralin, güvenlik eksikliği nedeniyle bir anca önce kapatılması gerektiğini belirtti. Avrupa Birliği ise geçtiğimiz Mart ayında yayınladığı raporda Metsamor’un bölge için büyük bir tehdit oluşturduğunu belirterek, eski teknolojiye sahip santraller içinde en eski ve güvenilmez olarak tanımladığı santralin kapatılması gerektiğini belirtmişti.

Avrupa Komisyonu’nun konuyla ilgili tavrının net olduğunu belirten Enerji Politikaları Basın Sözcüsü Nicole Bockstaller, PEi isimli dergiye verdiği demeçte, birinci derece deprem hattı üzerinde bulunan nükleer santral için “Mevcut tanınmış uluslararası güvenlik standartlarına yükseltilemeyen Metsamor Nükleer Santrali en kısa sürede kapatılmalıdır” şeklinde konuştu.

Bockstaller, Avrupa Komisyonu ve uluslararası bağışçılar tarafından Ermenistan’a verilen desteğin, aktif haldeki santralin güvenliğinin arttırılması yönünde olduğunu hatırlatarak, yine de santralin en kısa sürede kapatılması gerektiğini vurguladı.

Avrupa Birliği : Santralin faaliyette olmasından rahatsısız

Avrupa Birliği, mart ayında yayınladığı “Avrupa Komşuluk Politikası” Ermenistan Raporu’nda santralin faaliyetini sürdürmesinden rahatsızlık duyduğunu belirtmişti. AB Ermenistan Delegasyonu Başkanı Traian Hristea, Metsamor santralinin, Ermenistan-AB ilişkilerinin gündemindeki en önemli konulardan biri olduğunu belirterek, ” Santralin faaliyetinin durdurulmasına yönelik kısa zamanda bir program hazırlanması için Ermenistan hükümetine başvuruda bulunduk.” demişti.

AB Ermenistan Temsilcisi Alexis Louber, 2011 yılında Metsamor’u “başımızın üstünde dönen nükleer bomba” diye tanımlamıştı.

Ermenistan, 2007’de ABD ve AB’nin baskısı nedeniyle santrali 2016’da kapatacağını taahhüt etmiş ama Metsamor’un kullanımını, geçen yıl 2020’ye kadar, Eylül ayında da 2026’ya kadar uzatacağını açıklamıştı. Uzmanlara göre, santralin kullanım ömrü 2016’da sonra erecek.

Metsamor Nükleer Santrali

Ermenistan’ın başkenti Erivan’a 32 km, Kars’a 100 km, Iğdır’a ise 30 km uzaklıkta bulununan santral, 1970’li yıllarda inşa edildi. Eski tip teknolojiye sahip santral, birinci derece deprem bölgesinde bulunduğu için, Gürcistan, Azerbaycan ve Türkiye için tehlike oluşturuyor. 1988’de bölgede yaşanan büyük deprem sonrasında “sismik zaafiyet” nedeniyle kapatılan santral, uluslararası toplumun itirazlarına rağmen 1995’te tekrar faaliyete sokulmuştu.

Uzmanlar, yaşanabilecek büyük bir deprem sonrası, Japonya’da yaşanan hadisenin bir benzerinin yaşanabileceğini dikkat çekmiş, nükleer yakıtın havayla karışması, olası bir patlama ya da tanklardan sızacak yakıt nedeniyle, yeni bir Çernobil faciası olabileceğini ifade etmişlerdi.

Metsamor kapatılmalı

2012 yılında gazetecilerin konuyla ilgili sorularını yanıtlayan zamanın Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, 40 yaşını doldurmuş Metsamor Nükleer Santrali’nin tereddütsüz kapatılması gerektiğini belirterek, “Orada herhangi bir sıkıntı temenni etmiyorum ama görünen köy de kılavuz istemiyor” ifadesini kullanmış, Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu nezdinde girişimlerde bulunduklarını ifade etmişti.Açıklamasında Fukuşimaya da vurgu yapan Yıldız, “Nükleer santrallerin dünyada bir bütünlük oluşturduğu, bırakın 30 kilometre yanı başımızdakini (Metsamor) 8 bin kilometre ileride dahi olsa hepimizi ilgilendirdiğini gördük” demişti. bu ifadeler çevreciler tarafından tepki çekmiş ve Bakan’a Mersin Akkuyu’da kurulmak istenen nükleer santral hatırlatılmıştı.

2011 yılında mecliste konuyla ilgili konuşan MHP Iğdır Milletvekili Sinan Oğan da, Iğdır’da kanser vakalarının arttığını söyleyerek, halkın isyanına kimsenin aldırış etmediğini belirterek, “Bölge büyük bir felakete doğru gitmektedir. Bu felakete bir “dur” deyin” çağrısında bulunmuştu.

Okan Bayülgen de “Metsamor’a Hayır” demişti

2007 yılında Greenpeace’in Ağrı Dağı’nda yaptığı Nuh’un Gemisi maketinin açılışında, Ermenistan’daki Metsamor Nükleer Santrali protesto edilmişti. Okan Bayülgen, Iğdır’da faaliyet gösteren 28 sivil toplum kuruluşunun yaptığı basın açıklamasına “Metsamor’a Hayır” tişörtü giyerek destek vermişti.

Basın açıklamasında şu ifadelere yer verilmişti : “Çernobil’de yaşananlar, eski teknoloji ürünü santrallerinin nelere yol açabileceğini acı bir şekilde göstermiştir. Bu durumda, insan ve çevre sağlığına duyarlılık gösteren ve kendini sorumlu hisseden herkesi bölgemiz adına ciddi bir tehdit teşkil eden ve Çernobil Nükleer Santrali’nden bile daha riskli görülen Metsamor Nükleer Santrali’nin kapatılmasını sağlamak adına gerçekleştirilen girişimde rol almaya davet ediyoruz. Metsamor, Türkiye ve Ermenistan dahil Nahçıvan, İran ve Azerbaycan’daki insanları ve doğal hayatı tehdit etmektedir.”

Haber: Berkhan Karaduman – Yeşil Gazete

Avrupa Komisyonu’nun tavrı net : Metsamor bir an önce kapatılmalı


Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun Ermenistan ziyareti sonrası tekrar gündeme gelen Metsamor Nükleer Santrali ile ilgili açıklama yapan Avrupa Komisyonu, Türkiye’ye 16 km. uzaklıkta bulunan ve 1976 yılından beri faaliyet gösteren santralin, güvenlik eksikliği nedeniyle bir anca önce kapatılması gerektiğini belirtti. Avrupa Birliği ise geçtiğimiz Mart ayında yayınladığı raporda Metsamor’un bölge için büyük bir tehdit oluşturduğunu belirterek, eski teknolojiye sahip santraller içinde en eski ve güvenilmez olarak tanımladığı santralin kapatılması gerektiğini belirtmişti.

Avrupa Komisyonu’nun konuyla ilgili tavrının net olduğunu belirten Enerji Politikaları Basın Sözcüsü Nicole Bockstaller, PEi isimli  dergiye verdiği demeçte, birinci derece deprem hattı üzerinde bulunan nükleer santral için “Mevcut tanınmış uluslararası güvenlik standartlarına yükseltilemeyen Metsamor Nükleer Santrali en kısa sürede kapatılmalıdır” şeklinde konuştu.

Bockstaller, Avrupa Komisyonu ve uluslararası bağışçılar tarafından Ermenistan’a verilen desteğin, aktif haldeki santralin güvenliğinin arttırılması yönünde olduğunu hatırlatarak, yine de santralin en kısa sürede kapatılması gerektiğini vurguladı.

Avrupa Birliği : Santral Faaliyetinden Rahatsısız

Avrupa Birliği, mart ayında yayınladığı “Avrupa Komşuluk Politikası” Ermenistan Raporu’nda santralin faaliyetini sürdürmesinden rahatsızlık duyduğunu belirtmişti.  AB Ermenistan Delegasyonu Başkanı Traian Hristea, Metsamor santralinin, Ermenistan-AB ilişkilerinin gündemindeki en önemli konulardan biri olduğunu belirterek, ” Santralin faaliyetinin durdurulmasına yönelik kısa zamanda bir program hazırlanması için Ermenistan hükümetine başvuruda bulunduk.” demişti.

AB Ermenistan Temsilcisi Alexis Louber, 2011 yılında Metsamor’u  “başımızın üstünde dönen nükleer bomba” diye tanımlamıştı.

Ermenistan, 2007’de ABD ve AB’nin baskısı nedeniyle santrali 2016’da kapatacağını taahhüt etmiş ama Metsamor’un kullanımını, geçen yıl 2020’ye kadar, Eylül ayında da 2026’ya kadar uzatacağını açıklamıştı. Uzmanlara göre, santralin kullanım ömrü 2016’da sonra erecek.

Metsamor Nükleer Santrali

Ermenistan’ın başkenti Erivan’a 32 km, Kars’a 100 km, Iğdır’a ise 30 km uzaklıkta bulununan santral, 1970’li yıllarda inşa edildi. Eski tip teknolojiye sahip santral, birinci derece deprem bölgesinde bulunduğu için, Gürcistan, Azerbaycan ve Türkiye’ye için tehlike oluşturuyor. 1988’de bölgede yaşanan büyük deprem sonrasında “sismik zaafiyet” nedeniyle kapatılan santral, uluslararası toplumun itirazlarına rağmen 1995’te tekrar faaliyete sokulmuştu.

Uzmanlar, yaşanabilecek büyük bir deprem sonrası, Japonya’da yaşanan hadisenin bir benzerinin yaşanabileceğini dikkat çekmiş, nükleer yakıtın havayla karışması, olası bir patlama ya da tanklardan sızacak yakıt nedeniyle, yeni bir Çernobil faciası olabileceğini ifade etmişlerdi. Enerji Bakanı Yıldız : Metsamor Kapatılmalı (2012)

2012 yılında gazetecilerin konuyla ilgili sorularını yanıtlayan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, 40 yaşını doldurmuş Metsamor Nükleer Santrali’nin tereddütsüz kapatılması gerektiğini belirterek, “Orada herhangi bir sıkıntı temenni etmiyorum ama görünen köy de kılavuz istemiyor” ifadesini kullanmış, Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu nezdinde girişimlerde bulunduklarını ifade etmişti.

Açıklamasında Fukuşimaya da vurgu yapan  Yıldız, “Nükleer santrallerin dünyada bir bütünlük oluşturduğu, bırakın 30 kilometre yanı başımızdakini (Metsamor) 8 bin kilometre ileride dahi olsa hepimizi ilgilendirdiğini gördük” demişti. bu ifadeler çevreciler tarafından tepki çekmiş ve Bakan’a Mersin Akkuyu’da kurulmak istenen nükleer santral hatırlatılmıştı.

 

 


Milletvekili Oğan : Bölge büyük bir felakete doğru gitmektedir (2011)

2011 yılında mecliste konuyla ilgili konuşan Iğdır Milletvekili Oğan, Iğdır’da kanser vakalarının arttığını söyleyerek, halkın isyanına kimsenin aldırış etmediğini belirterek, “Bölge büyük bir felakete doğru gitmektedir. Bu felakete bir “dur” deyin” çağrısında bulunmuştu.

Oğan konuşmasında Metsamor’la ilgili şu bilgileri vermişti :

“Van depremiyle insanlarımızı kaybettik …Ama emin olun ki aynı deprem Iğdır şehrinde olsa, Kars vilayetimizde olsa, Ardahan vilayetimizde olsa veya sınırımızın hemen öte tarafında olsa bölgede bir tek kişinin kurtulma ihtimalî yoktur. Metsamor Nükleer Santrali 40 bin kişinin ölümüne sebep olan Çernobil’den bile daha eski bir teknolojiye sahiptir. Daha yeni, bir İngiliz gazetesi bir rapor yayınladı ve bu rapora göre dünyadaki 442 santral içerisinde bir deprem sonrasında zarar görecek, sızıntı yapacak santraller içerisinde ilk 10’u tespit etti ve Metsamor Nükleer Santrali ilk 10 içerisindedir.

Burada, tabii, Türkiye’de nükleer santralleri tartışırken -yeni nesil nükleer santralleri- elbette çevrecilerimiz Greenpeace olsun, diğerleri olsun buna karşı çıkıyor ama her ne hikmetse başta Hükûmet olmak üzere, çevreciler olmak üzere, Çevre Bakanlığımız olmak üzere, Enerji Bakanlığımız, Atom Enerjisi Kurumumuz hiçbirisi ve hiçbirisi bu tehlikenin geldiğini görmüyor, görmek istemiyor. Binlerce imza kampanyası yapıldı, imza toplandı ama o vatandaşların, Iğdır halkının imzası kale alınmadı.

Avrupa Birliğinin bu konudaki görüşlerini de kısaca okumak istiyorum. Avrupa Birliğinin dönemin Ermenistan Temsilcisi, İngiltere’nin Erivan Büyükelçisi Timothy Marschall Jones’un yaptığı açıklamada şunları görmekteyiz: “Olası büyük bir depremde Metsamor Nükleer Santrali paramparça olacak ve meydana gelecek nükleer kıyamette tüm canlılar yok olacak. Ermenistan verdiği sözleri tutmalı ve santrali kapatmalıdır.”

Yine Ermenistan’da görev yapan İtalyan Büyükelçisinin aynı çerçevede bir açıklaması var, olası bir depremde bölgeden kimsenin kurtulamayacağını ifade ediyor. Bu santrali bugün Ruslar işletiyor. Rusların Greenpeace Başkanı İvan Blokov da Metsamor Nükleer Santralinde küçük kazaların sayısında ciddi artışların yaşanmaya başlandığını ve bunun da santralin güvenli olmadığının göstergesi olduğunu ifade ediyor.

Değerli milletvekilleri, santralde bugüne kadar 150 kaza yaşandı. Bunların 5 tanesi büyük kazadır, geri kalanı küçük ve orta ölçekli kazadır. Bu santral dünyanın en tehlikeli santralidir.

Biz bugün depremin acılarını konuşuyoruz, yarın büyük bir felaketi konuşmamak için bir an önce bu konuda tedbir almak durumundayız.” 2007’de Okan Bayülken de “Metsamor’a Hayır” Demişti

2007 yılında Greenpeace’in Ağrı Dağı’nda yaptığı Nuh’un Gemisi maketinin açılışında, Ermenistan’daki Metsamor Nükleer Santrali protesto edilmişti.Okan Bayülken, Iğdır’da faaliyet gösteren 28 sivil toplum kuruluşunun yaptığı basın açıklamasına “Metsamor’a Hayır” tşörtü giyerek destek vermişti.

Basın açıklamasında şu ifadelere yer verilmişti : “Çernobil’de yaşananlar, eski teknoloji ürünü santrallerinin nelere yol açabileceğini acı bir şekilde göstermiştir. Bu durumda, insan ve çevre sağlığına duyarlılık gösteren ve kendini sorumlu hisseden herkesi bölgemiz adına ciddi bir tehdit teşkil eden ve Çernobil Nükleer Santrali’nden bile daha riskli görülen Metsamor Nükleer Santrali’nin kapatılmasını sağlamak adına gerçekleştirilen girişimde rol almaya davet ediyoruz. Metsamor, Türkiye ve Ermenistan dahil Nahçıvan, İran ve Azerbaycan’daki insanları ve doğal hayatı tehdit etmektedir.”Avrupa Komisyonu’nun tavrı net : Metsamor bir an önce kapatılmalı

 

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun Ermenistan ziyareti sonrası tekrar gündeme gelen Metsamor Nükleer Santrali ile ilgili açıklama yapan Avrupa Komisyonu, Türkiye’ye 16 km. uzaklıkta bulunan ve 1976 yılından beri faaliyet gösteren santralin, güvenlik eksikliği nedeniyle bir anca önce kapatılması gerektiğini belirtti. Avrupa Birliği ise geçtiğimiz Mart ayında yayınladığı raporda Metsamor’un bölge için büyük bir tehdit oluşturduğunu belirterek, eski teknolojiye sahip santraller içinde en eski ve güvenilmez olarak tanımladığı santralin kapatılması gerektiğini belirtmişti.

 

Avrupa Komisyonu’nun konuyla ilgili tavrının net olduğunu belirten Enerji Politikaları Basın Sözcüsü Nicole Bockstaller, PEi isimli dergiye verdiği demeçte, birinci derece deprem hattı üzerinde bulunan nükleer santral için “Mevcut tanınmış uluslararası güvenlik standartlarına yükseltilemeyen Metsamor Nükleer Santrali en kısa sürede kapatılmalıdır” şeklinde konuştu.

 

Bockstaller, Avrupa Komisyonu ve uluslararası bağışçılar tarafından Ermenistan’a verilen desteğin, aktif haldeki santralin güvenliğinin arttırılması yönünde olduğunu hatırlatarak, yine de santralin en kısa sürede kapatılması gerektiğini vurguladı.

 

Avrupa Birliği : Santral Faaliyetinden Rahatsısız

 

Avrupa Birliği, mart ayında yayınladığı “Avrupa Komşuluk Politikası” Ermenistan Raporu’nda santralin faaliyetini sürdürmesinden rahatsızlık duyduğunu belirtmişti. AB Ermenistan Delegasyonu Başkanı Traian Hristea, Metsamor santralinin, Ermenistan-AB ilişkilerinin gündemindeki en önemli konulardan biri olduğunu belirterek, ” Santralin faaliyetinin durdurulmasına yönelik kısa zamanda bir program hazırlanması için Ermenistan hükümetine başvuruda bulunduk.” demişti.

 

AB Ermenistan Temsilcisi Alexis Louber, 2011 yılında Metsamor’u “başımızın üstünde dönen nükleer bomba” diye tanımlamıştı.

 

Ermenistan, 2007’de ABD ve AB’nin baskısı nedeniyle santrali 2016’da kapatacağını taahhüt etmiş ama Metsamor’un kullanımını, geçen yıl 2020’ye kadar, Eylül ayında da 2026’ya kadar uzatacağını açıklamıştı. Uzmanlara göre, santralin kullanım ömrü 2016’da sonra erecek.

 

Metsamor Nükleer Santrali

 

Ermenistan’ın başkenti Erivan’a 32 km, Kars’a 100 km, Iğdır’a ise 30 km uzaklıkta bulununan santral, 1970’li yıllarda inşa edildi. Eski tip teknolojiye sahip santral, birinci derece deprem bölgesinde bulunduğu için, Gürcistan, Azerbaycan ve Türkiye’ye için tehlike oluşturuyor. 1988’de bölgede yaşanan büyük deprem sonrasında “sismik zaafiyet” nedeniyle kapatılan santral, uluslararası toplumun itirazlarına rağmen 1995’te tekrar faaliyete sokulmuştu.

 

Uzmanlar, yaşanabilecek büyük bir deprem sonrası, Japonya’da yaşanan hadisenin bir benzerinin yaşanabileceğini dikkat çekmiş, nükleer yakıtın havayla karışması, olası bir patlama ya da tanklardan sızacak yakıt nedeniyle, yeni bir Çernobil faciası olabileceğini ifade etmişlerdi.

 

Enerji Bakanı Yıldız : Metsamor Kapatılmalı (2012)

 

2012 yılında gazetecilerin konuyla ilgili sorularını yanıtlayan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, 40 yaşını doldurmuş Metsamor Nükleer Santrali’nin tereddütsüz kapatılması gerektiğini belirterek, “Orada herhangi bir sıkıntı temenni etmiyorum ama görünen köy de kılavuz istemiyor” ifadesini kullanmış, Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu nezdinde girişimlerde bulunduklarını ifade etmişti.

 

Açıklamasında Fukuşimaya da vurgu yapan Yıldız, “Nükleer santrallerin dünyada bir bütünlük oluşturduğu, bırakın 30 kilometre yanı başımızdakini (Metsamor) 8 bin kilometre ileride dahi olsa hepimizi ilgilendirdiğini gördük” demişti. bu ifadeler çevreciler tarafından tepki çekmiş ve Bakan’a Mersin Akkuyu’da kurulmak istenen nükleer santral hatırlatılmıştı.

 

Milletvekili Oğan : Bölge büyük bir felakete doğru gitmektedir (2011)

 

2011 yılında mecliste konuyla ilgili konuşan Iğdır Milletvekili Oğan, Iğdır’da kanser vakalarının arttığını söyleyerek, halkın isyanına kimsenin aldırış etmediğini belirterek, “Bölge büyük bir felakete doğru gitmektedir. Bu felakete bir “dur” deyin” çağrısında bulunmuştu.

 

Oğan konuşmasında Metsamor’la ilgili şu bilgileri vermişti :

 

“Van depremiyle insanlarımızı kaybettik …Ama emin olun ki aynı deprem Iğdır şehrinde olsa, Kars vilayetimizde olsa, Ardahan vilayetimizde olsa veya sınırımızın hemen öte tarafında olsa bölgede bir tek kişinin kurtulma ihtimalî yoktur. Metsamor Nükleer Santrali 40 bin kişinin ölümüne sebep olan Çernobil’den bile daha eski bir teknolojiye sahiptir. Daha yeni, bir İngiliz gazetesi bir rapor yayınladı ve bu rapora göre dünyadaki 442 santral içerisinde bir deprem sonrasında zarar görecek, sızıntı yapacak santraller içerisinde ilk 10’u tespit etti ve Metsamor Nükleer Santrali ilk 10 içerisindedir.

 

Burada, tabii, Türkiye’de nükleer santralleri tartışırken -yeni nesil nükleer santralleri- elbette çevrecilerimiz Greenpeace olsun, diğerleri olsun buna karşı çıkıyor ama her ne hikmetse başta Hükûmet olmak üzere, çevreciler olmak üzere, Çevre Bakanlığımız olmak üzere, Enerji Bakanlığımız, Atom Enerjisi Kurumumuz hiçbirisi ve hiçbirisi bu tehlikenin geldiğini görmüyor, görmek istemiyor. Binlerce imza kampanyası yapıldı, imza toplandı ama o vatandaşların, Iğdır halkının imzası kale alınmadı.

 

Avrupa Birliğinin bu konudaki görüşlerini de kısaca okumak istiyorum. Avrupa Birliğinin dönemin Ermenistan Temsilcisi, İngiltere’nin Erivan Büyükelçisi Timothy Marschall Jones’un yaptığı açıklamada şunları görmekteyiz: “Olası büyük bir depremde Metsamor Nükleer Santrali paramparça olacak ve meydana gelecek nükleer kıyamette tüm canlılar yok olacak. Ermenistan verdiği sözleri tutmalı ve santrali kapatmalıdır.”

 

Yine Ermenistan’da görev yapan İtalyan Büyükelçisinin aynı çerçevede bir açıklaması var, olası bir depremde bölgeden kimsenin kurtulamayacağını ifade ediyor. Bu santrali bugün Ruslar işletiyor. Rusların Greenpeace Başkanı İvan Blokov da Metsamor Nükleer Santralinde küçük kazaların sayısında ciddi artışların yaşanmaya başlandığını ve bunun da santralin güvenli olmadığının göstergesi olduğunu ifade ediyor.

 

Değerli milletvekilleri, santralde bugüne kadar 150 kaza yaşandı. Bunların 5 tanesi büyük kazadır, geri kalanı küçük ve orta ölçekli kazadır. Bu santral dünyanın en tehlikeli santralidir.

 

Biz bugün depremin acılarını konuşuyoruz, yarın büyük bir felaketi konuşmamak için bir an önce bu konuda tedbir almak durumundayız.”

 

2007’de Okan Bayülken de “Metsamor’a Hayır” Demişti

 

 

 

2007 yılında Greenpeace’in Ağrı Dağı’nda yaptığı Nuh’un Gemisi maketinin açılışında, Ermenistan’daki Metsamor Nükleer Santrali protesto edilmişti.Okan Bayülken, Iğdır’da faaliyet gösteren 28 sivil toplum kuruluşunun yaptığı basın açıklamasına “Metsamor’a Hayır” tşörtü giyerek destek vermişti.

 

Basın açıklamasında şu ifadelere yer verilmişti : “Çernobil’de yaşananlar, eski teknoloji ürünü santrallerinin nelere yol açabileceğini acı bir şekilde göstermiştir. Bu durumda, insan ve çevre sağlığına duyarlılık gösteren ve kendini sorumlu hisseden herkesi bölgemiz adına ciddi bir tehdit teşkil eden ve Çernobil Nükleer Santrali’nden bile daha riskli görülen Metsamor Nükleer Santrali’nin kapatılmasını sağlamak adına gerçekleştirilen girişimde rol almaya davet ediyoruz. Metsamor, Türkiye ve Ermenistan dahil Nahçıvan, İran ve Azerbaycan’daki insanları ve doğal hayatı tehdit etmektedir.”

 

 

 

Kategori: Dünya