İfade ÖzgürlüğüManşetTürkiye

AP, akademisyen Cihan Erdal’ın da serbest bırakılmasını talep etti: Türkiye’ye yardımlar kesilebilir

Avrupa Parlamentosu‘ndaki (AP) siyasi gruplar tarafından ortak hazırlanan “Başta Selahattin Demirtaş ve düşüncelerinden ötürü hapiste olan diğer tutuklular olmak üzere, Türkiye’de insan hakları durumu” başlıklı karar tasarısı geçtiğimiz günlerde yapılan oylamayla oy çoğunluğuyla genel kurulda kabul edildi. Bu önergede siyasi tutuklu olan akademisyen Cihan Erdal’ın da serbest bırakılması talep ediliyordu. Yeşil Gazete’ye konuşan Cihan Erdal’ın partneri Ömer Ongun, alınan bu kararın oldukça önemli olduğunu söyledi.

Tutuklandıktan yedi ay sonra hakim karşısına çıkacak

Ömer Ongun, Kobane soruşturması kapsamında tutuklanan Cihan Erdal’ın tutukluluğuyla ilgili süreci şöyle anlattı:

Cihan, 2014 yılında Yeşiller’i temsilen Halkların Demokratik Partisi‘ne (HDP) katılmıştı. Genç bir üniversite öğrencisi olarak daha ziyade haklar alanında çalışıyordu. Gençlik, ekoloji, LGBTİ+ hakları ana ilgi alanlarıydı. Uzun süredir de Kanada’da yaşıyor ve doktora öğrencisi. Kobane soruşturması kapsamında tutuklandı. Gösterilen suçlar arasında 2014 yılı ekim ayında Kobane olaylarını organize etmek, terör örgütü üyesi olmak, ülke-devlet bütünlüğünü bölmek gibi suçlamalara karşılık 38 defa ağırlaştırılmış müebbet isteniyor. Dava tarihi 26 Nisan’da yani tutuklandıktan yedi ay sonra!”

‘Cihan’ın bizimle görüşmesine izin verilmiyor’

Ongun, Cihan Erdal’ın tutuklanmasıyla ilgili iki delil olduğunu, onların da iki tane tweet olduğunu belirtti:

Öte yandan Cihan’la ilgili sundukları iki delil var. Onlar da iki tane tweet. Onların da görsellerini hem sizinle hem de kamuoyuyla paylaşıyorum. AB Parlamentosu Cihan’ın durumunu özellikle değerlendirdi. Çünkü Cihan Yeşiller üyesi. Ayrıca Kanada-Türkiye ekseninde de önemli bir sorun ortaya çıktı. Cihan, Kanada yasalarına göre kalıcı göçmen ve burada saygın bir akademisyen. Üstelik ben resmi eşi olmama rağmen Türkiye, Kanada’nın bu kararını tanımayarak Cihan’ın benimle yani ailesiyle görüşmesine izin vermiyor.”

Cihan Erdal’a yöneltilen suçlamalarla ilgili deliller.

Türkiye’ye yardımlar kesilebilir

Ömer Ongun, AB Parlamentosu’nun kararının önemli olduğunu vurgulayarak Türkiye’ye karşı yaptırımlar uygulanabileceğini belirtti:

AB Parlamento’sunun kararı oldukça önemlidir. Çünkü Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararını tanımadığını ilan eden Türkiye’ye en üst düzeyde uyarı gitmiştir. Bundan sonrası da yaptırımlardır. AB Parlamentosu’nda Susanna Ceccardi de ifade etti. 2002 yılından bu yana AB, Türkiye’ye 15 milyar Euro yardımda bulunmuş. Bunun tamamen kesilmesi gündeme gelebilir, açıkça bu talep edildi vekiller tarafından.”

BM kararı da bekleniyor

Ömer Ongun, Kanada’nın resmi olarak Birleşmiş Milletler’e (BM) başvuru yaptığını da kaydetti:

AB Parlamentosu yanında sırada BM kararı çıkacak. Kanada resmi olarak BM’ye bu konuda başvuru yaptı. BM, Cihan özelinden hareketle Kobane davasına dönük keyfilikleri raporlayarak hükümetle yakın zamanda temasa geçecek. Son olarak da Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) kararının çıkmasını bekliyoruz. Böylece ulusal ve uluslararası birçok kurum bu sürecin ve davanın temelsiz, hukuksuz olduğunu ilan ediyor.”

Karardan önce çağrı yapıldı

Karar tasarısı oylanmadan önce Avrupa Parlamentosu’ndan Yeşiller Avrupa Serbest İttifakı (Greens/EFA) tarafından bu önerge ve siyasi tutuklularla ilgili gerçekleştirilen basın açıklamasını Yeşiller/Avrupa Serbest İttifakı Başkanı Ska Keller ve Avrupa Parlamentosu Türkiye Delegasyonu Başkanı Sergey Lagodinsky yaptı.

Ska Keller açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

Cihan Erdal barışçıl bir insan hakları aktivisti ve akademisyendir. Cihan Türkiye’yi daha iyi bir yer haline getirmeye çalışırken iki tweet’e dayanarak hakkında 38 kez ağırlaştırılmış hapis cezası isteyen bir iddianameyle karşı karşıya kalması absürtlükten de öte bir durumdur. Bir an önce serbest bırakılmasını istiyor, bu hukuk garabetine bir son verilmesi çağrısında bulunuyoruz.

Siyasi partilerin gençlik örgütlerini hedef alan saldırılar ve meşru bir şekilde akademik özgürlüğü savunmak için düzenlenen barışçıl öğrenci protestolarına yönelik acımasız baskı konusunda da son derece endişeliyiz. Bu şiddeti şiddetle kınıyor, barışçıl protestocularla dayanışma içinde olduğumuzu ifade etmek istiyoruz.”

‘Siyasi tutuklular serbest bırakılmalı’

Sergey Lagodinsky de yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:

Türk yetkililer taahhütlerini yerine getirmeye ve uluslararası insan hakları standartlarına uygun bir şekilde davranmaya başlamalılar. Türkiye’yi Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin kararlarına da uyarak Demirtaş ve Kavala’yı, aynı zamanda Cihan Erdal da dâhil olmak üzere tüm diğer siyasi tutukluları serbest bırakmaya çağırıyoruz.

Türkiye’deki siyasi kovuşturmalar ve öğrencilere, insan hakları savunucularına, aktivistlere, akademisyenlere, gazetecilere ve muhalif siyasetçilere yönelik tacizler durmalı.”

Cihan Erdal neden tutuklu?

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talimatıyla yedi ilde 82 kişi hakkında gözaltı kararı verilen Kobane Eylemleri‘ne ilişkin operasyon kapsamında Cihan Erdal 25 Eylül Cuma günü gözaltına alındı. 2 Ekim Cuma günü de Erdal, Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP) merkez yönetim kurulu üyelerinin de aralarında olduğu 17 kişiyle birlikte tutuklandı.

Kanada Carleton Üniversitesi‘nde doktora öğrencisi olan Cihan Erdal, tez araştırması için İstanbul’da bulunuyordu.

Kararda neler var?

Avrupa Parlamentosu’nda 590 destek ve 16 karşı oyla kabul edilen kararda HDP Eski Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş için AİHM hükümleri kapsamında serbest bırakılması çağrısı yapıldı.

Bunun yanında HDP Eski Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ‘a yönelik de tüm suçlamaların düşürülmesi, tüm HDP’li tutukluların serbest kalması, bu kişilerin tehditlerden ve baskılardan azade şekilde demokratik haklarını kullanmaya devam edebilmeleri talep edildi.

AP, Anadolu Kültür Yönetim Kurulu Başkanı ve hak savunucusu Osman Kavala‘nın da AİHM kararları çerçevesinde serbest bırakılması çağrısında bulundu.

Türkiye’deki medya özgürlüğüne de değinilen kararda, gazeteciler ve medya çalışanlarına karşı siyasi kovuşturmanın sona erdirilmesi istendi. Bazı sosyal medya hesaplarının kapatılması da kınandı ve ifade özgürlüğüne yönelik ek bir kısıtlamayla sivil toplumu bastırmak için bir vasıta olarak nitelendirildi.