ManşetTürkiye

Ankara’da demokrat, Taksim’de otokrat olunmaz

0

Taksim Meydanında yayalaştırma adı altında başlatılan düzenleme projeleri oluşan toplumsal muhalefete rağmen adım adım devreye sokuluyor.

Tarlabaşı- Elmadağ tünelinin inşası sırasında arkeolojik eserlerin bulunmasına rağmen yapım faaliyetleri devam ediyor. Meydanda Taksim Topçu Kışlasının ihya edilmesi niyetiyle yapılması planlanan proje ise hukuk oyunları ile sürdürülmeye çalışılıyor.

Taksim Kışlasının yeniden inşası projesi geçtiğimiz günlerde ilgili Koruma Kurulunun bağımsız uzman üyeleri tarafından oybirliği ile reddedilmişti. Bunun üzerine meseleyi şahsi meselesi gibi gören Başbakan Recep Tayyip Erdoğan “ reddi reddettiklerini” belirterek Üst Kurulu devreye sokacaklarını söylemiş, gerekirse kurulları tümüyle ortadan kaldırabileceklerini ima etmişti.

Çoğunluğu bürokratlardan oluşan Koruma Yüksek Kurulu beklenen kararını dün açıkladı. Yüksek Kurul yerel Koruma Kurulunun aksine Kışla Projesinin yapımında sakınca görmedi. Bu durumda Taksim Gezi Parkına sahip çıkmaya çalışan İstanbulluların karşı çıkmasına rağmen Taksim Kışlasının inşaatı her an başlayabilir.

Koruma Yüksek Kurulunun kararı üzerine bir açıklama yapan Taksim Platformu Bağımsız Kurul kararına uyulmasında, projenin durdurulmasında ısrarcı olacaklarını belirterek müzakere ve demokratik katılım taleplerini yinelediler.

Taksim Platformunun basın açıklaması şöyle :

TAKSİM’DE OTOKRAT ANKARA’DA DEMOKRAT OLUNMAZ!

Koruma Yüksek Kurulu, Gezi Parkı yok edilerek yapılmak istenen kışla inşaatını onayladı deniyor.

Taksim’de bir düzenleme gerekir ama yöntem bu olamaz diyerek bir yılı aşkın süredir müzakere talep eden tüm sivil toplum yapılanmaları yok sayılarak…

Halktan gelen 70 binin üzerinde imza yok sayılarak…

Aylarca çalışan 2 Numaralı Bölge Koruma Kurulunun kararları ve uzmanların görüşleri, önerileri, talepleri, hepsi yok sayılarak… Sadecebürokratlardan oluşan “üst” kurulla çıkan bir karar! Koruma Yüksek Kurulu kimi, neyi koruyor?

İstanbul’un en önemli kamusal alanı Ankara’dan alınan kararlarla ve kapalı yöntemlerle geliştirilen bir inşaat projesi ile elimizden alınmak isteniyor.

Demokrasisi olan ülkelerde yönetimler böyle önemli projelerde alternatifler geliştirirler, halka danışırlar. İşe inşaatla başlamak yerine, önce yönetim anlayışı geliştirirler.

YİNE BİR 28 ŞUBAT… NE DEĞİŞTİ? SİNCAN’DA YÜRÜYEN TANKLAR YERİNE TAKSİM’DE İŞ MAKİNALARI!

Taksim’deki kışla projesi Başbakan’ın 28 Şubat takıntısıyla, başarısız bir şehircilik uygulaması olarak mı tarihe geçecek?

TAKSİM BU ŞEHRİN MEYDANI ve TAKSİM HEPİMİZİN DİYENLER!

Şehrin en önemli kamusal alanı bu tür dayatmacı yöntemlerle güncellenebilir mi?

28 Şubat’tan kalan bu zihniyetin kalıntıları ve takıntıları içinde yaşayarak demokratikleşme olabilir mi?

TAKSİM YENİ ANAYASA SÜRECİNİN EN BELİRGİN SİMGELERİNDEN BİRİDİR. TAKSİM’DE MÜZAKERE OLMAZSA, ANAYASA’DA NASIL BİR UZLAŞMA OLABİLİR?

Müzakere ve demokratik katılım talebimizde ISRARCIYIZ. ÇÜNKÜ TAKSİM HEPİMİZİN!

(Yeşil Gazete)

Kategori: Manşet

İlginizi çekebilir

Comments

Comments are closed.