Avrupa'da Yeşil DalgaDünyaManşet

Almanya Yeşilleri kadın adayla iktidar yürüyüşünde

Almanya‘da eylül ayında yapılacak seçimlerde, oylarını önemli oranda artıran ve birinci parti konumuna yükselebileceği belirtilen Yeşiller Partisi, şansölye adayını seçti. 26 Eylül’deki seçimde başbakanlık koltuğu için partinin Eş Genel Başkanı Annalena Baerbock yarışacak.

Yeşiller’in diğer Eş Genel Başkanı Robert Habeck, başbakan adaylarını Berlin’de düzenlenen basın toplantısında Baerbock’la birlikte açıkladı. Habeck, burada yaptığı açıklamada, “Yeşillerin seçilmeye yakın ilk başbakan adayı Annalena Baerbock olacak. Baerbock, ne istediğini biliyor ve bu seçim kampanyasında bize liderlik edecek” dedi. 

“İklim koruma bizim zamanımızın, benim jenerasyonumun görevi” diyen Baerbock ise göreve gelecek yeni hükümetin Paris İklim Anlaşması’nın yükümlülüklerini yerine getirmek için iklim korumayı her alanda kriter haline getirecek bir politika izlenmesi gerektiğini savundu.

Merkel’den sonra seçilme şansı yüksek ikinci kadın

Annalena Baerbock’un başbakan adaylığının, 11-13 Haziran’da yapılacak partinin genel kurulunda onaylanması gerekiyor. Baerbock, Almanya’da 1949’dan beri yapılan genel seçimlerde Başbakan Angela Merkel’den sonra seçilme şansı yüksek, ikinci kadın şansölye adayı oldu.

2018 yılından bu yana Habeck’le birlikte partinin eş genel başkanlığı görevini yürüten 40 yaşındaki Baerbock, hukuk öğrenimi gördü. Aşağı Saksonya‘da doğan ve ailesiyle birlikte başkentin hemen dışındaki Potsdam‘da yaşayan politikacı, Alman trambolin şampiyonasında üç kez bronz madalya kazandı. 2013’ten bu yana Yeşiller’den Federal Meclis milletvekili olan Baerbock, 2018’den itibaren Habeck ile partiye liderlik ediyor.

Partinin oy oranları, şu anda Başbakan Angela Merkel‘in CDU/CSU muhafazakar bloğunun hemen arkasında ve mevcut koalisyon ortakları olan merkez-sol Sosyal Demokratlar’ın önünde seyrediyor.

Almanya’da hiç bir parti Seçim ve Partiler Kanunu gereği şansölye adayı belirlemeden federal seçime giremiyor. Alman seçim sistemi ‘zirve aday’ “spitzenkandidat” kavramı üzerine kurulu ve bu zirve adaylar partilerin yetkili kurulları tarafından belirleniyor.

Hıristiyan Demokratlar yüzde 30’un altına düşerse Yeşiller öne çıkabilir

Elde ettikleri yüzde 21-23 oyla, ikinci sırada yer almaları üzerine 41 yıllık tarihinde ilk kez seçilme şansı çok yüksek bir şansölye adayı gösteren Yeşiller, son anketlerde de seçmenin yaklaşık yüzde 25’inin desteğini almış durumda. Şansölye adayı, ayrıca yıl sonuna kadar Alman siyasetindeki en üst sıradaki görevi doldurma şansına sahip olacak.

Euronews‘in aktardığına göre, Merkel’in partisinin yüzde 30’un altına düştüğünü gösteren anketleri yorumlayan analistler, seçimlerden sonra CDU/CSU ile Yeşiller arasındaki koalisyon hükümetinin kurulabileceğini kaydediyor. CDU/ CSU’nun seçimlere kadar oy oranlarını artırmaması durumunda ise Yeşiller’in tarihte ilk kez başbakanlık koltuğu için ön plana çıkacağı; partinin Sosyal Demokratlar ve iş dünyası yanlısı Hür Demokrat Parti de dahil olmak üzere yeni bir üç partili koalisyon hükümetine başkanlık edebileceği de ülkede  konuşulan konular arasında.

Guardian‘a konuşan Berlin Humboldt Üniversitesi‘nden siyaset bilimci Wolfgang Merkel ise, “Modern Yeşiller siyasi iktidar fikrinden memnun ve bunu elde etmek için merkezde yer almaları gerektiğini biliyorlar” dedi.

Merkel şunları söyledi: “Son derece profesyonelce örgütlenmişler ve halihazırda iktidarda olan bir partiden beklenebilecek bir sorumluluk havasıyla hareket ediyorlar. Şimdiye dek sonsuza kadar bir program arayışındaymış gibi görünüyorlardı. Şimdi ise her şeyden önce görev arıyormuş gibi görünen bir parti haline geldiler. “

Genç aktivistlerin katkısı

Fridays for Future (Gelecek için Cumalar) ve Extinction Rebellion (Yokoluş İsyanı) gibi iklim hareketlerinin yükselişi, Yeşillerin ana konusunu siyasi gündemin en üstüne taşımasına yardımcı oldu. Ancak siyasi gözlemciler parti temsilcilerinin dijital haklar, pandemi yönetimi, finansal reform ve güvenlik politikası üzerine yapılan tartışmalarda da öne çıktığına işaret ediyor.

Taz gazetesi muhabiri ve yeni Yeşil kuşak hakkında bir kitap olan Die grüne Macht’in (“Yeşil Güç”) yazarı Ulrich Schulte, “Yeşiller hiç bir zaman yalnızca çevreyi önemseyen bir parti olmadı” ifadelerini kullanıyor: “Kuruluş yıllarında, silahsızlanma, alternatif ekonomi ve kadın hakları konusunda da görüşlerini ifade ettiler. Şimdi ise manifestoları tam kapsamlı bir süpermarket gibi. “

Schulte’ye göre bu genişletilmiş çağrı, seçmenlerinin yaşlarına da yansıyor. Parti Alman Parlamentosu’na ilk girdiğinde, oylarının çoğu 18 ila 24 yaşları arasında olanlardan gelirken, 2004 yılından bu yana ülke çapındaki seçimlerdeki en güçlü desteği 49-59 yaş grubundan aldı; genç seçmenlerle temasını da kaybetmedi. 2019’daki Avrupa seçimlerinde ise 45 yaşın altındaki tüm gruplar arasında en popüler parti haline geldi. Şu anda da 70 yaş üstü bazı 68’lilerin desteğiyle partinin, kuşak yelpazesinin her yerinden destek alabileceği kaydediliyor.