İfade ÖzgürlüğüManşetTürkiye

AİHM RedHack davasında hak ihlali kararı verdi

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), 2016 yılında RedHack adlı hacker grubunun sızdırdığı Berat Albayrak‘a ait e-postaları haberleştiren gazeteciler tarafından açılan hak ihlali davasında kararını bugün açıkladı.

‘Türk mahkemeleri ‘keyfi’ davrandı

DW Türkçe‘den Kayhan Karaca’nın haberine göre, kararda, davacı gazeteciler hakkındaki gözaltı ve tutukluluk kararlarının Türk mahkemeleri tarafından yeterince gerekçelendirilmediği not edildi.

Dönemin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak’a ait, WikiLeaks platformu üzerinde de yayınlanmış e-postaları indirip haberleştirmenin “basın özgürlüğü” kapsamına girdiğine işaret eden AİHM, haber nedeniyle gazetecilerin somut kanıt olmaksızın terör örgütü üyeliğinden suçlanmasının “tarafsız bir gözlemciyi ikna etmek için yeterli olmadığı” vurgusunu yaptı.

Türk hükümeti, savunmasında da, soruşturmayı yürüten makamların Tunca Öğreten’nin “DHKP/C”, Mahir Kanaat’ın ise “FETÖ/PDY” ile irtibatlı oldukları suçlamasını yöneltmişti. Ancak gazetecilerle ilgili geçici tutuklama kararı verildiği sırada kendilerine yöneltilen suçları işlediklerine dair hiçbir olgu veya bilginin bulunmadığına dikkat çeken AİHM, bu kararı veren iç yargı organlarının “keyfi hareket ettiği” kanaatine vardı.

‘Sivil toplumu korkutmak, muhalif görüşleri susturmak amaçlı kararlar’

Kararında AİHM, soruşturmanın gizliliği nedeniyle gazetecilerin avukatlarının soruşturma dosyasına erişimlerinin kısıtlanmış ve böylelikle haklarındaki tutuklamaya karşı etkili itirazda bulunamamış olmalarını da Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi‘ne (AİHS) aykırı buldu. Türk hükümetinin o dönem yürürlükte olan OHAL uygulamasıyla ilgili gerekçesini reddetti.

Gerekçeli kararında iade özgürlüğüne vurgu yapan Yüksek Mahkeme, davacıların “gazetecilik faaliyetleri nedeniyle” terör örgütü üyeliğinden suçlandığını hatırlatarak;  “eleştirel seslerle ilgili geçici tutukluluk kararlarının sadece tutuklanan kişi değil aynı zamanda tüm toplum açısından olumsuz sonuçlar doğurduğu, zira bu tür önlemlerin sivil toplumu korkutarak ve muhalif görüşleri susturarak ifade özgürlüğü üzerinde kaçınılmaz caydırıcı etki yarattığı” görüşünü savundu.

Bu tespitlerden yola çıkan AİHM; AİHS’nin özgürlük ve güvenlik hakkıyla ilgili 5’inci maddesinin 1 ve 4’üncü paragraflarının ve ifade özgürlüğüyle ilgili 10’uncu maddesinin ihlal edildiğine hükmetti ve karar gereği, Tunca Öğreten’e 5 bin 700 euro maddi tazminat, davacıların her birine 14 bin euro manevi tazminat ve 2 bin 250 euro mahkeme masrafı ödeyecek.

Tunca Öğreten ve Mahir Kanaat 25 Aralık 2016 tarihinde gözaltına alınmış, 17 Ocak 2017 tarihinde haklarında tutukluluk kararı verilmişti. İki gazeteci 323 gün tutuklu kaldıktan sonra, yurtdışı çıkış yasağı ve haftada iki gün imza şartıyla 6 Aralık 2017 tarihinde tahliye edilmişti.

Öğreten ve Kanaat’in Anayasa Mahkemesi‘ne yaptıkları bireysel hak ihlali başvuruları sonuçsuz kalmış, gazetecilerin “kişi hürriyeti ve güvenliği” ve “ifade ve basın özgürlüklerinin”  ihlal edilmediği sonucuna varmıştı.