DuyurularManşet

Açık Radyo 25’inci yılında Prince Claus Ödülü’ne layık görüldü

Yayın hayatında 25 yılı geride bırakan Açık Radyo, Prince Claus Kültür ve Kalkınma Fonu tarafından 1997 yılından bu yana “kültürel faaliyetleriyle içinde bulundukları topluma olumlu yönde etkide bulunan” kişi, grup ya da kuruluşlara verilen Prince Claus Ödülü’ne layık görüldü.

Bu, yayına geçtiği 1995 Kasım tarihinden bugüne kadar Açık Radyo’nun ve onun programcılarının uluslararası ve ulusal alanda layık görüldükleri 57. ödül oluyor.

Ödül töreni düzenlendi

Açık Radyo’nun aktardığına göre 2 Aralık Çarşamba akşamı Amsterdam saati ile 18.00’da gerçekleşen çevrimiçi törende Açık Radyo’nun ödül kazanmasındaki gerekçeler şu şekilde sıralandı:

  • Tartışmalı konulara, karşıt görüşlere ve dürüst eleştirel tahlillere yer veren, bilgi açısından zengin, eğlendirici ve esinlendirici programlar düzenlediği,
  • çoğulcu demokrasi, hukuk devleti, evrensel insan hakları ve temel özgürlüklere dayalı ilkeleri el üstünde tuttuğu,
  • alternatif, marjinalleştirilmiş ve azınlık seslerin duyulmasını mümkün kılan bir diyalog ve görüş alışverişi alanı sunarak kendi topluluğunu ve sivil toplumu temsil ettiği, onlara hizmet verdiği ve onları güçlendirdiği;
  • “yalan haber”lerin ve yanıltıcı medyanın yaygınlaştığı bir dönemde gazetecilik dürüstlüğünü ve ahlakını yılmaz bir şekilde savunduğu,
  • günümüzün dijital evreninde bile radyonun, toplumsal ve siyasi değişim için herkesin beğenisini kazanan etkili bir yayın organı olmaya devam ettiğini açıkça gösterdiği,
  • çoklu perspektiflere açık olmanın ve muhalif fikirlere saygı göstermenin, hakiki demokrasinin yegâne gerçek ve hayatî temelini oluşturduğunu vurguladığı; ve
  • karmaşık bir durumda sürdürülebilir ve bağımsız medya için bir model oluşturarak özgür ve açık bir sesin öncülüğünü yapmakta ve sürdürmekte dikkate değer bir sağlamlık göstermesi

Orhan Pamuk Açık Radyo’yu anlattı

Nobel Edebiyat ödüllü yazar Orhan Pamuk da ödül kitapçığı için yazdığı yazıda Açık Radyo’yu şöyle anlatıyor:

…Ödül kararından sonra pek çok tanıdık ile Açık Radyo hakkında konuştuk. Hayranları Açık Radyo’dan bahsederken yalnızca ele alınan çevre, iletişim, demokrasi, günlük hayat konularında takip ettikleri tartışmalarda, röportajlar, programlardan bahsetmediler; aynı zamanda Açık Radyo’yu nasıl, hangi şartlarda, ne yaparken dinlediklerini de gözlerinin içi gülerek anlattılar bana: Açık Radyo’nun dinleyicilerini, sanatçılar, ev kadınları, işe giderken araba kullananlar, aydınlar, öğretmenler, memurlar oluşturuyor.

Açık Radyo’yu dinleyenler kendilerinin, kimliklerinin özel bir şey yaptıklarının farkındalar. Açık Radyo’nun en büyük başarısı özgürlüklerin özellikle siyasi özgürlüklerin çok kısıtlı olduğu günümüz Türkiye’sinde bu küçük demokrasi ve açık düşünce adasını yaratmış olması ve onu incelikle besleyip korumuş olmasıdır. Bu adanın kendine göre bir kimlik ve ruhu vardır ve Açık Radyo’yu dinleyenler bu özgürlükçü çağdaş ruhu gururla benimserler.

Kategori: Duyurular