EnerjiManşet

Yardım kuruluşları uyarıyor: Kömür, enerji yoksunluğuna çözüm değildir

Enerji için kömür tüketimi 2013 yılında tavan yapmıştır, 2015 yılında ise bu konudaki kömür kullanımında %2 ile %5 arasında azalma görülmüştür. Fotoğraf: Sam Panthaky/AFP/Getty Images

The Guardian‘da yayınlanan haberi Yeşil Gazete gönüllü çevirmeni Nilüfer Sezgin Ağaç‘ın çevirisiyle sunuyoruz.

***

Yapılan analiz sonuçlarına göre 1 milyar insanın elektriksiz kalmasına sebep olacak kömür odaklı politikalar yerine temiz enerji tercih edilmelidir.

Enerji için kömür tüketimi 2013 yılında tavan yapmıştır, 2015 yılında ise bu konudaki kömür kullanımında %2 ile %5 arasında azalma görülmüştür. Fotoğraf: Sam Panthaky/AFP/Getty Images

Enerji için kömür tüketimi 2013 yılında tavan yapmıştır, 2015 yılında ise bu konudaki kömür kullanımında %2 ile %5 arasında azalma görülmüştür. Fotoğraf: Sam Panthaky/AFP/Getty Images

Yardım kuruluşları, kömürün elektrik ve temiz ısınma araçlarına sahip olmayan 1 milyar insan için çözüm olmadığı konusunda uyardı.

Cafod, Hristiyan Yardım Kuruluşu (Christian Aid) ve Denizaşırı Kalkınma Enstitüsü (the Overseas Development Instıtute) tarafından yapılan analize göre ağırlıklı olarak kömür odaklı olan mevcut enerji politikalarının devamı ile 2030 yılı itibari ile 1 milyar insan elektriksiz ve 3 milyar insan da temiz ısınma araçlarından yoksun kalma riski ile karşı karşıya olacak.

Analize göre enerji için kömür tüketimi 2013 yılı itibari ile tavan yaptı. 2015 yılında ise kömür kullanımında % 2 ile %5 arasında azalma olduğu rapor edildi. Enerji Ekonomileri ve Finansal Analiz Enstitüsü (Institute for Energy Economics and Financial Analysis-IEFFA) tarafından hazırlanan rapora göre özellikle Çin gibi yüksek kömür kullanımı olan ülkelerdeki kömür tüketimindeki düşüş sonucu ”küresel kömür tavanı” ortaya çıktı. 2015 yılında kömür kullanımında Çin’de %5,7, Amerika Birleşik Devletlerinde %11, Almanya’da ise %16 azalma görüldü.

Başlıca kömür kullanıcılarından sadece Hindistan hızlı ekonomik büyüme gösteriyor ve ülke nüfusunun elektrik kullanımında artış var. Kömür kullanımının yıldan yıla %3 ile %6 oranlarında arttığı görülüyor .

Bilinen kömür rezervlerinin %80’inden fazlasının yer altında kalması gerektiği hakkında uyarılarda bulunan bilim insanları, kömür endüstrisinin sürekliliğini engelleyici karşıt görüş oluşturuyorlar. Yatırımcılar, iklim değişikliği ve çevresel kirliliğe yol açan fosil yakıtlara olan yatırımlarını çekiyor. Bu da fiyatları baskılayabiliyor.

Kömür kullanımı ile oluşacak enerji yoksunluğunun üstesinden güneş ya da rüzgar gücü gibi enerji üreten kapalı devre sistemler ile gelinebilir. Adı geçen ülkelerdeki kömür endüstrisindeki gelişmeler, endüstri ve halihazırda şebekeye bağlı olan görece zengin tüketicilerin evlerine gider. ODI’den Ilmı Granoff’un da belirttiği gibi bunlar hizmet edilmesi gereken önemli sektörlerdir, ancak bu durum kömürün enerji  yoksunluğuna çözüm olmadığı anlamına da gelir.

Hıristiyan Yardım Kuruluşu iklim değişikliği baş danışmanı Alison Doig‘e göre kömürün yoksulluğun ortadan kaldırılmasında rol oynadığı  argümanını destekleyen çok az delil bulunmaktadır.  Doig, kömürle ilgili önemli  gelişmelerin  yaşandığı bölgelerde bile nüfusun önemli kısmının elektrik erişiminden mahrum kaldığını belirtmiştir. Bangladeş’ten Endonezya ve Güney Afrika’ya, temiz enerji sistemleri  uygulamaya geçirmek ve kirli kömür gelişimini engellemek için bariz fırsatların mevcut olduğunu söylemiştir.

Uzmanlar ayrıca kömür gibi fosil yakıt emisyonlarındaki artışın neden olduğu iklim değişikliğinin en çok yoksul halkı vurduğu konusunda uyarıda bulunmaktadırlar.

Haberin İngilizce Orijinali

Yeşil Gazete için çeviren: Nilüfer Sezgin Ağaç

(Yeşil Gazete, The Guardian)

Kategori: Enerji