ManşetSağlık

Türkiye’de ilk maymun çiçeği vakası görüldü: Neler biliyoruz, endişelenmeli miyiz?

0
Kaynak: Birleşik Krallık Sağlık Güvenliği Ajansı

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Twitter hesabından Türkiye’de ilk kez maymun çiçeği (monkeypox) vakası görüldüğünü açıkladı.

Bakan Koca, hastanın 37 yaşında olduğu ve bağışıklık sistemi yetersizliği olduğu bilgilerini paylaştı.

Hastanın tecrit edildğini ve temaslı takibinde bir vakaya rastlanmadığıın söyleyen Koca, hastalığın solunum yoluyla değil, yakın fiziksel temasla bulaştığının da altını çizdi.

Afrika dışında nadiren tespit edilen bir viral hastalık olan maymun çiçeği, geçtiğimiz aylardaAfrika dışında en az 11 ülkede rapor edildi.

120’den fazla doğrulanmış veya şüphelenilen maymun çiçeği vakası karşısında bilim insanları, çiçek hastalığının daha az ölümcül bir akrabası olan bu virüsün neden dünya çapında yayıldığını anlamaya çalışıyor.

Virüsün genellikle görünmediği İspanya, Portekiz, Almanya, Belçika, Fransa, Hollanda, İtalya, İsveç, Kanada gibi yerlerde ortaya çıkması, bilim insanlarını alarma geçiren temel sebep.

Maymun çiçeği virüsü nedir, neler biliniyor?

Çiçek hastalığının (smallpox) bir varyasyonu olan maymun çiçeği (monkeypox) bir DNA virüs.

Araştırmacılar ilk olarak 1958’de laboratuvar maymunlarında tespit etttiği için bu adla anılsa da, kemirgenler gibi vahşi hayvanlardan veya enfekte insanlardan insanlara bulaştığı düşünülüyor.

Afrika’da bir yılda, tipik olarak kıtanın batı ve orta kesimlerinde ortalama birkaç bin vaka görülüyor.

Bu zamana kadar Afrika dışında görülen çok az sayıda vaka, Afrika’ya seyahatle veya enfekte hayvanların ithalatıyla ilişkilendirilebilmişti.

Fakat geçen hafta Afrika dışında tespit edilen vakaların sayısı – ki bu neredeyse kesin olarak artıyor – virüsün insanlarda hastalığa neden olduğu ilk kez keşfedildiği 1970 yılından bu yana, kıta dışında tespit edilen toplam vaka sayısını çoktan aştı. Bu hızlı yayılma, bilim insanlarını yüksek alarma geçirdi.

Yeni bir pandemi olabilir mi?

Nature dergisinden Max Kozlov‘un makalesine göre,  ABD Ordu Tıbbi Araştırma Bulaşıcı Hastalıklar Enstitüsü‘nden virolog Jay Hooper, maymun çiçeğinin COVID-19 pandemisinden sorumlu virüs SARS-CoV-2 gibi olmadığını söylüyor.

Öncelikle maymun çiçeği, insandan insana kolayca bulaşmıyor. Ayrıca çiçek hastalığı virüsüyle ilgili olduğu için yayılmasını engellemek için halihazırda tedaviler ve aşılar elimizde mevcut.

Bu yüzden bilim insanları, yeni bir viral hareketlilik karşısında endişe duysa da, paniğe kapılmıyor.

Varyantları düzenli olarak aşılardan ve önceki enfeksiyondan bağışıklığı atlatan, hızla gelişen bir RNA virüsü olan SARS-CoV-2’nin aksine, maymun çiçeği virüsü nispeten büyük bir DNA virüs.

DNA virüsleri, mutasyonları tespit etme ve onarmada RNA virüslerinden daha iyi, bu da maymun çiçeği virüsünün aniden mutasyona uğrayarak insandan insana geçişte ustalaşmasının olası olmadığını gösteriyor.

Kaynak: ECDC

Nasıl bulaşır?

Aerosol adı verilen havadaki küçük damlacıklar yoluyla yayılan SARS-CoV-2’nin aksine maymun çiçeğinin, öksürükten gelen tükürük gibi vücut sıvılarıyla yakın temastan yayıldığı düşünülmektedir.

Yani maymun çiçeği, SARS-CoV-2’ye göre çok daha yakın temasla bulaşıyor.

Virüs enfekte bir kişi veya hayvanla yakın temas yoluyla veya virüs bulaşmış materyal ile bulaşabilir. Yine bir kişiden diğerine lezyonlar, vücut sıvıları, solunum damlacıkları ve yatak örtüsü gibi kontamine materyallerle yakın temas yoluyla bulaşır.

Portekiz‘deki araştırmacılar 19 Mayıs’ta , ülkede tespit edilen maymun çiçeği virüsünün ilk taslak genomunu oluşturdular, ancak New York‘taki Icahn Tıp Fakültesi‘nden virolog Gustavo Palacios, bunun hala çok erken bir taslak olduğunu vurguluyor ve kesin sonuçlara varılmadan önce daha fazla çalışma gerektiğini ekliyor.

Belirtileri neler, ölümcül mü?

Araştırmacıların ön genetik verilerden söyleyebildiği, Portekiz’de bulunan maymun çiçeği virüsünün türünün, ağırlıklı olarak Batı Afrika’da bulunan bir viral türle ilişkili olduğu. Bu suş, Orta Afrika’da dolaşanla karşılaştırıldığında daha hafif bir hastalığa neden oluyor ve daha düşük bir ölüm oranına (yoksul kırsal nüfuslarda yaklaşık yüzde 1) sahip.

Virüs, grip benzeri semptomlara neden olabiliyor, ayrıca genişlemiş lenf düğümleri oluşturarak  yüzde, ellerde ve ayaklarda belirgin sıvı dolu lezyonları tetikliyor.

Genelde çoğu insan, tedavi olmaksızın birkaç hafta içinde maymun çiçeği hastalığından kurtulur, fakat özellikle risk gruplarında ağır vakalar ortaya çıkabilir. Son zamanlarda vaka ölüm oranı yüzde 3ila 6 civarında oldu.

Maymun çiçeği belirtileri tipik olarak ateş, yoğun baş ağrısı, kas ağrıları, sırt ağrısı, düşük enerji, şişmiş lenf düğümleri ve deri döküntüsü veya lezyonlarıdır. Döküntü genellikle ateşin başlamasından sonraki bir ila üç gün içinde başlar. Lezyonlar düz veya hafif kabarık olabilir, daha sonra kabuklanabilir, kuruyabilir ve düşebilir. Bir kişideki lezyon sayısı birkaç ila birkaç bin arasında değişebilir. Döküntü yüz, avuç içi ve ayak tabanlarında yoğunlaşma eğilimindedir. Ayrıca ağızda, cinsel organlarda ve gözlerde de görülebilir.

Semptomlara neden olmadan yayılabilen SARS-CoV-2’nin aksine, maymun çiçeği, neden olduğu bu cilt lezyonları nedeniyle bir kişiye bulaştığında fark edilmemesi zordur.

Bilim insanları bunun virüsün izlenmesini kolaylaştırdığını söylüyor.

Mutasyon mu geçirdi?

Mevcut salgına neden olan türün, Batı Afrika’dakinden tam olarak ne kadar farklı olduğu ve çeşitli ülkelerde ortaya çıkan vakaların birbiriyle bağlantılı olup olmadığı bilinmiyor.

Avustralya’daki New South Wales Üniversitesi‘nde bulaşıcı hastalıklar epidemiyoloğu Raina MacIntyre, bu soruların yanıtlarının, vakalardaki ani artışın, maymun çiçeği hastalığının geçmişte olduğundan daha kolay bulaşmasına izin veren bir mutasyondan kaynaklanıp kaynaklanmadığını ve salgınların her birinin tek bir kökene kadar uzanıp dayanmadığını belirlemelerine yardımcı olabileceğini söylüyor.

Ne kadar endişe verici?

Yine de, birbirleriyle belirgin bir bağlantısı olmayan insanlarda maymun çiçeği tespit edilmesi, virüsün sessizce yayılıyor olabileceğini düşündürüyor. ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezlerinde çiçek hastalığı ekibine başkanlık eden epidemiyolog Andrea McCollum, durumu  “derinden endişe verici” olarak tanımlıyor.

Diğer bir bilmece de, vaka kümelerinin neredeyse tamamının, çoğu biseksüel veya homoeseküsel (MSM) 20-50 yaş arası erkeklerden oluşuyor olması. Rimoin, maymun çiçeğinin cinsel yolla bulaştığı kesinleşmese de cinsel aktivitenin kesinlikle yakın temas oluşturduğunu söylüyor.

MacIntyre, bu beklenmedik bulaşma modelinin en olası açıklamasının, virüsün tesadüfen bir MSM topluluğuna girmesi ve orada dolaşıma devam etmesi olduğunu söylüyor.

Bilim insanları, haftalarca sürebilen ve sıkı temas takibi gerektiren bir epidemiyolojik araştırma tamamlandığında, salgınların kökeni ve enfeksiyon için risk faktörleri hakkında daha iyi bir fikre sahip olacak.

1970’lerde kaybolan çiçek hastlığı ile yakından ilişkili bu virüs, o zamandan bu yana izlenyor. Çiçek hastalığı, dünya çapındaki aşılama sayesinde artık bir tehdit olmaktan çıktığında, halk sağlığı yetkilileri çiçek aşısını önermeyi bıraktı.

Bu yüzden çiçek hastalığının ortadan kaldırılmasından bu yana geçen her yıl, bu virüslere karşı bağışıklığı zayıflamış veya hiç bağışıklığı olmayan nüfus artıyor.

Kaynak: CDC

İlk salgın değil

O zamandan beri birkaç maymun çiçeği salgını yaşandı.

Örneğin, Demokratik Kongo Cumhuriyeti on yıllardır virüsle boğuşuyor ve Nijerya, ülkenin ilk vakasını bildirdiği 2017’den bu yana 500’den fazla şüpheli ve 200’den fazla onaylanmış vakayla büyük bir salgın yaşıyor.

Amerika Birleşik Devletleri’nde de 2003 yılında Gana’dan yapılan bir kemirgen sevkiyatının, virüsü Illinois‘deki evcil çayır köpeklerine yaydığı ve 70’den fazla kişinin enfekte olduğu bir salgın bildirilmişti.

Aşılama nasıl uygulanabilir?

Halk sağlığı sektörü maymun hastalığına karşı güçsüz değil.

Bir önlem olarak Amerika Birleşik Devletleri gibi ülkeler, virüse karşı oldukça etkili olduğu düşünülen bir antiviral tedavinin yanı sıra çiçek hastalığı aşıları tedarik ediyor.

Bununla birlikte, McCollum, terapilerin muhtemelen maymun çiçeği ile mücadele etmek için büyük ölçekte uygulanmayacağını söylüyor:

“Sağlık çalışanları muhtemelen bunun yerine virüsün yayılmasını kontrol altına almak için “halka aşılama” adı verilen bir yöntem kullanacaklardır: Bu, önlem için maymun çiçeği bulaşmış kişilerin yakın temaslılarını aşılamak anlamına geliyor.”

Şimdiye kadar gördüğü verilere dayanarak McCollum, mevcut salgınların muhtemelen halka aşılamanın ötesinde sınırlama stratejileri gerektirmeyeceğini düşünüyor.

“Maymun çiçeğinin her gün görüldüğü bölgelerde bile, yine de nispeten nadir bir enfeksiyon.”

Kategori: Manşet

İlginizi çekebilir

Comments

Comments are closed.